Yemin ediyorum gülmekten karnıma ağrılar girdi

. Elma verip armut istiyom diyen birini savunmak nasıl bir mantıktır?
Karşı tarafı savunan arkadaşlar olayı en basit haliyle anlatıyorum.
Sözleşme sözlü yada yazılı farketmez.
1 - Borç verilirken verilen borcun cinsi.
2 - Ödeme süresi.
3 - Verilen süre içerisinde ödenmezse tanzim edilecek zarar.
Bir şahsa 10 bin TL borç verirseniz ve herhangi bir zaman skalası koymadıysanız 10 yılda geçse 10 bin TL alırsınız. ( süre belirtmemek sizin ihmarkarlığınız ).
Bir şahsa 10 bin $ borç veriseniz ve herhangi bir zaman skalası koymadıysanız 10 yılda geçse 10 bin $ alırsınız.
Bir şahsa 10 bin borç veriseniz ve herhangi bir zaman skalası koymadıysanız 10 yılda geçse 10 bin alırsınız.
.
.
.
Verilen borç verildiği cinsten alınır. Tekrar belirtiyorum herhangi bir süre yada geri ödemede bir fark belirtmediyseniz ( burası tefeciliğe girer mi bilmiyorum kanunları iyice okumak lazım ) verdiğiniz tutarı geri alırsınız.
Ben sana 10 bin verdim şuan o para 70 bin değerinde diye bir argüman KULLANAMAZSIN. Bu ayak üstü tefeciliğe dolandırıcılığa girer.
İslam hukukuna görede mevzu aynıdır. Süre belirtmediysen verdiğini alırsın. Bırak islam hukukunu, normal hukukunu ne verirsen onu alırsın.
VERDİĞİM PARA DEĞERLENSİN DİYORSAN DÖVİZ & ALTIN TÜRÜNDEN VERİRSİN. O ZAMANDA ZARARI HESAP EDEREK VERİRSİN.
Valla güzel memleket senin araba şu kadar değerlendi benim para bu kadar değerlendi bana bu değeri vericen.

Daha fazla yazmıcam konudan ayrılıyorum ben yoksa banlanırım