eslao adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Varlıklının alım gücünün elinden alınması ağlamasına neden oluyor olabilir mi? Örneğin ben depoyu doldururken önceden pompaya bile bakmazken, şimdi diş macunu bile alırken neden 50 kere düşünüyorum, benim alım gücüm nereye gitti? Fakir hep fakirdi, yine fakir, kaybedeceği bir şey yok. Orta direğin alım gücü elinden alındı, bundan ağlıyor olabilir miyiz? Azdan az çoktan çok gittiği için de olabilir tabii.
Alım gücünün, paranın değerinin düşüşü ile eleştiri yapmak tepki göstermek ayrı bir şey kendi kazancın hem TL bazında hem de DÖVİZ bazında her yıl yeni düzenli yatırımlarla artıyorken buna rağmen ne yapacağız ne olacağız bittik, öldük biz demek ayrı bir şey. Sat kapat git abi yazık günah değil mi ne diye zararına çalışıyorsun dedin mi veya Maliye hayırdır siz nasıl iflas etmiyorsunuz dese yağımızda kavruluyoruz oluyor hemen.

Bu son sürecin en çok orta kesimi zedelediği konusunda size katılıyorum. Fakat ekonomiye politikanın doğru ve yanlışlardan ayrı bakacak olursanız ülkemiz içerisindeki bizim gibi orta direk insanlar için 20-25 yılda bir gerçekleşen kaçınılmaz son. Hiç kimse, kimseye daha iyi ihracat yapamadan daha fazla ithalat ile daha refah, daha kaliteli hayat yaşasın diye sürekli finanse etmek istemez. Her ülke de orta direk ekonominin temel taşıdır. Fakat orta direk alım gücü arttıkça artan tüketimine, refah ve yaşam kalitesine oranla, iş kalitesi ve uluslararası ekonomiye katkısı da aynı oranda artmaz ise kimse uzun vadeli dolgun ve iyi şartlar için Türkiye'ye para getirmez, yatırım yapmaz veya borç vermez. Türkiye'nin döviz cinsinden alım gücünün artması ile artan tüketime bağlı olarak ihracatı da aynı oranda artsa sorun olmayacak. Fakat zenginleştikçe aynı oranda faydamız artmıyor. Bu sanıldığı gibi sadece her hangi bir yaş grubu veya ideolojik grup ile de sınırlı değil. Aynı yazılım bölümünde okuyan Boğaziçili öğrenciler bile Hamburg'daki yaşıtları ile aynı donanım üzerinde çalışılan yazılım yarışmasında 8-0, 10-0 gibi yenilebiliyorlar. Bu birde Boğaziçi üniversitesi ülkenin en zor girilen ve en özel okullarından diğerleri ile girsek sonuç nasıl olacak.

Düşünün Nato veya Ab veya veya IMF veya Birleşmiş Milletler açısından. Türkiye bölgenin Japonyası veya Almanyası olabilseydi bu hem Avrupa birliği için hem Abd için nasıl bir imkan ve rahatlık olurdu tahmin edebiliyor musunuz? Tabi solcumuzda, sağcımızda olur mu herkes bize düşman biz gelişirsek onlar kaybeder düşüncesindeyiz, yani biz başarısız değiliz de onlar çok kötü niyetli. Türkiye kendi çapında nitelikli, gelişmiş ve refah bir süper güç olabilseydi orta doğuda zorunluluktan kötünün iyisi ve ciddi bir güç, gaz zengini diye alttan alınan ve yine eskisi gibi öncelikli olarak Askeri Güç ile yavaş yavaş bölgeyi komple yutmaya çalışan totaliter Rusya'ya karşı bu nasıl bir koz olurdu kimse düşünmek istemiyor.

Abd, potansiyel başarılarını - verimliliklerini tahmin ederek Almanya'yı ve Japonya'yı enkaza çevirdiği gibi bugünlere gelmesini de sağladı. Aynı Abd'nin Yunanistan ve Türkiye'de kalkınma ve desteklenme programında yer almasına rağmen aynı nitelikli yatırımı alamaması ve aynı başarıyı elde edememesi Abd'den mi kaynaklanıyor Yunanistan ve bizim toplum olarak yanlışlarımızdan mı kaynaklanıyor?