Konu ülkeyi yöneten parti ya da iktidar ya da kişi değil. Konu halkın kendini yönettirmeyi sevmesi. Avrupa'da insanlar kendilerine yönetici değil, hizmet edecek kişileri devlet görevlisi olarak seçiyorlar. Bizim halkımız ise yönetecek kişiyi seçiyor. Şu an kimi getirirseniz getirin, halk yöneticiye sesini çıkarmadığı için ekonomi asla düzelmez. Eğer ki halk tepkisini koyarsa, yöneticiye inme korkusu verirse, işte o zaman halk için hizmet başlar. Ekonomik olarak düzelmek basit değil ama Anadolu coğrafyasında yaşıyoruz. Paramız son 5 yıldır her yıl en çok değer kaybeden para birimi olsa bile, halkın akıllanması ve düzgün bir iktidarın gelmesi halinde, dünyadaki neredeyse en çok genç yoğunluklu nüfusumuzu, devlet fabrikaları açarak kullanırsak ve çiftçiye destek verirsek, en fazla 3-5 yıla kalkınır bu ülke. Ama olur mu? Bırakın gelsin elin İtalyanı, Fransızı fabrika açsın. Devlet bi tane de ben fabrika açayım da gençlerimi devlet fabrikasına istihdam edeyim, ülkeleri için bir şeyler üretsinler, bir işe yarasınlar demiyor. Bir sürü işsizim diye bağıran gence kursana sen 3-5 tane devlet fabrikası. Sürdürme o fabrikalara yabancının elini. Al bütün kâr payını, bak nasıl kalkınıyorsun...