Şurada müslümanım, en büyük müslüman benim, müslümanlık vov diye uzun uzun yazan arkadaşlar neyin peşinde çözebilmiş değilim. Zaten konunun da bir amacı yok, klasik r10'da karmaşa çıkartma konusu.
Laiklik sana dinini yaşama, dinine göre hareket etme, din değiştir demiyor. Daha okuma yazma öğrenmeden, okuduğunu anlamadan gelip burada şov yapmanın mantığı yok. Müslüman kendisine müslüman, hristiyan kendisine hristiyan.
Türkiye Cumhuriyeti Mustafa Kemal Atatürk'ün çizgisinde sonsuza dek kalacak laik bir devlettir.
Aksini yaşamak isteyen yallah Arabistan'a.
Alıntı
Lâikliğin ayrıntılarına inecek olursak, devlet yönetimine dinî kural ve görüşlerin karıştırılmaması yanında, toplumda din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması, din ve mezhepleri ne olursa olsun yurttaşlara eşit davranılması, devletin resmî bir dininin bulunmayışı, eğitimin lâik, akılcı ve çağdaş esaslara göre düzenlenmesi, bu ilkenin başlıca unsurlarını oluşturur. Lâiklik bu nitelikleriyle toplumda fikir ve inanç ayrılıklarının düşmanlığa dönüşmesini önleyen, vatandaşları hoşgörülü davranmaya yönelten, bu nedenle ülkede birlik ve beraberliği sağlayan temel unsurlardan biridir.
Alıntı
Sonuç olarak diyebiliriz ki lâiklik anlayışında din, devlet ve dünya işlere karışmayacak, vicdanlardaki yüksek ve kutsal yerini koruyacaktır. Lâiklik dinsizlik, din düşmanlığı, dine baskı, dine saygısızlık değildir ve bu anlamlarda yorumlanamaz; tam tersine lâiklik dinin her türlü çıkar hesaplarından uzak tutulması, siyasete âlet edilmemesidir. "Din, gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur"12 diyen Atatürkün aşağıdaki sözleri de lâikliğin sağladığı din ve vicdan özgürlüğünün önemini ve dinin hiçbir zaman siyasete âlet edilmemesi gereğini vurgulamaktadır: "Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman siyaset aracı olarak kullanılamaz."13
Şu yukarıdakiler için yatıp kalıp Mustafa Kemal Atatürk'e her gün dua etmek lazım.