Türk düşmanı değiller hocam. Onların sana olan düşmanlıkları senin yunanistana olan düşmanlığın kadar. Ancak adamlar bağnazlığa ve yobazlığa karşı. Memleketinde Türk istemiyor çünkü bu memleket ortadoğu bataklığına dahil olmayı kendi seçti.
Sordum kendime neden ? Neden böyle bu millet ? İnanır mısın çok araştırdım soruşturdum sırf bunun için kitaplar dahi sipariş ettirdim .
İslamiyet öncesi Arapların durumu pekte iç açıcı değildi , Pagan Araplar Bizans ile kavga halindeydi ve Bizans'ın güdümündeydiler . Başları persler ile belaya girdi , Yahudiler ile belaya girdi çekmedikleri dert kalmadı .
İslamiyet öncesi Araplarda Türk düşmanlığı ; Bizans ve Sasani arasındaki çekişmede kullanılmalarından kaynaklanıyor . Araplar ve Türkler bu şekilde karşı karşıya geldiler ve sürekli savaşlara giriştiler ; Bu yüzden İslamiyet öncesi Pagan Araplarda içten içe Türk düşmanlığı başladı ve sözlü olarak kültürlerinde bunu devam ettirdiler .
İslamiyet sonrası Araplarda Türk düşmanlığı ; Göktürk Devleti ve Göktürk devletinin zayıfladığı zamanlarda ; Ganimet ve zenginlik elde edebilmek için Türk tebaasının bulunduğu toprakları istila ve yağma etmeleri ile başlıyor . Ulaşabildikleri Türkleri kılıçtan geçirip katletmenin yanı sıra kadınları cariye ve bazı erkekleri köle olarak alıp götürmeleri ile başlıyor . Bu süreçte İpek yolu üzerinde bulunan ünlü Türk şehirleri yerle yeksan oluyor , Altınlar mücevheratlar ve bilimum değerli şey eritiliyor yağmalanıyor ve geriye kalanları da
İSKAN EDİLECEK ARAP AİLELERE hizmet etmeleri için bırakıyorlar .
GÖKTÜRKLERİN ON OK KOLU OLAN TÜRKEŞLERE KADAR süreç böyle devam ediyor ve Türk tebaasının nüfusu neredeyse yok olacak kadar seyrekleşiyor . Türkeşler her ne kadar bir çok Türk şehrini geri alabilseler de tekrar teslim ediyorlar ve sonuç olarak tarih sahnesinden siliniyorlar .
İLEK DEVLETİ yani KARAHANLILARA KADAR durum bu şekilde devam ederken ; KARAHANLILAR tekrardan Türk kültürünü ve dilini diriltmek için çalışıyorlar ve bu süreçte
kendilerine sığınan bir Samani prensi ve Samanilerin etkisiyle İran'dan bize İslam dini geçiyor . Sonrası kurulan bir çok devlette Araplar İranlılar ve Türkler tarafından köle edilmiş Türklerin kurduğu devlettir . Memlükler , Delhi Sultanlığı , Gazneliler , Harzemşahlar gibi . Bunların Bir kısmı Ghulam olup bir kısmı Memlüktür . Memlükler Arap dünyasında coğrafyasında ; Ghulamlar ise Hint coğrafyasındadır . Tarih boyunca Türkler sistemli ve süreğen şekilde Araplarca köle edilmiştir katledilmiştir soykırıma uğramıştır .
İslamiyet sonrası Türklerde Türk düşmanlığı : İslamiyet dinini kabul eden ve yerleşik hayata veya yarı yerleşik hayata geçen Türkler ; Ümmetçilik kisvesi altındaki Arap milliyetçiliğinin ve Arap ile İran kültürünün karışımından doğan melez bir kültürün de etkisiyle ; kendi kendilerini de Düşman olarak görmeye başladı . Selçuklu dan tutunuz Osmanlı'ya varasıya kadar ; edebiyatta sanatta kültürde durum böyledir . Bu yüzden Türk devletleri de sürekli biri biriyle düşmanlık halindedir . Bu düşmanlık sürekli gerek Bağdat Halifeliği ve gerek Kahire İmamlığı ile sürekli ateşlenir . Fatimiler gibi Abbasiler gibi düşünebilirsiniz . Türkleri gördüğünüz yerde öldürünüz , Baban bile olsa Türkü öldür , Türkler yabani hayvandan aşağı bir mahlukattır , Türklerin kulağını kesin , Her gördüğünüz Türkün kellesini alın gibisinden şiirler Osmanlı'da kültürün bir parçasıdır . Türkler mankafadır Türkler Etrak-i Bi idraktır . Araplar tarafından soyu kırılan Türklerin bir de Arap ve Fars milliyetçiliğine özenen Türkler tarafından da soyu kırılmıştır . Bu yüzden Ümmetçilik ile hareket eden Türkler Arap ve Fars milletleri ve Türk olmayan milletlerle iyi ilişkiler kurar .
Örneğin Ermeni tebaası , Rum tebaası , Yahudi tebaası gibi . Örneğin Osmanlı'da batılılaşma hareketleri ve Tanzimat dönemi sonrası subay okullarına kadar ; Türkler hiç bir yerde barınamadıkları gibi sürekli yoksul olmak ve köylü olmak zorundaydılar ve istendiğinde savaşa gitmek durumundaydılar .
Bu yüzden Osmanlı kadrosunu ; Ermeni Rum Yahudi tebaası , Enderunlu devşirmeler ve dışarıdan getirilenler oluştururdu . Kavm-i Necip felsefesi gereği Arap ve Fars milleti en yüce sıfatlara nail olurken ; Türkler her daim fakir yoksul ve ezilmiş olmak durumundaydılar .
Cumhuriyet sonrası Türklerde Türk Düşmanlığı :
II.Mahmut'un başlattığı modern ordu süreci ; Batılılaşma ve modernleşme büyük bir çatışmayı beraberinde getirdi . Bu çatışmanın
en bilinen unsuru Sarık ve Sakalın yasaklanarak Fes giyilmesinin istenmesiydi ve II . Mahmut bunu Fas'tan görmüştü . Püsküllü bela diye anılan Fesin giyilmesi için bir çok insan idam edildi ve sonuç olarak FES Osmanlı 'da bir statü sembolü ve bir kültür haline geldi . Yeni Cumhuriyet kurulduktan sonra yapılan aralıksız devrimler arasında din görevlileri haricinde sarık ve cübbenin yasaklanması ; Saltanatın kaldırılması ve özellikle altı çizilmesi gerek
TEKKE VE ZAVİYELERİN KAPATILARAK YERLERİNE İMAM HATİP MEKTEPLERİNİN AÇILMASI VE MODERN EĞİTİME GEÇİLMESİ ; Her konuda mutlak otorite sahibi din adamlarının ve dini liderlerin çok gücüne gitti . Çünkü din adamları askere gitmiyor vergi vermiyor ve en önemlisi halk nazarında bir profesör olarak görülüyordu . Tekke ve zaviyeler kapanınca isyanlar oldu ve sonrası Tarikatlar ve dergahlar dernekleşme kararı aldılar ve yeni Türkiye 'de Muhafazakarlık ve Globalleşen holdingleşen tarikatlar dernekler böyle doğdu . Siyasette Demokrat parti sayesinde yerini alan ve Atatürk'ün silah arkadaşlarını da yanlarına alarak karşı darbeyle Türkiye Cumhuriyeti'ni ele geçiren tarikatlar ve cemaatler günümüze kadar Türkiye'yi yönetmeye ve şekillendirmeye devam ettiler . Cumhuriyet sonrası Türk düşmanlığının altında yatan şey ; Ümmetçilikten ve Arap milliyetçiliğinden beslenen tarikatların ve cemaatlerin ; Muhafazakarlık ve dindarlık kisvesi altında yaptıkları düşmanlıktan kaynaklanıyor . Bu yüzden bizim din adamlarımız dini liderlerimiz Türkiye'ye ve Türklüğe düşmandır , Bilmem iki bin yıldır süregelen ve ümmetçilik İslamcılık ve benzeri doğrultu da şekillenen muhafazakarlıktan dolayı .
Bir Türk'ün bir Türk ile kanlı bıçaklı düşman olmasının nedeni bu .
Ekleme :
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
@Akbas;
@WarKoGame;
Ve en önemlisi burada ki arkadaşlarımıza kesinlik ile bir araştırma konusu olmasını öneriyorum .
Eğer bir ülkede Sosyodemografik ve Sosyokültürel açıdan bakıldığı zaman ;
Sosyal entropisi kültür entropisi ne kadar yüksekse o kadar az refaha sahip olur .
Türkiye'de kültür entropisi ve sosyal entropi ÇOK YÜKSEK olduğu için ; Yüz yıldır ülke refah görmüyor ; Hep insanlar yoksul ve fakir kalıyor .
Bu Yüksek kültür entropisinin nedeni de ; Ümmetçilikten arap milliyetçiliğinden muhafazakarlıktan dindarlıktan kaynaklanıyor .
Türkiye'de baskın ve dominant kültür bu olduğu için ; Bu da çatışma ve ikilik yarattığı için biz bir türlü belimizi doğrultamıyoruz .
https://dergipark.org.tr/tr/download...e-file/1024560
Örneğin bu çalışmada Türkiye'de katılımcılara dindar olup olmadıkları sorulduğunda %89 çok dindarım dindarım diyor .
Namaz kılıyor musunuz diye sorduklarında ; Bu oran %46'lara düşüyor .
İslam dinindeki miras paylaşımını doğru buluyor musunuz diye sordukları zaman ; Bu oran %21'lere düşüyor .
Dindar kelimesi ; Dininin buyruklarını ve kurallarını eksiksiz yerine getiren ; DİNİNE ÇOK BAĞLI KİMSE DEMEKTİR . TDK ' dan bakabilirsiniz .
Hanefi Mezhebinde ve İslam dininde Namaz kesin ve tartışmasız bir farz zorunluluk olmakla birlikte Namazda tembellik etmenin ve aksatmanın cezası darp edilmek ve tecrit edilmektir .
İslam dininde miras paylaşımı ayetlerle sabittir ve tartışmasız kesin ihtilafa yer yoktur .
Görüyorsunuz DİNDARIM VE OLDUKÇA DİNDARIM DİYENLER bu kadar kesin belirgin net bir şeyde bile ihtilafa düşüyor .
Bu
YÜKSEK KÜLTÜR ENTROPİSİNDEN ; TRİBALİZMDEN ; DEHŞET YÖNETİMİ KURAMINDAN ; GÜDÜLENMEKTEN KAYNAKLANMAKTADIR .
Bu çatışma ve yüksek entropiden dolayı biz bu kadar yoksuluz kötüyüz ve zararlıyız .
@Akbas;
@WarKoGame;
Ek olarak yine şunları söylemem gerek :
Mesajın yukarısında paylaştığım ; Sosyodemografik ve Sosyokültürel açıdan Türkiye'de dindarlık seviyeleri adlı makalede : Açıkça görüyorsunuz .
Bizi bu kadar saf kötü haline getiren ; birbirimize kırdıran sürekli zarar veren ; kötülüğü toplumun sıradan rutini haline getiren şey : Yüksek entropi ve buda baskın muhafazakarlık ve dindarlıktan kaynaklanıyor .
Bu da Tribalizmden dehşet yönetimi kuramından ; güdülenmekten kaynaklanıyor .
Eğer doğru soruları sorarsanız Dindarım diyenin aslında sadece güdülendiğini görüyorsunuz yüksek entropiden .