Yaşamış olduğun şeyleri sorguluyor olabilmen takdir edilesi. Ancak topluluğun inanış biçimi senin inanışını etki ediyorsa biraz da popülizme mağruz kalıyorsun diye düşünüyorum.
"Kaçın Müslümanlardan, sığının İslam'a" diyor İkbal.
Siyaset dünyevi bir ilimdir. Laik idare, laik idareyi idare edemeyenler, edebilenler, topluluğu yönetenler bunlar siyaseti kapsayabilir. Ancak bunlar dünya işleri olduğu için asıl tenezzül edip sorgulaman gereken noktalar bunlar değil. Çünkü bu alanlardaki insanlar riyalarıyla tanınırlar. Buradaki insanlara göre inancını şekillendirirsen ziyadesiyle sıkıntı yaşarsın. Çünkü buradaki insanlar hayatlarını din ilmine adamış insanlar değil.

Ben de bu konularda vaaz verebilecek bir ilme sahip değilim ancak bildiğim şeyler şunlar, hemfikiriz ki inancımız olmadan dini yola çıkabilmek ve kendimizi gidecek olduğumuz yere hazırlamak mümkün değil.
Bu inancı oluşturabilecek bahaneler bulamıyor olabiliriz, ama gördüğünü sandığımız şeyler bu inanca zarar vermemeli. Mevlana'yı düşünelim, İmam Gazali'yi, Yunus Emre'yi. Bu insanlar yaşamları boyunca dini ilimle uğraşmışlar ve hayatlarını buna adamışlar. Bu ilim üzerine de bir cümlelerinin tefsirleri için günümüzde cilt kitaplar yazılabilecek düşünceler üretmişler. Şimdi biz ne yapıyoruz? İnternet üzerinden bu insanların yazmış olduğu cümleleri bulup kendimize göre bu cümleleri tefsir ederek inançlarımızda buhranlar buluyoruz. Bir ömür bu ilim için kafa patlatan birilerinin bir cümlesini 1 dakika bile düşünmeden yargılıyor, o da yetmiyormuş gibi haşaa Mevlana gibi bir şahsiyet için affınıza sığınıyorum eşcinsel bile diyebiliyoruz. Bir ayeti okuduğumuzda derhal; "ama orada o doğmamıştır, doğurulmamıştır" diyebiliyoruz. Bunu tefsir etmek bu kadar kolay olsaydı bu mushaf direk gökten indirilerek kitap şeklinde dağıtılamaz mıydı? Bir kere şunu unutmamalıyız, "Allah insana insandan tecelli eder, kitaptan değil". Bu böyle olmasa peygamber gelir miydi?

Neticeye gelecek olursak benim tavsiyem şudur, bu ilim kendi kaynaklarımızla özet cümleler okuyarak yorumlanabilecek bir ilim değildir. Kur'an-i Kerim bir mektuptur. Siz ailenizden birine bir mektup yazarken bazı kimsenin bilmediği konulardan bahsederseniz, mektubu okuyan 3ncü kişi bu konuyu idrak edemez. Kur'an-i Kerim'i kim anlayabilir? Mektubu yazanla arası iyi olan anlayabilir. Aranızın iyi olması için bir ömürü bu ilime adamak zorundasınız. Ya da bu ilime adayan insanların söylediklerine itimat etmek zorundasınız. Bu da bir teslimiyettir aynı zamanda.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/del...lar/87784.html

Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Saygılarımla