Yıl 2009 mühendisliği bırakmış iş arıyordum.(bizi teğet geçen krizde-sözde)

Kariyer üzerinden bir çok işe başvurdum, bunlardan biri de Abdiibrahim ilaç mümessliği, çünkü arkadaşım mümessildi ve iyi kazanıyordu.

Çağırdılar. İlk görüşmeyi geçtim. İkinci görüşmeye Samsun’a çağıdılar. Gittim gmrüşemeye.. bir sürü kişi vardı. Tüm gün sürecekti, önce biraz eğitim verdiler. Sonra mülakat başladı. Mülakat eleme üsulu. Bir kademeyi geçen sonrakine giriyor.. neyse bir kaçını geçtim, en can alıcı kısma geldi. Pazarlama…

tek olarak iki kişinin karşınıa çıktım. Müşakatta soru şu, “sana rastgele bir obje veriyor ve bunu satmak için bizi ikna et deniyor” hayal gücüne kalmış, objeyi istediğin ürün olarak düşünebilirsin.

mülakat sonucu iki kişi yi de ikna etmeyi başardım. Ürünü almak istediler (duvar kağıdını satmaya çalıştım)

tabi son sınav sürüştü. O da geçti ama o sıra da bekar ve İstanbul’da yaşıyor olmam neticesinde olmadı o iş.

Baktım yapabiliyorum, pazarlamayı başka bir alanda kullandım. Bu sefer ürün kendimdi. Girdiğim her görüşemede kendimi pazarladım (sokak ağzında öyle denir, yanlış anlamayın) her görüşmeyi geçtim. Hatta bazı işleri kendim kabul etmiyordum.

okuldan sonra 1 kez iş görüşmesine takım elbise ile gittim. Sonrası hep sivil.

velhasıl, yaptığım işi en iyisiyle yapmaya çalıştım, yapamadığımı da “yapamam, bilmiyorum” değil. “O işi yapmak kolay ancak…” böyle sürdürdüm ki arada kazandığım zamanda o işi öğrendim. 😉

Şu anda mesela mail satıyorum. İnan siparişe yetişemiyorum, ki yakın zamanda açacığım özel konuda daha detaylı öğrenebilirsiniz. Yani yine işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

Bak mesela bu yorum da bir pazarlamadır.

iyi forumlar.