Beni kimse anlamıyor . Ben akli melekeleri zayıf birisi değilim ; öyle olsaydım şu an bunları yazarken ; bir yandan sunucu için AAMP servislerini biri birine bağlayan motor yazıyor olmazdım . Keza şu an yazdığım motorun INI yapılandırması için ayrı bir ek yazıyorum ve Alt alan adları ve alan adlarına oluşturulan ; SSL sertifikaları otomatik olarak Sertifika sihirbazına taşıyan ve içeri dahil eden kısmını da yazacağım birazdan .
Bu benim akli melekelerimin yerinde olduğunu gösterir diye düşünüyorum . O yüzden belirtme ihtiyacını hissettim bilginize .
Beni anlamak istiyorsanız okumaya devam edin ; yoksa hiç yorulmayın zaten . Beni kimin nasıl gördüğü ? Zerre umurumda değil ; olsaydı böyle yapmazdım .
Ben geri zekalı değilim . Neden bariz insanların ; bana tavır alacağı bir hususta sesimi çıkarayım ? Neden insanların bana güdüleneceği ve bana karşı kötü bir tavır takınacaklarını bildiğim halde sesimi çıkarayım ?
Çünkü ben idealist birisiyim . Taraf olmak , Tarafgirlik TRİBALİZM'İN bel kemiğidir . Her iki tarafın ve her iki tarafın güdümünde taraf olan tarafların ; TRIBALIZM ' den büyük bir tatminle beslendiğini görüyorum .
Sen beni anlayacak donanıma sahip tek insansın burada diye düşündüm . Bu yüzden seninle direk bir muhataplık kurmak istedim . Bundan sonra söyleyeceğim ; her şey benim en samimi düşüncelerimdir .
UKRAYNA ve RUSYA ele alındığı zaman ; sosyokültürel ve sosyodemografik olarak SLAV unsuruna ; kesinlikle dikkat etmemiz gerekir .
SLAV / RUS unsuruna dikkat edilmediği için SOSYAL ENTROPİ gittikçe yükseldi . Bu süreçte her iki tarafta bunu ; TRİBALLİK ile şişirdikçe şişirdi .
Sosyokültürel ve sosyodemografik göstergelerde ibre ; amiyane tabirle deliye döndü . Bunda en büyük payın ; UKRAYNA tarafında olduğunu gözlemledim olgularla birlikte .
Sonunda TRİBALLİK ve yüksek ENTROPİ ; silsileler halinde kitlelerce maruz kalınarak artmaya devam edince ; Kritik bir noktaya ulaştı .
Bu noktada artık ; En yüksek ENTROPİ diyebileceğimiz savaş başladı . Ama burayı kalın harflerle altını çizerek söylemek durumundayım .
EN YÜKSEK ENTROPİ OLAN SAVAŞ DURUMUNA GELESİYE KADAR ; SOSYOKÜLTÜREL VE SOSYODEMOGRAFİK GÖSTERGELER ; sürecin buraya doğru gittiğini gösteriyordu .
İbrenin deliye döndüğü zamandan bu yana ; dört - beş yıl gibi uzun bir zaman geçtiğinin altını çizmeliyim .
Bu uzun süreçte taraflar ve taraf devletlerin her bir vatandaşı ; ENTROPİYİ düşürmek yerine biri birine karşı daha da TRİBAL hale geldi ve UKRAYNA göstergeleri daha da yükseltecek yeni olaylar ekledi .
En son TRİBALİZMİ artık tam manasıyla uygulatacak olan NATO ve ABD unsurlarının da ; denkleme dahil olmasıyla ENTROPİ ; artık kontrol altına alınamayacak bir noktaya geldi .
Bu MUAZZAM BOYUTTA ENTROPİNİN ŞİDDETİNDEKİ YÜKSEKLİK ; UKRAYNA ve RUSYA savaşı olarak patlak verdi .
Şu an çok değişik şekillerde eylem ; yani KOMPULSİYON olarak , ENTROPİ boşalmasının yaşandığını görüyorum .
Savaş durumunda bile ENTROPİ boşalmasının vereceği tahribatları minimize etmek için ; Tarafların kati surette birbirlerini , ENTROPİ DE düşürmeyle dengelemesi gerekir .
RUSYA tarafından buna yönelik olgular gözlemlenirken ; UKRAYNA tarafından hala ısrarla , ENTROPI'NIN eskiye nazaran çok daha fazla arttırılmaya çalışıldığını görüyorum .
UKRAYNA dan bu göstergelere şahit olurken ; NATO ve ABD unsurlarının da boş durmayarak , olayı : Nükleer kullanımının da masaya yatırılmış olduğu bir boyuta getirdiklerini gözlemliyorum .
KÜRESEL ölçekte tüm göstergeler ; ENTROPI'NIN artık kontrol altına alınamaz bir boyuta ulaştığını ; daha da arttırılması halinde ; bütün dünyayı içerisine alacak şekilde boşalacağını gösteriyor .
Yine de UKRAYNA ve dahil olan NATO / ABD unsurları ısrarla ; ENTROPI'YI katlayaraktan arttırmaya devam ediyor .
Bunu arttırır iken TRIBALIZMİ , GÜDÜLENMEYİ , ZOOLOJİK SEVİYEDE TEPKİYİ , KİTLE KİTLE SİLSİLELER HALİNDE örgütleyerek toplu biçimde ; KARŞI TARAFA boşaltmak istiyor .
Yani savaşın şiddetini arttırarak ölçeğini genişletmeye çalışıyor . Bunun içinde ellerindeki her imkanı sonuna değin kullanmaya çalışıyorlar .
Bu iş sonunda TOPYEKÜN SEFERBERLİĞE kadar gidecek ; bir ENTROPİ patlamasına neden olacaktır .
İşte ben bunları gördüğüm için ; idealistliğimden hareketle ifade etmeye çalıştım .
Eğer ben UKRAYNA yönetiminde olsam ; AVRUPA SINIR TARAFINI KANTON bölge ilan ederdim ve hemencecik sivilleri oraya yığardım .
Eldeki tüm askeri unsurlarla birlikte sert bir mücadeleye girişirdim . Bu süreçte onlara karşı ; SAVAŞ kurallarınca direnerek zaman kazanırdım .
Sonra da Diplomatik görüşmelere başlardım , DİPLOMASİ masasına oturttuğum RUSYA'YI müttefiklerle birlikte yıldırmaya çalışırdım .
Görüşmelerin süresini uzatarak zaman kazanırdım ve bu süreçte dünyayı ikna yoluna giderdim . Bir orta yolda buluşmaya veya istediğim seçenekleri kabul ettirmeye zorlardım .
Bu süreçte saldırmazlık hususunda görüşmelerden kaynaklı zaman kazanarak ; Askeri varlığımı diğer devletlerden gelen yardımlarca güçlendirmeye çalışırdım .
Bu devletleri de ikna yoluna giderek yapılan yardımların ücretsiz hale gelmesini veya çok düşük ücretler ve tavizlerle olmasını sağlardım .
Bu sayede varlığımı koruyabilir , İmajımı çok daha yüceltebilir , Kriz sonrası ekonomimi eskisinden daha güçlü hale getirirdim .
İdealistliğimin gereği olarak bunu yapardım . Sivilleri tehlikeye atmazdım , Meskun mahalde dahil olmak üzere sert bir şekilde askeri unsurlarca çarpışırdık .
Bu süreçte masaya oturtarak ENTROPİYİ düşürdükçe düşürür , askeri varlığımı güçlendirir , dünya devletlerini ikna yoluyla yumuşak bir güçle isteklerimi ve kabul edebileceklerimi kabul ettirmeye çalışırdım .
Güdülerimle dürtülerimle hareket etmezdim , TRİBALLİĞE oynamazdım , ZOOLOJİK düzeyde imaj çizmezdim . İDEALİST olarak doğruyu yapmaya çalışırdım .
Yani savaşırken de masumları sivilleri düşünürüm , onları kanton bölgeye alırım ve canımla dişimle meskun mahalde askeri unsurlar askeri unsurlara karşı savaşırım .
Asla ve asla milletimin imajını küçük düşürecek bir TRİBALLİĞE ZOOLOJİK duruma düşmem milletimi de düşürmem .
Umarım beni anlarsınız . Sizde o potansiyeli gördüğüm için yazdım . Çünkü diğerleri anlamanın bir km yanına bile yaklaşacak kapasitede değiller .
Umarım siz anlarsınız da .
NE RUSYA NE UKRAYNA ; İNSANLAR VE MİLLETİM .
Hocam analitik düşünebilen bir adam olmadığını iddia etmedim.
İddia ettiğim şey şu, sen Rusya Ukrayna'ya saldırana kadar hiç bir şekilde bu konu ile ilgilenmemiş ve şimdi sosyal medyadan gördüğün bölük pörçük bilgiler ile fikir üretmeye çalışıyorsun.
Sen sorunun Çarlık döneminden Sovyet döneminden gelen arka planını bilmiyorsun.
Elindeki bilgiler ile ürettiğin fikirlerin hepsinin temeli zayıf.
Yani oturduğun yerden şunu yapsınlar bunu yapsınlar demek maaleef biraz haddini aşmak sayılabilir.
Rusları masada oyalayıp dünyadan destek aramak fikrine nereden kapıldın?
Dünya zaten Ukrayna'nın arkasında Ukrayna'nın dünyanın desteğini kazanmaya ihtiyacı mı var?
Tüm dünyayı karşısına alan bir Rusya var, Çin Küba Hindistan hariç Rusya'ya destek veren ülke mi var?
Ve sen kendi adına Ukraynalıların nasıl savaşması ve diplomasi yürütmesi gerektiğini söylüyorsun.
Üstelik hayatında hiç diplomasi tecrüben yokken ve çatışmanın tarihi hakkında yeterli bilgin yokken.
Rusyadan diplomasi yolu ile bir şey kazanabileceğini düşündüğüne göre fazla iyimsersin hocam.
Ruslar savaşı kaybetmiyorlarsa diplomasi masasını sadece teslim almak ya da diplomasi ile oyalarken daha fazla toprak kazanmak için kullanırlar.
10 milyon sivili barış döneminde İzmir'den Kars'a taşımak kaç gün sürer hiç düşündün mü?
500 binlik kente 10 milyon sivil doldurduğunda insanların bırak uyuyabilecekleri bir yeri tuvalet bile bulamayacağını anlamıyorsun.
Senin ülken kendi ordundan büyük bir kuvvet tarafından işgal altındaysa sivillerden önce vatanını düşünürsün. Bu kadar büyük bir kuvvet tarafından işgal edilince ülkeyi korumak için 14 yaşındaki çocukları bile silahlandırırıp savaşa gönderirsin. Biz de Çanakkale'de böyle yaptık. Bugün Ukrayna'da herkes silahlanıp direnişe hazırlanıyor Suriyeliler gibi kaçmıyorlar.
Savaş döneminde sivilleri yollara dökmek bu sivilleri sığınaklarda metrolarda saklamaktan daha tehlikelidir.
Savaş döneminde hırsızlığı, cinayeti, tecavüzü önleyecek gücün organizasyonun olmaz.
Ateşkes sağlanmadan hiç kimse savaş alanından tahliye yapamaz.
Rusların istediği koşulları kabul etmeden de ateşkes falan yapamazsın.
Daha önce de söyledim Ukrayna'da bir çok arkadaşım var.
Sevgilimin ailesi Poltava'da yaşıyor.
Savaşın kokusunu alınca anne babasının ve yeğenleri ile birlikte kardeşinin Türkiye'ye gelmesini teklif ettim.
Davet ettik, hepsi reddettiler.
Annesinin söylediği benim vatanım burada, evim burada, ailemin mezarları burada.
Evimi toprağımı bırakıp gidebileceğim bir yer yok oldu.
Biz çocuklar küçük çocukları gönderin çocuklar burada kalsınlar dedik, babaları kabul etmedi.
Bak ben kendim şahsen tanıdıklarımı tahliye etmek istedim kabul etmediler sen diyorsun ki devlet başkanı insanlarına kaçmalarını söylesin.