bir yere yeni bir düzen geldiğinde acemilik çekiliyor. mesela araba sürmeyi bilmeyen bir aile araba aldığında çok komik hadiseler yaşanabiliyor.
E-Ticaret Türkiye'de farklı şekilde evriliyor. İade de bunlardan bir tanesi. Cayma hakkının geçerli ve geçersiz olduğu durumlarda pek çok boşluk var. Zamanında taslak atılmış ama güncelleme yapılmamış.
satıcıyı manipüle edecek pek çok kural var. öncelikle müşteri her zaman haklı argümanından süre gelen bir sorun var. Müşteri ürünü daha sipariş etmeden iade etmeyi düşünüyor. Bu durumda ürün paketleme maliyetleri satıcıya yükleniyor. Bir iki olsa iyi ama bazı müşteriler bunu alışkanlık haline getirmiş.
Çözüm önerim ise şu:
Müşterilerin iade kotasının olması gerekiyor. 1 iade düşünen de 10 iade düşünen de iade kotasını düşürmemek için iade yapmayı bir nebze düşünmeyecektir.
Yeni hesap açabilir, başkasının hesabından alabilir. Adres filtresi eklenebilir. Bu da bir nebze önüne geçer. tabii ki tamamını engelleyemez ama bu tür manipülasyonların önüne geçmek için bir adım olur. İade hakkını biz de tüketici olarak kullanıyoruz.
her ne kadar kural yazılırsa yazılsın bir açığı bulunur. İnsanlarımız E-Ticaret ile henüz yeni yeni tanışıyor. Türk halkı biraz manipülatif yapıya sahip. 1 liradan ürün listeleyin, o ürün gerçekte 5000 lira olsun. 100 kişiden 80 tanesi sipariş verir. Bu 80 tanenin çok büyük kısmı "bana ne ben bu fiyattan aldım göndereceksin" ciler. "Siparişi sen iptal et o zaman bana ne" ciler. Ceza yiyeceğinizi biliyor, teknik hata olduğunu biliyor ama sizi öldürmek için elinden geleni yapıyor. Bu insanı kurallar ile egale edemezsiniz.
Hemen her konuda cümlelerin sonu toplum yapısına geliyor. 5 ürün sipariş edip deniyor, birini alıyor dördünü geri gönderiyor. İç çamaşırı deneyip gönderen insanlar var. Bunun iade olmayacağını bilmeyen insanlara kurallar ile bir şeyleri öğretemezsiniz. Ama yavaşlatabilirsiniz. Bunu sorgulayacak ve uygulayacak bir yapı henüz yok. 10 yıldır potansiyel göremedim şahsen...