Din sadece bir inançtır. Ötesi yok. İnanırsınız veya inanmazsınız. Yaratıcının varlığı ve yokluğu kanıtlanamaz. Bu yüzden yaratıcı var mıdır sorusu saçma bir sorudur. Felsefik anlamda saçma. Bu yüzden bu soruya vereceğiniz yanıtın da bir anlamı yoktur. Aynı şekilde bir insanın tanrıdan mesaj getirdiğini iddia etmesine de isterseniz inanırsınız isterseniz inanmazsınız. Ne o bunu kanıtlayabilir ne de siz onun tanrıdan vahiy almadığını kanıtlayabilirsiniz. Bu gibi konularda pragmatik olmak mantıklı olabilir. İnanmayıp da boşluğa düşecekseniz inanın. Daha kolay bir hayatınız olur. Hiçbir şeyi sorgulamadan yaşar gidersiniz. İnanmamak sizi araştırmaya yöneltecekse ve kendi gerçeklerinize ulaşmaya çalışacaksanız inanmayın. Ben inanırken ayda 1 kitap okuyorsam şimdi 6-7 kitap okuyorum. 2500 yıllık felsefe tarihini hatmediyorum. Karşılaştığım düşüncenin yüceliği karşısında irkiliyorum. Eskisinden daha rahat içim. Ölünce ne olacağım kaygısı yok. Hiçbir şeye karşı yükümlü hissetmiyorum kendimi. Kendi kendimin efendisiyim. Köle değilim. Özgürüm. Özgürlük her insanın isteyebileceği ve kaldırabileceği bir şey de değildir. Din bunun için icat edilmiştir. Hakikati arayamayacaklar için haptır. İnanmama yolu zordur. Boşluklar içerir. Bu boşlukları 1500 yıl önce sizin için dolduran biri de yoktur. Siz doldurmalısınız.