Bende büyük yokluklar içinde evlendim, iğne iplik herşeyi zamanla emek ile aldık.
Şimdi 10 yıllık mutlu bir evliliğimiz var.
Kız kardeşim ise hali vakti yerinde biriyle evlendi, direkt ev sahibi olarak evliliğe başladı. Senin saydiklarinin X3 katı şatafatla evlendi.
Kocasının 2 si iş 1 i 500k üzerinde aracı vardı.
Sonuç ben hala mutlu ve evliyim.
Kardeşim ise 5 aylık yeğenim ile, barışma yada boşanma aşamasında baba evine geri döndü.
Bu gerçeği kendimden yola çıkarak yazıyorum.
Kimse filmin başına bakmasin, filmin sonunu görmek lazım.
Büyük bütçe ayrılan filmleri her zaman en iyi flimler olmamıştır.
Bazen kısa ve az masrafla güzel hikayeli filmler çıkabilir.
Umarım mutluluğu madde değilde, sevgi ve maneviyatta arar gelin tarafı.
Ben hayatımı birleştireceğim kişinin, öncelikle yaşadığı devirdeki şartları göz önünde bulundurmasını isterim. Çünkü devir öyle bir devir ki, hiçbir işinde hiçbir şeyinde garantisi yok. Ben bu konuşmayı yapınca masraftan kaçıyor oluyorum. Ben sadece mantıklı davranılmasını istiyorum. Elbetteki düğün olacak masraflar olacak ama, yerinde ve mantıklı masraflar olmalı. Birşeyler isteniyosa, karşı tarafında birşey yapması gerekli. Ben gönül kırmadan bu konuşmayı yaptım. Ama gelin görün ki, artık bakış açının darlığından mı yoksa cehaletten mi kaynaklanır bilinmez, sevmediğim için yapmadığım düşünüldü. Sevseydi yapardı diyip kızıda sıkıştırmışlar. Hatta etrafında evlenenlere bak kıza neler alıp neler takıyolar diye kızın canını sıkmışlar. Bizde böyle oluyosa böyle olacak cümlesinden sonra, ben zaten istememeye başlamıştım. Aile demek anlayış demek, insanlık belirtisi görmediğimin bir kez daha farkına vardım.