Ütopya, Türkiye'nin en büyük iç ticaret kalemlerinden biri inşaat ve en az 50 yıl da böyle devam eder; evlerin herkese ait olması hem gayrimenkul sektörünün darbe almasına, hem yatırım olanaklarından birinin sonlanmasına, hem de evin mülkiyeti olmadığı için her düzeltme-onarım işleminde komiteye-devlete talepte bulunmayı gerektirir ki çok köhne bir yapı olur.
Ev probleminin iki çözümü var; birisi daha fazla ev daha fazla gelir daha az enflasyon ve gider oluşturmak birisi de insanların her durumdan istifade edip insanlara fahiş fiyat vermesini engellemek.
İzmir'de en sorunlu semtte bile 1.5 altına küçücük evler kiralanmıyorsa, Ankara'da 1.5'a güzel yerlerden geniş evler kiralanabiliyorsa burada hem arz-talep dengesi hem de fırsatçılık konusunda problem olduğu anlaşılır.
İzmir'deki deprem sonrası ev kalmadı, zaten öncesinde de çok iyi ve çok fazla arz yoktu ama çoğu işaretlenince insanlar kalacak yer aramaya başladılar yani talep oluştu ama arz yetmediği için herkes elindekinin değerini yükseltti ve şu an 4-5 bin TL altına modern sayılacak bir ev yok orada.
Ankara içinde ise bolca ev, ve insanlara yetecek ev olduğundan(burada da ev bulmak sorun ama İzmir gibi değil ve fırsatçılık yok) fiyatlar makul kalabiliyor yani 1000-1500TL'e modern sayılabilecek evler kiralanabiliyor.
İnsanların zihniyetini değiştirmek gerek, daha bir çok şey yapmak gerek ama nesil mühendisliği 5-10 yıla değil 50-100 yıla olan şeyler; ütopya olmayan ve tek gerçek olan bu çözüm hepimizi refaha kavuşturur insanlarımız da iyiliği, yardımlaşmayı ve sorgulamayı öğrenmiş olur.
Kapitalizmde bu işin bir dengeye oturmasını beklemek akıldışı ve ütopya hocam. Kapitalizmde doğası gereği herkes tuttuğunu öper! Bu da hayattaki tek amacı ev kirası ödemek olan milyonlarca insan yaratıyor! Aptalca değil mi! Dünya üzerinden milyarlarca insan yaşamak için zorunlu ihtiyaçlardan bile mahrum yaşıyor! Bir avuç zengin dışında aslında kimse "yaşamıyor", sadece hayatta kalıyor.
İstanbulda 1 milyon konut fazlası var, buna rağmen kiralar uçmuş durumda. Bunun arz/talep dengesi ile alakası yok, kapitalizmin aptallığının bir sonucu. Herkesin insanca yaşayabileceği bir ev hakkının olması gayet insani, mantıklı ve makul bir talep. Konut ve barınma hakkının ticaret konusu edilmesi, milyonlarca insanın konut hakkının parası olan bir avuç zenginin insafına terk edilmesi gayriinsani bir tercih.
İşin ekonomik kısmı kapitalizm için tam da dediğin gibi, "betonu yığalım, mülksüzleştirdiğimiz milyonlarca insanı müşteri haline getirip onlara betonu yedirelim!" Kapitalizmin mantığı bu! Bir adım ötesi insanların k*çına sayaç takıp k*ka yapmayı da paralı hale getirmek... Kapitalizmin mantığına göre insanları hasta etmek lazım ki özel hastaneler müşteri bulup para kazansın!
Çözüm olarak daha fazla ev demişsin, şuanda zaten ülkede konut fazlası var. Ayrıca ihtiyaçtan fazla konut yapmak aptallık değil mi? Kaynak israfı değil mi? Kapitalimin aptallığı dediğim şey tam da bu işte.
Kapitalizmin süzme aptallık ve insanlık dışı olduğunu gösteren bir konu açmış arkadaş:
https://www.r10.net/off-topic/312772...masi-icin.html