Adamlar sizden 5000 TL alıp, kapıyı kapatacaklar muhtemelen. Gelen davetiyenin gerçek olup olmadığını bilemeden €950 da ödemiş olacaksınız. Kalan 5000 TL zaten umurlarında değildir. Çünkü önden 20.000 TL bırakmış oluyorsunuz. Vize başvurusu yaptığınızda, konsolosluk size sahte evrak işlemi de yapabilir. Bu durum daha da kötü sonuç verir. Adamlara ulaşamazsanız, 20.000 TL uçmuş olur. Bazen de ulaşıp aylarca paranızın peşinden koşmak zorunda kalabilirsiniz.

Yani, davetiyenin gerçekliği uçakta değil, konsoloslukta belli olur. Ancak, davetiye sahte ise, size karşı sahte evrak tutumu alındığında Avrupa kapılarına bir süre veda etmek zorunda kalabilirsiniz.

Konunun gerçekliği ile ilişkili net bilgiyi şahıslardan değil, konsolosluğun kendisinden alabilirsiniz. Konsolosluk böyle bir vize merkezi var ise, tanıyor olabilir, böyle bir işlem var ise, yapılabilitesini söyleyebilir. Konsolosluk onay verdikten sonra bile güvende değilsiniz. Noter huzurunda sözleşme bile yapsanız, bu alanda tilki çoktur.

Malesef vize ajansları bu şekilde çalışıyorlar. Çok ciddi bir kısmı insanları gerçekten mağdur ediyor, bir kısmı da gerçekten hizmetini sağlayıp çekilmek istiyor. Avukat olarak bu işi sunanlarda, işi yapıp çekilmeyip, daha çok sorularınıza cevap veriyor ancak daha fazla ücret talep ediyorlar. Bu sektörde, avukat olduğunu beyan edip, avukat olmayan da onlarca insan var.

Ben, şahsen, bu gibi risklere hiç girmezdim.