İnsan gelişimini tamamlamadan doğar. Diğer memeliler ve hayvanlar hayata hazır başlarlar. İnsan yavrusu hayata son derce savunmasız ve gelişimini tamamlamadan başlar. İnsan yavrusunun adım atabilmesi için 1 sene ergenliğe girmesi için 10 sene gerekir. Oysa memelilerin çoğu 1 yaşında ergenliğe girer ve üremeye başlar.
Hayata bu kadar savunmasız başlayan insanoğlunun en büyük ihtiyacı kendini güvende hissetme ihtiyacıdır. Çünkü doğada kendini savunmak için hemen hemen hiç bir silahı olmayan, hayata son derece savunmasız başlayan bir canlı türüyüz.
Bu güvende hissetme ihtiyacı çok güçlü bir ihtiyaç ve din insanların bu ihtiyacını gideren bir kurumdur. Din insanlara ölümün bir son olmadığını söyler ve ölüm korkusunun getirdiği stresi azaltır. Ayrıca hayatın kader ismi ile önceden planlanmış bir sınav olduğunu iddia ederek doğadaki eşitsizliğin getirdiği stresi azaltır.
İnsanlar neden gençken dine çok yakın değilken yaşlandıkça dindarlaşırlar dine daha sıkı sarılırlar? Çünkü ölüm korkusu gelir, stres artar, özellikle dünyevi işlerden emekli oldukça can sıkıntısı,i bunalım ve korku düzeyi yükselir. Ve insanlar yaşlandıkça bu stresi yönetmek için kendilerini daha iyi hissetmek için dine sarılırlar.
İmanlı insanlar daha uzun yaşarlar. Çünkü din stresi azaltırken bir ibadet rutini ile aktivayonun devamını sağlar. Yapacak hiç bir işi olmayan insanlar için namaz günde 5 defa egzersiz ve meditasyon yapmaktır. Namaz huşu ile kılınırsa, tespih huşu ile çekilirse aslında iyi bir meditasyon halidir. Aynı zamanda namaz abdest ile günlük temizlik rutini oluşturur ve namazdaki oturma eğilme oturma kalkma pozisyonları bir çeşit yoga gibi eklem sağlığının devamlılığını sağlar.
Yani din faydalı bir konudur. Eğer inanabiliyorsanız hiç imanınızı sorgulamayın. İnanmaya devam edin. Yobazlaşıp başkalarının dini ile uğraşmayın ama kendi dini pratiklerinizi inanıyorsanız uygulayın.
İnsanların çoğunun bilime değil dine inanmak istemelerinin asıl nedeni bilimin hiç bir zaman dinin verdiği güven duygusunu verememesidir. Bilim şüphe üzerine kuruludur, şüphe üzerine yaşayarak güven hissi elde edemezsiniz.
Ben kendi inancımı ya da inançsızlığımı kimseye aktarmaya çalışmam. Çünkü her insan farklı şekilde mutlu olur farklı ihtiyaçlara sahiptir. Huzur şu dindedir bu dindedir diye misyonerlik yapanları da sevmem. Çünkü bütün dinler o dine inanana huzur verir. Ama inanmayana huzur veren tek şey vicdanıdır. O yüzden insanları dinlerine imanlarına ya da inançsızlıklarına göre değil vicdanlarına göre yargılarım.