Geçmişten dersler çıkarabilmek önemli bir kazanımdır ancak geçmişe saplantılı şekilde atalarımızı veya dini kişilikleri örnek alarak yaşamak yaşamı boşa harcamaktır. Konuyla doğrudan bağdaşmadığı düşünülebilir ancak benim Atatürkçü düşünce sistemini benimsememdeki yegane sebeplerden biri de budur. Çünkü yalnızca dinler veya saplantılı fikirler değil birçok ideoloji de yerinde saymayı öğütler. Evet, birçok ideoloji o dönemin koşullarına göre harikulade bir felsefik yaklaşımın sonucu kaleme alınmıştır ancak günümüze entegre değildir. Çağ ilerlerken, her şey değişirken yüzlerce yıl öncesinin adetleriyle veya fikirleriyle o fikrin üzerine hiç koymadan yaşamak ahmaklık olur.
Atatürk'ün bu konuda söylediği söz çok hoşuma gidiyor. "Eğer bir gün sözlerim bilim ile çelişirse; siz bilimi seçin". Çünkü Atatürk kendi çağının çok ötesinde bir lider olduğundan zamanla kendi bazı düşüncelerinin bile geliştirilmesi gerekebileceğini, bilimin her anlamda yolumuzu ışıl ışıl aydınlatan bir harita sunacağını biliyor. Egoist ve dünyanın tanrısı olduğunu sanan salaklar gibi kendine binlerce yıl sonra bile imrenilsin istemiyor. Fikirleri yaşatılsın ve geliştirilsin.
Atatürk'ü gerçek anlamda anlayabildiğimiz vakit, birçok konuda rehberi kendimizde ve bilimde bulacağımız kesindir.
Çok güzel yazdınız hocam.
Bilimden başka insanın kurtarıcısı yok