Açıkçası insanları okumamaya teşvik etmek istemem. Fakat bunun iki opsiyonu var. Bazı insanlar gerçekten okumayı, araştırmayı ve kendini geliştirmeyi ya yapamıyor ya da yapmıyor. Bu karakterdeki insanların okullara giderek sosyal çevre edinmesi, zoraki de olsa bilgi ile donatılması bence önemli. Ama şahsen kendime bakıyorum da bana okul yetmiyordu. Lisede ve iki yıllık üniversitede "Bu okumaz, bari meslek sahibi olsun." dedikleri Otomasyon bölümlerindeyken kendi ödevlerimi geçtim herkesin ödevlerini ücretli ya da ücretsiz (burası önemli değil.) yapardım.

Hemen herkes bana aptal muamelesi yapardı. Fakat ben her yeni bir ödeve giriştiğim de farklı şeyler keşfederdim. Ya da hiç bir şey olmasa bile malzeme almaya gittiğimde malzemeciyle, ödevde tıkandığımda sorduğum kişilerle samimiyet kurar çevre edinirdim. Mesela şuan otomasyon ya da mekatronik ile hiç ilgilenmiyorum. Dijital Pazarlama Uzmanlığı yapıyorum. Kendime uzman diyorum çünkü ustam vardı ve yıllarca çıraklık yaptım. Velhasıl şuan resmiyette lise mezunu olarak görünüyorum ama reklam ajansım var. Çocukken fikirlerine çok değer verdiğim arkadaşım reklamcılık alanında yüksek lisans yaptı fakat benim şirketimde beraber çalışıyoruz. (Burada kesinlikle küçümsemiyorum inanılmaz fikirleri var.) Okul kendisine inanılmaz yetenekler katmış. Fakat o da benim akademisyen halim. Yani işin özü okumak ya da okumamak değil. Kişinin kendi karakteri ve hayata bakış açısı. "

İkimizi de baktığımızda aynı yerde para kazanıyoruz fakat. Kendisi abiyane bir tabir ile mürekkep yalamış ve Türkiye'nin "Reklamcı" dediği üstatlarımızdan eğitim almış. Bende piyasada müşterileri analiz ederek kendimi geliştirdim. Bu tür konular inanılmaz ince konular. Mesela ben lise 3 okuyan erkek kardeşime şunları söyledim;

"Abim iyi bir futbolcusun dilersen futbol kariyerinde sana dijitalden ya da fiziksel olarak neye ihtiyacın varsa destek olabilirim.
İkincisi iyi bir online oyuncusun e-spor camiasında yine neye ihtiyacın varsa planlar ve sana abin olarak maddi manevi destek olabilir hatta seni birkaç takım kurucusuyla tanıştırabilirim. Üçüncüsü kendi mesleğim olan dijital pazarlama alanında ilgini çeken konuyu beraber keşfedebilir ve o alanda gelişmen için sana yardımcı olabilirim. Dördüncüsü ders çalışmak istersen ya da diğer üç seçenek içerisinde istediğin alan yoksa senin için gerekli ortam ve şartları sağlar güzel bir akademik kariyer almana yardımcı olabilir. Son olarak senin tüm bunlar dışında bir isteğin merakın ilgin varsa o konuda eksiksem bile bize yardımcı olabilecek birilerini bulur fikir alır ve yine senin için yapabildiğim her şeyi yaparım. Ama sakın ola ki üniversite sınavının son çare olduğunu düşünüp korkarak ya da strese girerek lise ve geri kalan hayatını korkarak yaşama."

Benim mantığım genelde bu şekilde. Fakat ne olursa olsun kişi ilgi duyduğu şeyde kendisini çok ciddi geliştirmek zorunda. "Şu işte efsane para varmış." mantığıyla okul bırakılmaz. Ya da "La bu sanayiciler efsane para kazanıyor." mantığıyla sanayiye girilmez. Sanayicilikte çok para olabilir. Fakat dükkan sahibi çoğu sanayici arabadan inip forma giyip yağın kirin içinde çalışıyor. Ya da kara kışlarda soba başında ısınmaya çalışıyor. Bir iş size para kazandırmasa da mutlu olup araştırmaya devam edebiliyor musunuz? Buna bakmak lazım.

Tam hatırlayamasam da genç kardeşlerime şu bir öğüt ve ders olsun. Çok ünlü bir online platform sahibi bir gecede milyon liralık satış gerçekleştirdiğinde bütün haber siteleri bakın teknoloji bu işte bir gece milyon lira diyerek haberler yaptı. Fakat kurucu medyaya şu sözü söyledi. "Biz bir gecede milyon lira kazanmak için 365 gece çalıştık." anlayana, anlayabilene...

NOT: Lütfen bu tür konularda genelleme yaparak bilgi ve fikir vermeyiniz. İnsan karakterleri çok değişkenlik gösterir. İstese de bazı şeyleri göremeyen, düşünemeyen ve anlayamayan karakterler ve beyin yapıları mevcut. İnsanların hayatlarını karartmayın. Her beyin kendine uygun bir yaşam izlemeli. Siz sadece fener tutucu olun...