Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ufak bir olayla özet geçmek istiyorum.

Örneğin ben birisine, önce manevi sonra maddi anlamda her şeyimi haram ettim.

Arkadaşıma bir kitap verdim diyelim o kitap sadece bende var ve bu kitap akademik bir başarı elde etmenin tek yolu.

Arkadaşım o kitabı da hakkımı helal etmediğim kişiye vermiş ve o da bir başarı elde etmiş. Benim rızam veya gönlüm olmadan.

Benim kitabım sayesinde benim çalıştığım kuruma atandı ve altımda çalışmaya başladı.

Benim kitabım olmasa geçemeyecek ve son şansını kaybedecekti. Bunun kazandığı yerde, bunun atandığı yerde de benim hakkım yok mu?

Olayı bu şekilde özetledim varsayın.. Herkesin başına farklı şeyler gelmiş olabilir. Teşekkürler!
Senin o atandığı yerde hakkın yok.
Sen kitabın yazarı değilsin kitabın mülk sahibisin.
Sen kitabı arkadaşına bağışlamışsın artık kitapla senin bağın yok.
Kitap senin mülkün değil. Bir mülkü bağışladığında sadece bağışladığın kişiye hakkın geçer.
Senin hakkın arkadaşına geçmiş.
Arkadaşın da artık o kitabın sahibi olduğu için senin sevmediğin kişiye bağışlamış arkadaşının hakkı da o kişiye geçmiş.
Buradan sana haram edebileceğin bir hak çıkmaz.
Senin mantığına göre bir adama bir ustalık öğrettiğinde onun yetiştireceği tüm çıraklar da sana borçlu mu kalır?
Ustanın ustasının ustasından helallik mi alacak insanlar?
Siz bu kişi ile ilgili takıntıya sahipsiniz anladığım kadarı ile.
Bu kişiye daha önceden doğrudan ettiğiniz yardımlar, sağladığınız ayrıcalılklar harcadığınız emekler varsa bunları haram edebilirsiniz.
Ama bir adama dolaylı yoldan ulaşan faydalarınızdan hak sahibi olmazsınız.
Ben arkadaşıma destek olmak için 500 lira para verdim, o da bir dilenciye 5 lirasını sadaka olarak verdiğinde dilenciye benim hakkım geçmiş olmaz.
Ben bir arkadaşıma bir apartman bağışlasam ne yaparsan yap desem o da bu apartmanı satmayıp kiralamayıp vakıf haline getirip imarethane yapsa o imarethanede yemek yiyenlerin benden helallik alması gerekmez. Ben o apartmanı şartsız bağışlıyorum alan kişinin ne yaptığı onu bağlar.
Sen de kitabı arkadaşına şartsız bağışlamışsın.
Eğer o kitap o sınavı kazanmanın tek yolu ise o kişi sana değil arkadaşına karşı borçluı kalır.
Bu kişinin atandığı yerde senin hakkın yoktur ama arkadaşının hakkı vardır.

Ayrıca insanın ameli niyeti kadardır.
Bir insana hakkının geçmesi için ya senin hakkını senden habersiz ya da zorla çalması ya da senin ona iyilik olsun diye allah rızası için bu haktan vazgeçmen lazım.
Niyetsiz hiç bir ibadet olmaz.
Sen bu kitabı o adama yardım olsun niyeti ile vermediğin sürece kazara veya dolaylı şekilde bu adamın eline geçmesi ve işine yaraması sana karşı bir hak doğurmaz.
Yoksa öbür dünyada dolaylı yoldan faydalı olduğun adamlardan hak arayacağım sanırken sana dolaylı yoldan faydası olanların hakkını ödeyemez hale gelirsin.
Çünkü senin hayatta yaptığın dolaylı hayır ile faydalandığın dolaylı hayırları kıyaslayamazsın bile.
Mesela seni şu anki görevine atayan müdürü atayan genel müdür ve onu da atayan müsteşar ve onu atayan bakan ve onu atayan... diye giden tüm adamlardan helallik alman gerekir.
Adam çalışmış sınavı geçmiş.
Sen dolaylı yoldan gerçekleşen faydadan hak çıkarmaya uğraşıyorsun.