O zaman ışık vardı bugün ışık yok.
Çünkü o zaman yanlış ekonomi politikası uygulanıp sabit kur rejimi denenmişti.
Bu sistem patlar patlamaz Kemal Derviş getirilip doğru yola geçildi ve yapısal reformlar yapıldı.
Bu yapısal reformlardan en önemlileri kamu mali disiplini, Merkez Bankasının bağımsızlaştırılması ve Bankacılık sisteminin sıkılaştırılmasıydı.
Devletin elindeki bir çok makam aracı satıldı bu dönemde, kamu kurumlarının yazlıkları yaz kampları, lojmanları satıldı.
Merkez Bankası bağımsızlaştırıldı ve kanunen enflasyonla mücadele etme ve Türk Lirasının değerini koruma görevi verildi.
Böylece hükümetlerin kısa vadeli popülist politikalar ile para basıp hırsızlık yapmasının önüne geçildi.
Para basmak gizli saklı vergilendirme ile hırsızlık arasında bir eylemdir.
Çünkü basılan her para piyasada insanların cebindeki paranın alım gücünü düşürür.
Bankacılık sistemine sıkı tedbirler ve standartlar getirildi.
Bu yapısal reformlar yüzünden biz 2008 krizini az hasarla atlattık.
Bugün bu yapısal reformlardan geri dönülmüş durumda.
Hem uçaklar saraylar makam arabaları ile itibardan taviz verilmez deniliyor.
Hem dolar bazında verilen garantili yollar havaalanları yükü altında ezilirken hala KANAL İSTANBUL diye zırvalıklar peşinde koşuluyor.
Bankalara bile bile zarar etmelerine neden olacak talimatlar veriliyor.
Merkez Bankasının bağımsızlığı başkanlar kovularak kukla başkanlar getirilerek yokedilip durmadan enflasyonu körükleyecek şekilde para arzı arttırılıp faizler düşürülüyor.
Yani daha önce yapılan yanlışlar tekrar yapılıp bir de yanlışın üzerine gidiliyor.
Faiz enflasyonun nedenidir saçmalığından taviz verilmiyor.
Türk Lirası kasıtlı olarak para basılarak faizler düşük tutularak değersizleştiriliyor.
Türki Lirası kasıtlı şekilde değersizleştirilirken enflasyon ve döviz roket hızı ile fırlıyor.
Bugünkü asıl problem uygulanan yanlış politikadan geri dönülmemesi yüzünden durumun daha da vahim hale gitmesidir.
Bugün yaşanan aynen şudur.
Bilimsel temelli ekonomi politikaları yerine dini temelli ekonomi politikaları uygulanmasıdır.
Yani enfeksiyon geçiren hastaya antibiyotik vermek yerine muska yazıp dua etmek ile aynı zihniyettir.
Hatta bu zihniyet ilaçlar hastalıkların nedenidir hiç ilaç almazsanız hasta olmazsınız gibi bir fikir ortaya atıyor.
Bilim her zaman dine karşı galip gelmiştir.
Ülkesini bilime göre değil dine göre yönetenler her zaman ülkesini bilime göre yönetenlerin sömürgesi olur.