Kapitalizmin aptallığının bir sonucu bu ev sahibi/kiracı meselesi. Konutlarda özel mülkiyet ortadan kaldırılmalı, herkese insana yaşamaya elverişli konutlar tahsis edilmeli. Bir maaş tutarı kadar ev kirası mı olur! Dört beton duvar diken hayatını oradan kazanmak istiyor, saçmalık bu! Bütün evler herkesin olmalı ve kimse maaşının yarısını sadece başında bir çatı olsun diye bir başkasına vermemeli!
Sosyalizmde herkes insanca yaşam koşullarını karşılayan bir evde oturma hakkına sahip! Bu ülkenin vatandaşları olarak "konut ve barınma hakkı"mızı istiyoruz.
Ütopya, Türkiye'nin en büyük iç ticaret kalemlerinden biri inşaat ve en az 50 yıl da böyle devam eder; evlerin herkese ait olması hem gayrimenkul sektörünün darbe almasına, hem yatırım olanaklarından birinin sonlanmasına, hem de evin mülkiyeti olmadığı için her düzeltme-onarım işleminde komiteye-devlete talepte bulunmayı gerektirir ki çok köhne bir yapı olur.
Ev probleminin iki çözümü var; birisi daha fazla ev daha fazla gelir daha az enflasyon ve gider oluşturmak birisi de insanların her durumdan istifade edip insanlara fahiş fiyat vermesini engellemek.
İzmir'de en sorunlu semtte bile 1.5 altına küçücük evler kiralanmıyorsa, Ankara'da 1.5'a güzel yerlerden geniş evler kiralanabiliyorsa burada hem arz-talep dengesi hem de fırsatçılık konusunda problem olduğu anlaşılır.
İzmir'deki deprem sonrası ev kalmadı, zaten öncesinde de çok iyi ve çok fazla arz yoktu ama çoğu işaretlenince insanlar kalacak yer aramaya başladılar yani talep oluştu ama arz yetmediği için herkes elindekinin değerini yükseltti ve şu an 4-5 bin TL altına modern sayılacak bir ev yok orada.
Ankara içinde ise bolca ev, ve insanlara yetecek ev olduğundan(burada da ev bulmak sorun ama İzmir gibi değil ve fırsatçılık yok) fiyatlar makul kalabiliyor yani 1000-1500TL'e modern sayılabilecek evler kiralanabiliyor.
İnsanların zihniyetini değiştirmek gerek, daha bir çok şey yapmak gerek ama nesil mühendisliği 5-10 yıla değil 50-100 yıla olan şeyler; ütopya olmayan ve tek gerçek olan bu çözüm hepimizi refaha kavuşturur insanlarımız da iyiliği, yardımlaşmayı ve sorgulamayı öğrenmiş olur.