öncelikle ilk gözüme batan şu söz, ben buna katılmıyorum. dünya değişti, şuan hitabeti iyi olan ve düşünebilen herhangi biri toplumda dikkat çekebilir. aynı şekilde düşünemeyen ve diploması olan kişi de ses çıkarabilir, düşünemeyen ve iyi bir tipi olan kişi de. dolayısıyla ses çıkarabilmek için okul okumak mantıklı gelmiyor.
çevremde okuyup iyi maaş alan kimse yok, bizim ailede çok fazla memur ve okumuş olmasına rağmen kimse güzel bir hayat yaşayamamış. hayatları boyunca çalışmışlar ve daraldıklarında dua edip bir gücün onları kurtarmasını beklemişler. o güç hiç gelmemiş ama bizimkilerin ömrü bitmiş. bu insanlar yoksulluk sınırının altında çalışıp, bunla tatmin olmuş. benim savunduğum şu, eğer okuyorsam; bu insanlar gibi olmamalıyım. bana dünyayı, olmadı ülkemi en kötüsü şehrimi gezme imkanı vermeli. o her kimse, beni hayata 9-5 çalışmam için göndermedi değil mi?
ben buraya başka bir söz bırakayım, bana ait.
(türkiye'de) okumak, başkalarının hayallerini gerçekleştirme yolunda attığınız ilk adımdır.
bu arada yurtdışında da okumak o kadar gerekli değil, 4-5 senedir yurtdışında olan bir abim; microsoft'ta çalışıyor. diplomasıyla değil, kendisinin öne çıkan özellikleriyle.
okuyup pişman olma dönemi, 1980'lerde kaldı sanırım. çünkü şuan okumayıp pişman olanlar pek ortalıklarda değil.
"beni hayata 9-5 çalışmam için göndermedi değil mi?"
demişsin dostum da, ama emin ol kendi işi olan adamlar çok daha fazla çalışıyor. Milyar dolarlık firmalarla calısıyorum, herkes tatilde iken bile firma sahipleri şirkette, her sabah işin basında, geceye kadar. Yani farklı fikirdeyiz ama iki fikrde de istisnalar var, önemli olan işin sonunun nasıl baglanacagı, iyi gelirli, refah düzeyi yüksek, saygın insanlar olabildikten sonra, geçmişteki yolculugun önemi yok