ilgice adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Son zamanlar da çeşitli ülkelerin savaş hazırlığı Dünya'yı geriyor, virüsten kurtuluyoruz derken bu kez de savaşlar mı çıkacak, ben de düşündüm taşındım neden savaşmak ister insanlar dedim, düşünürken düşünürken şöyle bir şey oldu, barış zamanında her türlü konu da birbirine zarar açan insanlar bunların acısını çıkarmak istiyor herhalde, sonra bir söz bulayım dedim ve şu sözü buldum;

Barışta birbirinin güvenini yok edenler, savaşı da birbirini yok etmek için istiyorlar.

Barıştan sonra gelen bir şey savaş, belki de savaş hep var şiddet içeren kısmı ortaya çıkınca savaş başlıyor diyoruz savaş hiç bitmiyor ki, insan sadece eceli gelince ömüyor ki, ne haksızlıklar sebebiyle ne kayıplar yaşıyor insanlar.

Milyonlarca engelli, devamlı tedaviye muhtaç hasta, iyice yaşayamaz olmuş hayvanlar, tamam savaşın gerekliliği vardır bazen kodun mu oturtacaksın iyi de;

Barışta her şeyin daha iyi yapılabileceği olanaklar varken hatta savaşın istenmesine sebep olan, haksızlıklar oluyor da, savaşta nasıl olmaz haksızlık, peki o zaman savaştan üstün ne var ki o zaman savaştan sonra ne olacak, olması gerekir?
Sevgili arkadaşım öncelikle hayat gerçekten çok zor , izin ver size bunu tüm çıplaklığı ile göstermeye çalışayım .
Öncelikle bu dediğimiz olay tamamen ; Tribalizm ve Sosyal kimlik teorisi ile ilişkili : Tribalizm , Sosyal Kimlik Teorisi , İç gruplar ve dış gruplar hadisesi

İnsan nüfusunun hemen hemen hepsi zoolojik düzeyde yaşar , Çünkü insanda bir insansıdır ve kuyruksuz maymundur , Her ne kadar insan soyut becerileri ve yetisi ile bu hususta muazzam ilerleme kayıt etmiş olsa da güdülenmek doğasında her daim baskındır ; dürtüleri ve güdüleri ile hareket eder çoğunlukla ve az sayıda insan ne yazık ki insan-i vasfı / nitelikleri bünyesinde barındırır : İnsan , İnsansı sınıfı , Kuyruksuz maymunlar .

Zoolojik tarafı ve güdülenme / dürtü bazlı yaşantısı ile insan psikolojik etkiler karşısında aşırı bir kırılganlığa sahiptir , Baskın bir figür veya bir otorite karşısında itaat eğilimi gösterir Zoolojide ki Alfa Beta Omega misali ; En beklenmedik şiddet eylemlerini ve inanılmayacak ölçekte şiddeti pekala bu sayede rahatlık ile sergileyebilir bakınız : Milgram otorite deneyi , Savaş suçluları , Baskın otorite , Şiddet

İnsan türü her ne kadar kandırsa da ve daha az önemsiz hale getirse de ; varlığının son bulacağını ve öleceğini kesin olarak bilir . Bu yüzden Dehşet yönetimi kuramı dediğimiz bir kavramın ifadesiyle .. Bunu baskılamak ve kendisini kandırmak için süreğen bir mücadeleye girer ve çevresini de ona göre şekillendirmeye çalışır . Bu sayede bir gün öleceği düşüncesinin dehşetinden kurtulur veya kendisi için çok daha önemsiz hale getirir , Süreğen şekilde bu çatışma devam eder ve kandırmacayı sürdürmek için ; çevresini de ona göre şekillendirmeye çalışır . Sonuç olarak bir gün öleceğim düşüncesinin yarattığı dehşetten ve stresten kurtulur ve kendisini buna inandırır . İnandırmaya da devam eder . Bakınız : Dehşet yönetimi kuramı

Dehşet yönetimi kuramının ifadesiyle ... Dinler inanışlar dogmalar da böyle çıkmıştır ki ; insanlar bir süre sonra ciddi psikolojik rahatsızlık ve hastalıklardan ve dahası akıl zayıflığı ve akli melekelerinin kayıp olmasından dolayı ; çok daha agresifleşir . Bu inandırma ve kandırma sürecinde de artan ölçekte ağır şiddet sergileyebilir ; Tecavüz , Linç , İntihar , Cinnet ve benzeri kompulsiyonlar gerçekleştirebilir .

Bakınız : Farkhunda olayı , Din görevlisi Farkhunda'nın bir molla ve yüz müslüman tarafından ezilerek / yakılarak / taşlanarak / parçalanarak öldürülmesi

Sorun insanın triballiğinde ve ilkelliğinde , zoolojik tarafında .. ve biz dehşet yönetimi kuramına karşı çok aciziz ; tıpkı Din görevlisi Farkhunda gibi .

O yüzden müsvedde-i insan dediğimiz insan insansıları güdülenmeye ve dürtüsüyle bunları yapmaya devam edecek , bizde kendimizi bir şekilde onlardan korumaya çalışacağız .