Konu
Suudi Arabistan'ın Kur(T)uluşu!...
22-02-2022, 10:01:44
#25
alitalipertekin
Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
Aslında hikayeyi herkes biliyor o yüzden çocuğa anlatır gibi anlatalım
1915 tarihli İngiliz karikatürü, Türkiye: Benim olayım bitti William yerimi alabilirsin (Hasta adam tabiri alışık olduğumuz resmi tarih aldatmacalarından biri değil, gerçek)
Osmanlı İmparatorluğu yıkıldı. Yıkıldı yani. Tarihsel gelişim içinde normal bir olay. Devletler kurulur ve yıkılır. Osmanlıda kendinden önceki birçok Türk devleti gibi kuruldu, hükmetti ve yıkıldı..
Sevr Antlaşması vardı bildin mi
Fransanın başkenti Parisin 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan bir Seramik Müzesinde (Musée National de Céramique) Sevr Antlaşmasını imzaladık. Bu olay 10 Ağustos 1920de yaşandı. 90 yıl değil yani. O bile yanlış. Üzerinden 95 yıl geçti.
Çok acı ama çok acı bir olay ve maalesef gerçek
Osmanlı devleti bu şekilde yıkıldı. Bu antlaşmayı Mustafa Kemal Atatürk imzalamadı. Mustafa Kemal o dönemde buna karşı çıkan taraftaydı. O devletin yıkıldığını zaten görmüştü. Bir tek o da değil bütün dünya biliyordu. Sevr zaten sürpriz yumurtadan çıkmadı. Var olan bir gerçeğin belgeye dökülmesiydi. İmzalı falan. Mustafa Kemal Atatürk o dönemler yıkılan imparatorluktan yeni bir devlet kurmaya çalışan ve şu anda içinde yaşadığımız en son kurulmuş Türk devleti olan Türkiyeyi kuran liderdi.
Sevre giden ekip
Rıza Tevfikin Sevr Antlaşmasını imzalamak üzere Paris Barış Konferansına giden Osmanlı heyetinin diğer üyeleriyle birlikte İtilaf Devletlerine ait bir savaş gemisinin güvertesinde çekilmiş fotoğrafı. Rıza Tevfik resimde fes takmış Damat Ferit Paşanın sağında yer alıyor. Solunda ise Maârif Nâzırı Bağdatlı Hâdi Paşa ve Bern sefiri Reşat Halis bulunuyor. (wiki)
Dönemin yöneticileri arasında ilginç bir sima
Bakınız çok enteresan Osmanlıyı fiilen yıkan antlaşmayı imzalayan bir Osmanlı delegesi olarak Fransaya giden heyette bulunan Rıza Tevfik Bölükbaşıdır. Merhum Bölükbaşı son Osmanlı kabinesinde Maârif Nâzırı (Eğitim Bakanı) olarak bulundu. Bakınız bundan çok çok daha enteresan aynı yıl Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locasının büyük üstâdı oldu. Yani kimilerinin pek hazzetmediği bir kariyer ama kendisi Mason üstadıdır. Fransızca, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Latince, İspanyolca, Arapça ve Farsçayı tırışkadan da değil okuma, yazma ve konuşma düzeyinde bilir. Felsefeye merakı ve yazdığı ciddi felsefi metinler nedeniyle Feylesof Rıza olarak bilinir.
Yanlış anlama olmasın ne Masonlarla, ne Osmanlıyla bir sorunumuz var. Neden olsun ki. Mesele Amerikadan Avrupaya oradan Japonyaya hatta Suudlara kadar herkesin bildiği bir meseledir; ama öyle bir tarih esintisi yaratılıyor ki sanki Sevr hiç olmadı, olduysa da imzalayan Atilla Taş.
Mustafa Kemal Paşa ve Vahdettin
Sevr tasarıydı asla uygulanmadı ya da uygulanamadı. Çünkü Kurtuluş Savaşı denilen mücadele aslında çoktan başlamıştı. Bu noktada Padişah Vahdettin imzaladı mı imzalamadı mı? Antlaşma memlekete geldiğinde oylama esnasından ayağa kalkıp salonu terk etti de, diğerleri o ayağa kalktığı için, ayağa kalktı da, antlaşma o yüzden onaylanmış gibi oldu da vs gibi meseleler o dönemin şura toplantısından beri konuşulur. Ne kadar enteresan.
Sanılıyor ki dert Vahdettine ya da Osmanlıya kara çalmak. Alakası yok. Yıkılmış devletten yeni bir devlet kuruluyor. Bunun haricinde ister buna tasarı, ister antlaşma, ister iddia kuponu diyelim. Adamlar bir şekilde dünyanın en abartı antlaşmasını önümüze dayamışlar mı dayamışlar.
Mustafa Kemal Paşa anlatıyor
Mustafa Kemal ile Vahdettin arasındaki görüşmeler henüz Vahdettin veliahtken başlıyor. İkili birbirini son derece iyi tanıyor. Mustafa Kemal Paşanın dilinden son görüşmelerinde Vahdettin şu sözlerle konuşmaya başlıyor:
Paşa Paşa! Şimdiye kadar devlete çok hizmet ettiniz. Bunların hepsi artık kitaba girmiştir, tarihe geçmiştir. Bunları unutun! Asıl şimdi yapacağınız hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa! Devleti kurtarabilirsiniz!
Ben de
Merak buyurmayınız efendim. Demek istediklerinizi anladım. Emriniz olursa hemen hareket edeceğim ve bana emir buyurduklarınızı bir an bile unutmayacağım.
diye cevap verdim.
Gerçekten de cevap vermiş ve yepyeni pırıl pırıl bir devlet kurmuş. Değerini bilmek lazım. Bilmeyip boş hayallere kapılmak sadece 600 değil, binlerce yıllık Türk Devlet hatırasına ters.
kaynak:
https://listelist.com/doksan-yillik-reklam-arasi/