Stack adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikle geçmiş olsun. Bu konuda bir uzman ya da bir avukat olmamakla birlikte, görüşlerimi yazmak istedim.

Bildiğim kadarıyla aynı iş yerinde 1 yıldan az süreyle çalıştığınız için zaten kıdem tazminatı hakkınız yok. Anladığım kadarıyla, sizin talep ettiğiniz sadece ödenmeyen fazla mesai ücretleriniz ve ödenmeyen maaşınız. Bence ödenmeyen fazla mesai ücretleriniz, ödenmeyen maaşlarınız ve ödenmeyen izin ücretlerinizi (ister kendi isteğinizle istifa etmiş olun, ister işveren işten çıkartmış olsun) her durumda alabilme hakkınız mevcut. Size istenildiği kadar "haklarımı aldım vb." ibraname imzalatmış olsunlar. Aşağıdaki "6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (Madde 420)" kanun hükmüne göre haklarınızın bankaya yatırılması zorunlu olduğunu, kanuna aykırı ibranamelerin ise hükümsüz olduğunu düşünüyorum. İbranameyi imzalamadıysanız ibranameye kendi el yazınızla "Yasal haklarım saklıdır." gibi bir ibare ekleyerek imzalamanız çok daha iyi olur.

Mesai saatlerinde göndermiş olduğunuz mailler, yapmış olduğunuz yazılı işler vs. varsa bunları delil olarak gösterilebilir. Ayrıca kamera görüntüleri, iş giriş çıkış kayıtları delil olarak sayılır. Sizinle aynı dönemde çalışmış fakat işten ayrılmış kişilerin şahit olarak dinlenmesi talep edilebilir.

Tam olarak hangi süreler içerisinde, hangi mahkemeye dava açılmalı bilmiyorum. https://www.ocalhukuk.com/fazla-mesai-ucreti-davasi/ veya başka adreslerde bir takım bilgiler mevcut. Güvenilir kaynaklardan araştırma yapabilirsiniz.

Bu konuda uzman bir avukata danışmanızı, haklarım yok diye vazgeçmemenizi öneririm.

Tekrar geçmiş olsun, umarım gelecekte her şey gönlünüzce, çok daha iyi olur.

----------------

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (Madde 420):

V. Ceza koşulu ve ibra
MADDE 420- Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.

İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.

----------------

Yargıtay, fazla mesai ücretleri ödenmeyen işçinin istifasını haklı fesih saydı:
Merhabalar.
Yorumunuz için teşekkür ederim.Biraz araştırdım ve son çıkan kanunlara göre iş davası açmadan önce arabulucu üzerinden görüşmek gerekiyormuş belirttiğiniz link üzerindeki büro ile iletişime geçeceğim, ilginize tekrardan teşekkür ederim.