Gerçekten bu ülke için neleri göze almış devlet görevlilerine çirkin saldırı ve cümleleri kınıyorum. Tekrardab Allah Rahmet eylesin, çok güzel iş çıkardıklarını söyleyelim Allah razı olsun paşalarımızdan.
Uzun tartışmalar, uzayıp giden teknik konular… Taraflar direniyordu. Bu arada İngiltere ve Fransa, İstanbul'un işgaline son verdi. Askerleri çekip gitti.
24 Temmuz 1923… Lozan Antlaşması imzalandı. Bağımsızlığımız ve egemenliğimiz bütün dünya tarafından kabul edilmişti.
En önemlisi, yeni Türk Devleti'nin bağımsızlığı ve egemenliği kabul edildi.
– Kapitülasyon belası tümüyle kaldırıldı.
– Başkent İstanbul ve Anadolu'nun tamamı düşman orduları tarafından tahliye edilecekti.
– Azınlık olarak sadece Müslüman olmayanlar tanımlandı.
– Yunanistan, İran, Irak ve Suriye sınırlarımız belirlendi. (Atatürk ölümünden önce Hatay'ı
sınırlarımıza kattı.)
– Yabancı ve azınlık okullarının Türk devleti tarafından konulacak kurallar doğrultusunda eğitim vermesi kabul edildi.
– Osmanlı borçlarının payımıza düşen bölümünü Türkiye ödeyecekti.
– Patrikhane siyasi yetkilerinden arındırıldı, sadece dini bir merkez olarak İstanbul'da
kalması kabul edildi.
– Musul'u hem biz istiyorduk, hem İngiltere. Bu konuda uzlaşma olmadı ve konu Milletler Cemiyeti'nin kararına bırakıldı. Orası da birkaç yıl sonra Musul'u İngilizlere verdi.
– Gökçeada ve Bozcaada hariç, zaten bizim olmayan Ege adalarını alamadık.
– Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları hariç, Türkiye'deki Rumlarla Yunanistan'da yaşayan Türklerin mübadele edilmesi kabul edildi.
Bazı kesimler lozanda çok toprak kaybettik diye yaygara yapıcak ve yapıyor aslında böyle bir şey yok.Sadece Musul konusunun çözülmesi mümkün olmamıştı. Biz istiyorduk, İngiltere vermemek için çok direndi. Musul zaten bizim toprağımız değildi. Sonuçta iş uzadı ve o zamanki adı Milletler Cemiyeti olan Birleşmiş Milletler'e havale edildi.
Orada aylar sonra yapılan oylamayı biz kaybettik ve Musul'u alamadık.