Ne yazık ki ne ben onların gerçekten arkadaşıymışım ne de onlar benim. Yaptığımız canım sıkıldı, yanımda kimse yok veya 101'e dördüncü lazım, yardıma ihtiyacım var gelmezsen profesyonel çözümler ile masraf yapmak zorunda kalırım gelir misin, yada bir şeyler yiyelim içelim sana bir şey ısmarlayayım geleyim mi? Ben bir de Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite tedavisine başladım psikiyatrist ile birlikte ilaç desteği ile. Eskiden onlar işten çıktığımda, izinde evde olduğumda aradıklarında resmen can sıkıntısından gel dediklerinde haz ile saçma sapan bir şekilde gittiğimi farkettim. Yani onlar çağırayım nasıl olsa gelir. Bende gideyim ne olacak değişiklik olur düşüncesindeymişim. İlaç tedavisine başladığımdan beri yavaş yavaş istemediğim, mantıklı olmayan şeylere hayır diyebildiğimi görünce ne benim için onların ne onlar için benim bir önemim kalmadı.
Bunu birbirini sevdiğini iddia eden sevgililer ve evlilerde yapıyor çok üzücü. Karşısındakine sürekli bir şeyi dikta ettirmeye, yaptırmaya çalışan insanlar birbirlerini sevdiklerini iddia etmemeli. Bir kişi eş veya arkadaş olarak birini gerçekten seviyorsa, karşısındakini kendi mutluluğu için yönlendirmeye çalışmamalı, karşısındakinin mutluluğundan mutlu olmalı.
Bir de psikolojik olarak şöyle bir paradoksta var. Bir kişi art niyetle de size zarar vermek isterse yapması gereken şey bir iyilik yapıp bir veya birden fazla kötülük yapmak. Trafikte, tanıdığınız insanlar arasında sizi sadece kendi menfaati için arayan, soran veya size agresif - negatif şeyler yapan insanlara karşı en pasif insan bile bir süre sonra istemsiz savunma pozisyonunu güçlendirir. Kendimize küfür eden birine seni seviyorum, tamam haklısın demeyiz. Fakat bize bir iyilik yapan biri, bir kötülük yaptığında ardından tekrar bir iyilik yaptığında ne yapacağımızı şaşırıyoruz.
Bu akrabalar, insanların yaşadıkları veya doğdukları memleket gibi yerlerde de çok yaygın bir sorun. Şehirde tanımadığın insanların arkandan demediklerini köyde, yaşadığın şehirde akrabaların - tanıdıkların diyebiliyor. Tabi genel yaygın olan problemin ben art niyetten ziyade aşağılık ve üstünlük kompleksinden ve kontrolsüz samimiyetten kaynaklandığını düşünüyorum. En yakınlarımız ile birlikte sürekli kim kimden daha başarılı, kim daha iyi, daha manevi ve maddi olarak güçlü karşılaştırması ile yaşıyoruz.