Merhabalar gece gece uyku tutmadı bir iki satır bir şeyler karaladım okumak isteyen olursa diye aşağı bırakıyorum iyi geceler

Alıntı
HER ŞEYİMİZİ ALDILAR
Günümüz Türkiye'sinde en çok üzüldüğüm kesim Z kuşağı. Gençliklerini öyle bir dönemde yaşıyorlar ki, bırakın hayattan zevk almayı, akıp giden gençliklerinde kafasını kaldırıp birazcık geleceğini düşünenler bile buna bin pişman oluyor.
Yaşadıkları hayatın, geçirdikleri günlerin ne kadar değersiz olduğununsa bir çoğu farkında değil. Çünkü geçmişe dair güzelliklerin hiçbirini görmediler. Güzel günleri ebeveynleri yaşadı ve tüketti.
Öyle bir dönemdeyiz ki her gelen gün bir önceki günü aratıyor. Çok değil, daha bir kaç yıl öncesini hatırlayın. Bireysel zevklerden ziyade millet olarak ne çok ortak değerimiz, ne çok umudumuz vardı yarınlardan. Sevdiğimiz her şey birer birer yok olup gitti.
Sertab Erener ile gururlandığımız, Manga ile yenilgiyi hazmedemediğimiz, Hadise'nin Düm Tek Tek'i ile doyasıya eğlendiğimiz Eurovision günlerinin keyfiyet bir kararla elimizden nasıl alındığını hatırlayın. İşin daha kötüsü ise yokluğa alışmak/alıştırılmak olsa gerek.
Milli maçları hatırlayın. Semih Şentürk ile, Nihat Kahveci ile artık mucizlere inandığınız, Ümit Davala ile saç kesimi tarzı öğrendiğiniz, Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünü, Tanju-Rıdvan-Metin Oktay golcülerini, Hagi gibi bir yeteneği, Alex'in sol ayağını hatırlayın. Basketbolu hatırlayın, Kerem Tunçeri, Hidayet Türkoğlu, İbrahim Kutluay gibi efsane isimler artık yok.Futbolun,basketbolun, sporun size keyif verdiği günlerin ne kadar uzağındayız farkında mısınız?
Kültürel aktiviteleri hatırlayın, okuldan çıkınca arkadaşlarınızla sinemada izlediğiniz gişe rekortmeni filmleri hatırlayın. Sokakta top oynarken arkadaşınızın evine rahatça girip su içebildiğiniz, yemek yiyebildiğiniz ve insanların birbirlerine güvendiği, kimsenin kimseyi yadırgamadığı günleri hatırlayın.
Okuldaki eğitim emekçisi öğretmeninizi hatırlayın. Sizlerin geleceğini düşünen, donanımlı, adil öğretmeninizi hatırlayın. Karne günü acaba öğretmenim kanaat notuma kaç verdi diye heyecandan midenize giren krampı hatırlayın.
Müziği hatırlayın, rock dinliyorsanız Şebnem Ferah'ı, Teoman'ı, Özlem Tekin'i, Pentagram'ı hatırlayın. Popçuysanız saymakla bitmeyecek güzel müzikleri hatırlayın. Nefret'i, Ceza'yı ve Sagopa'yı hatırlayın.
Paranızı hatırlayın, cebinizdeki 1 liranın sizin için bugün telefonunuzdan sadece rakam olarak gördüğünüz coinlerinizden çok daha kıymetli olduğunu hatırlayın.
Hayat enerjinizi hatırlayın, sabah uyandığınızda acaba hangi kabusla karşılaşacağınızı düşünmeden uyumanın ne kadar güzel bir his olduğunu hatırlayın.
Eskiden güzel olan her şeyi hatırlayın. Eskiden aldığınız nefes bile daha güzelken tüm bunları hatırlamak için uzunca bir zaman harcamanız gerekecek.
Şimdi hatırladıklarınızı tekrar unutabilirsiniz.
Çünkü yarın yeni bir güne başlayacaksınız ve biliyorsunuz ki güzel olan ne varsa geçmişte kaldı. Bu söylediğim kimisine abartı gelebilir lâkin insanlar yalnızca günü kurtarma amacı ile yaşar oldular. Çünkü güzel olan ne varsa, yaşamaya dair umutları yeşerten ne varsa elimizden alındı.
Ve üzgünüm, dedelerimizin binbir emekle diktiği güzel fidanlar belki de Y kuşağı ile soldu. Z kuşağının ise yeniden fidan dikmek için çok çabalaması gerekecek.