Başınız sağolsun hocam, çok üzüldüm. Maalesef hayat pahalılığından en çok etkilenen kesim bizim gibi Alt taban kesim oluyor. 200 lira ile markete gidip biraz mutfak malzemesi ve çocuğa biraz atıştırmalık alınca cebimizdeki para yeter mi endişesi ile yaşıyoruz. Ki 3-4 ay öncesine kadar 200 lira ile insan markette gittiğinde en azından bir şeyler alabileceğini biliyordu. Şimdi ise sadece 5 litre yağ 140-150 TL. Bizleri bu hallere düşürenler utansın diyecem de, utansalar bu hallerde olmazdık zaten...
Ama bunun çözümü intihar değil tabii, Senin olmayan bir şeyi senin almaya hakkın yok. Taşıdığımız can bir emanet ve bir imtihan dünyasında yaşıyoruz. Dini açıdan bakmazsak ise geride kalanları/ kalacak olanları düşünerek mücadele etmek lazım.
Seni büyütüp bu yaşa getiren Anne- babayı
Yalnız ve bir başına bıraktığın eşini.
Muhtaç olduğu anda yanında olamayacağın çocuğunu, sevdiklerini, sevenlerini....
Umarım bu tarz haberler bir daha duymayız diyecem de maalesef duyacaz. Çaresizlik öyle kötü bir şey ki yaşamayan bilemez. Ev sahibinin kira için kapıya dayanması, eşinin istediklerini alamamak, faturaları ödeyememek, sosyal ve Aile ortamında parasız olmak, parasız olduğun için en yakınlarından bile değer görmemek, değer görmemekle birlikte eşinin ve çocuklarının da değer görmemesi-değersizleşmesi, boşuna yaşıyor hissiyatı, geleceğe dair bir umut görememek, sorumlu olduklarının sorumluluklarını yerine getirememek çok koyar insana.. Ve maalesef her insan bunu kaldıramıyor.. Ülkeye ciddi bir ücretsiz psikolog desteği şart ama Aile Bakanlığı uyuyor...
Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir..