Hocam pedagojik formasyonum var. Çocuk psikolojisi ile ayrıca ilgilenirim.
Senin yapmayı önerdiğin şey en tehlikeli ebeveynlik şeklidir.
Toplumun büyük kısmı ay kıyamam diye çocuklarının karakterini mahvetmektedir.
Çocuklar çok zeki değildir ama doğuştan gelen anne babayı manipüle etme içgüdüleri vardır.
Zayıf iradesiz anne baba figürü buna çanak tutar.
Çocuk daha bebekken ilgi çekmek için, kucağa alınmak için, canı sıkıldığında ağlamaya başlar.
Sen eğer irade göstermezsen, bu ağlama tepkisini en kısa yoldan gidermeye başlarsan çocuk senin iplerini eline alır.
Yani aslında çocuğunun istediğini en kolay yoldan veren direnmeyen ebeveynler yuları çocuğun eline verip sürekli atçılık oynayıp at olurlar.
Kucak için ağlayan çocuk sonra playstation için ağlar, sonra araba kaçırıp sen kızma diye ağlar, sonra kız arkadaşını hamile bırakıp ağlar.
Yani sen irade ortaya koymazsan çocuğun seni manipüle etmesine izin verirsen başın evden kaçtığında başına gelecek şeylerden daha fazla ağrır.
Bir ergen anne babası ile kavga ediyorsa anne babanın yapması gereken basit adımlar var.
Bu adımlar basit ama sabır ve irade ister, bir çok anne bana sabır ve irade sahibi olmadığı için kolay tepkileri seçer.
Çocuğa bağırmak, sinirlenmek, dövmek, kavga etmek davranışı pekiştirir.
Sakin kalıp sakince kendi pozisyonunda direnmesi lazım anne babanın.
Çocuk ne kadar agresifleşirse agresifleşsin zerre taviz vermemeli, ve çocuk beklenen davranışı yapmıyorsa kaynaklarını kesmeli.
Evden kaçmakla tehdit ediyorsa da kapıyı göstermeli.
Anne ve babalar doğru bildikleri konularda kesinlikle tavizsiz ve şiddete başvurmadan dik hareket etmeliler.
Bakın genç kardeşim ailesi 2 gün dayanabilmişler çağırmışlar.
Şimdi bu ergen kardeşimiz ipleri eline aldı, sürekli evden giderim diye tehdit edecek ebeveynleri.
Ebeveynleri sürekli bir daha evden gider diye taviz verecekler.
Geçmiş olsun.
Çocuğunuz ile doğru bildiğiniz konuda inatlaşın.
Zerre taviz vermeyin, milim geri adım atmayın.
Çocuk 1 yaşından 30 yaşına kadar sürekli sizin iradenizi test edecek.
Siz iradenizin zayıf olduğunu gösterirseniz o çocuğu yönetemezsiniz.
O çocuk istediğini almak için manipülasyon yöntemleri kullanmanın geçerli olduğunu öğrenir.
Sadece sizi değil hayatındaki diğer insanları da manipüler etmeye kalkar.
Ve sonunda sizin durduramadığınız ergence bir hevesi yüzünden başını sokakta kaldığından büyük belaya sokar.
Bir çocuk ebeveynlerine posta koyup evi terketti mi bırakın ev dışında yaşasın.
Başına bir iş gelirse elbette gidersiniz yardımına, o da evde yaşamayanların başına iş geldiğini öğrenir.
Başına bir iş gelmezse yaşam konforundan sıkıldığı, duş alamadığı, tuvalet bulamadığı, üşüdüğü bir ortamdan bunalınca eve dönmek ister.
Yoksa ev dışında kendine düzgün bir hayat kurabiliyorsa kendi ayakları üzerinde durabiliyorsa 1 sene sonra ben gidip özür dilerim, sen adam olmuşsun ben farketmemişim oğlum affet beni dite.
Ailesi ile sık ve benzer sorunları yaşayan eski bir ergen olarak konuşacak olursam ne yazık ki tespitlerinize ve yorumlarınıza hem eski bir ergen hem de ileride olurda gerçekleşirse bir ebeveyn olarak katılıyorum.
Burada olayı sadece Ailenin aciziyeti olarak görmemek gerekir. Belirli bir yaştan itibaren bir çok birey kendi gündelik veya finansal olarak ihtiyaçlarını karşılayabilecek, oluşturabilecek olgunluğa erişir , bir çok şeyi yerine getirmeye başlayabilir. Fakat maddi bağımsızlığına veya gündelik hayatta kendisi ile ilgili farklı bir çok konuda sorumluluklarından kaçınıp bunları ailesine yükleyen veya ailenin hizmetlerinden faydalanan biri ailesinin kendisine dikte etmeye çalıştığı şeylere karşı itaat etmek zorunda kalır. Çünkü 17-18 yaşından itibaren bir çok konuda kendi kendine elde edebileceğin, üretebileceğin, gerçekleştirebileceğin şeyleri tenezzül etmeyip veya gözardı edip gerçekleştirmeyip ailenden hazır elde ediyorsan, ailenin hem yemek, ütü, temizlik vb. hizmetleri hem de maddi olarak sağladıkları finansman ve verdikleri harçlık itibarı ile patron vari üstlendikleri şeyler gözardı edilmemeli. Aile ile bu konuda sağlıklı - dengeli bir geçmiş olmadan gündelik veya iş hayatında aynı fevri çıkışların etkisi çok daha yıkıcı ve kırıcı olabiliyor. Bu adeta etki, tepki olayında gerçekleşen bir etkinin sonucunun tepkisinin olmayacağı gibi hatalı yanlış bir yorumlama herkes için.
Bu konuda herkes için yapılması gereken belli. Herkes sorumsuzluğa kaçmadan hem eğitim - gelecek, hem gündelik sorumluluklar hem de para konusunda elinden geleni tam bir şekilde yapmaktan kaçınmayıp, birbirlerine muhtaç olmadıklarını ama bir arada daha güçlü ve daha mutlu olduklarını anlayıp, birbirlerine tatlı ama net bir şekilde kanıtlayıp hem manevi birliktelik hem de maddi birliktelik konusunda dengeli olunmalı. Arkadaşımız 2 gün boyunca başına bir şey gelmeden yaşayabildiğini ailesine kanıtlamış ve ailesi gel demiş. Kimsenin biyolojik, manevi veya maddi olarak aşırı zarar görmeden sorunun çözülmesi çok güzel. Fakat arkadaşımız ailesi çağırmasaydı neler yaşayacaktı, nelere katlanmak zorunda kalacaktı ve karşılığında ne düzeyde bir kalite, konfor, güvenlik standartlarına sahip olabilecekti ailesi sayesinde bunları yaşamamış. Burada güçlenmeye başlayan çok ciddi bir yanlış duygu var kafama koyduğumu, istediğimi her zaman her yerde yapabilirim veyahut bedel ödemeden de bir şeye sahip olabilirim özgüveni. Halbuki ne yazık ki hayat öyle değil.
Ailelere de tavsiyem çocuklarınızı lütfen ödüllendirip, cezalandırarak istediğiniz formlara dönüştürebileceğiniz - beklentileriniz ile şekillendirebileceğiniz, hakkında her şeyi en iyi sizin veya akrabalarınızın bilebileceği köleler olarak görmeyin. Bu o kadar üzücü bir şey ki her gün sizin paranızla, sizin evinizde, sizin yaptığınız yemeği yediğini yüzüne vurun ama diğerini yapmayın. İkincisinde sizi uzun bir süre sevmeyecek belki ama ihtiyacı olan şey zaten 16-17'sinden sonra ailenin sevgisi veya talimatları değil kendi bağımsızlığı, iyisiyle kötüsüyle tecrübe ve
adam yerine koyulabilme duygusu.
Diğer ülkelerde nasıldır bilmiyorum ama ülkemizden tespit ettiğim kadarıyla günümüzde ergenlik adı altındaki sıkıntıların temelini ben şu şekilde yorumluyorum. Belirli bir yaştan itibaren bir bireye sen artık çocuk değilsin deyip bazı konularda da ama bu kararları alabilecek, fikirlerini uygulayabilecek kadar da adam değilsin tutarsızlığı kadar kırıcı bir tutarsızlık yok. Zaten ergenlik döneminde yaşanılan sorunların temelinde ergenlerin hissettiğinin - kanıtlamaya çalıştıkları şeyin bu olduğunu itiraf etmeliyim en azından kendi nazarımda. Tabi bu süreç gençler ile aileler arasında kim daha iyi bilir çekişmesine döndüğünde iki taraf tarafından da yanlış yorumlanıyor ve ders alınmıyor. Önemli olan gerçekten doğruları bulmak mı tarafların birbirine kendi kanıtlamaya çalışması mı?
Daha bugün tesadüfen okuduğum bu konuyla ilgili toplumsal sorunumuz ile ilgili güzel kişisel bir kıyaslama metni:
https://seyler.eksisozluk.com/avrupa...indaki-farklar