Abdullah07 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dini şeyler çok hassastır.Ben de 4/4lük bir müslüman değilim zaten ama bir şeyi okurken mantık yürütüyorum genelde. Mesela çoğu kişi kabir azabı vardır der değil mi ? Şimdi mesela bir insan düşünelim ve kötü biri .Öldü ve cenazesi yakılıp külleri denize atıldı.Dolayısıyla mezarı yok.Bu adam şimdi nasıl kabir azabı çekecek ? Mesela biri vardı zamanında bana çok dini bilmişlik taslardı forum dışı.Bir gün yasin süresi vs bir konu anlattı.Dedim abi çok mu bilgilisin evet dedi.Peki sana bir soru yasin süresi kime okunur dedim.Direk ölülere dedi.Peki yasin süresinde ölüler için ne yazıyor dedim.15 dk düşündü cevap veremedi.Abi boşa düşünme ölüler için bir şey yazmıyor dedim.Bizim insanımızın çoğu dini sağdan soldan duyarak vs öğrenmeye çalışıyor .Dualar okur ama sorsan anlamını bilmez çoğu.Demem o ki dini şeyler çok derin şeylerdir.Bence islam kusursuz müslümanlar kusurludur.Üste kişiye de dedim dinden daha önemlisi önce insan olmak vicdan sahibi olmak vs .Her koyun kendi bacağından asılır.Herkesin inancı kendine hatta inansızlığı da .Saygılar.
Dediğiniz gibi tüm inançlar hassastır, mezar örneğinizi de sevdim gayet yerindeydi. Bahsettiğiniz kişi sanıyorum daha soruyu duymadan bildiğini iddia ettiği için yanılmış, mesela benim ondan farkım önce soruyu duymak olurdu, ondan sonra bilip bilmediğime karar verirdim ki doğrusu sanırım bu, soruyu duymadan cevabı bileceğini iddia etmemek. Kusurluluk kusursuzluk konusunda bir kavram karmaşası olmuş, elbette bir Müslümanın dinini kusursuz görmesini hatta kendini kusursuz bir Müslüman olarak görmesini anlarım ama bu kişiden kişiye değişir takdir edersiniz ki başkalarına göre kusur sayılacak şeyler olabilir. Bende sizinle benzer bir olay yaşamıştım, bu forumdan adı Fatih olan birine Fatiha'nın anlamını sorduğumda bilememişti üstelik kendini bilmiş gören bir arkadaştı. Dinden önce insan olmak konusuna katılıyorum, insan olmak biraz ahlak ve vicdan işidir çünkü, bunun din ile doğrudan bir bağı yoktur. Bir dine bağlı kişi vicdansız olabileceği gibi herhangi bir dine inanmayan birisi de gayet tabi vicdanlı biri olabilir. Bu arada mantık yürütüyorum cümlenize katılmıyorum hatta zararlı bile görüyorum. Din konusunda mantık ile bir yere varılamaz, mutlak bir itaat gerekir, mantık kurarak bir ayeti reddedip farklı bir yola sapmanıza sebebiyet bile verebilirsiniz. Mesela Kuran önce yeryüzü yaratıldı sonra gök yaratıldı der, yok bunu benim mantığım kabul etmiyor derseniz ayeti reddetmiş oluyorsunuz. Gökyüzü düşmesin diye görünmez direkler ile tutuyoruz diye ayet var, hayır ne alaka mantık vs. derseniz ayeti reddetmiş olursunuz o yüzden mantık yürütmek tehlikeli olabilir. Size de saygılar.

Bu arada Tevbe 5. Ayet için yalnızca " savaş " sırasında diyen arkadaşı rahatsız etmemek için etiketlemedim ama konuyu takip ediyorsa görecektir, ayette savaş kelimesine dair en ufak bir gösterge yoktur, 4 aylık süre sonrasında da herhangi bir savaş başlamamıştır, sadece sert bir dille İslamiyete çağrı vardır. Kabul, savaş konusunda çok fazla ayet vardır fakat kastettiğim konu için savaş şartı yoktur. Ayrıca o zamanlar yapılan savaşların en kanlıları Müslümanlar arasındadır. Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarında Müslüman şehit sayısı 3 savaşın toplamında 93tür fakat Hz.Ali ile Hz.Aişe'nin savaşması sonucu yaklaşık 18 bin Müslüman ölmüştür. Buradan savaşın sadece müşriklerle ve İslamiyete davet için olmadığını anlıyoruz. Neyse, dediğin gibi hassas konular ve fazla derine inmeyelim dediğiniz gibi. Hayırlı geceler, esenlikler herkese.