Üniversitedeyken KYK 'yı devamlı duyuyordum, devlet karşılıksız para veriyor gibi bir atmosfer vardı. Benim bildiğim devlet karşılıksız alır ama karşılıksız vermez diye ilgilenmedim.
Hanımın da kyk borcu vardı, evlendikten sonra ödedim ama ilk defa az önce baktım. İki türü mevcutmuş birisi burs diğeri kredi.
Sanırım kredi alanlar faizin veya borcun silinmesini istiyorlar. Sonuçta burs olsa böyle bir durum yaşanmazdı diye düşünüyorum.
Devlet veya özel farketmeksizin eğitim veya ihtiyaç farketmeksizin çektiğiniz kredi, borçtur. Tabi bunu eğitim adı altında destek amacıyla öğrenciye veriyorsan; faizsiz yaparsın ama paranın nereye harcandığını da takip edersin.
Üç temel sorun kaynağı görüyorum; aile, öğrenci, devlet.
Devlet; Eğitim kredisini takip edilebilir ve faizsiz şekilde yapmalı. (Eğitim sisteminin kendisi sorunluyken kredisinin sorunlu olması çok büyük sürpriz değil)
Öğrenci; Alacağı parayı eğlence, birkaç günlük anlamsız alem için değil; eğitimi ve kendisini geliştirmek için kullanmalı. Aldığının kredi olduğunu, hibe olmadığını anlamalı.
Aile; Oku adam ol, üniversite oku aç kalma demek yerine kendini geliştir demeli.
Tabi belgeler ortada alınan para ve faizi ortada, imzanız ortada. Bunları bilerek ve farkında olarak aldınız.
Zorunlu ihtiyaçlardan ötürü aldıysanız her türlü destekliyorum, devletin; öğrencileri kaderine terk etmek yerine kuluçkadaki bir yumurta gibi görmesi gerektiğini, koruması ve kollaması gerektiğini düşünüyorum.
Umarım borçtan dolayı sorun yaşayan arkadaşların sorunları bir an önce çözülür.
Baaazı holdinglerin borçlarını bir kalemde silen devlet ülkemizin ve insanlığın geleceği gençlerimizi borç içinde tabi ki bırakmamalı. Bırakıyorsa; neyse.
Sadece kişisel gelişiminiz için bunun bir borç olduğunu ve ödemeniz gerektiğini düşünmenizi de öneririm. Parasını verdiğimiz işi bizden hibe almış gibi 10 yılda teslim edenlerden olmamanız için.