Vitruvius adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tekrar söylüyorum, Yanlış bilgi verdiğini kırmadan anlatmaya çalıştım ama anlamadın. Neden şu konular karşılıklı saldırıya dönüşüyor anlamıyorum. Nedir bu hazımsızlık bu ters saldırgan üslup. Bi de tanıyormuş gibi "hiçbir bilgin olmadan" ibaresini kullanmışsın.

Kuran'ı Kerim'i kaç kez okuyup bitirdiğimi anlatsam anlamazsın.
Ayetler başından sonundan kırpılarak anlam çıkarılmaz sebep sonuç ilişkisine dayanır desem anlamazsın.
Sana o ayetleri nasıl anlaman gerektiğini, dahası yanlış yorumladığını anlatsam anlamazsın.

O yüzden boşver, senin yolun sana, benim yolum bana...
Birde beni tanıyormuş gibi " şunu desem anlamazsın, bunu desem anlamazsın. " bana bir şey diyebilecek bir bilgin olduğunu düşünmüyorum. Alıntılama dediğim halde, rica ettiğim halde bilgin olmadan fikir beyan ediyorsun. Başını sonunu tefsirini anlamını mealini hatta sahih hadisler ile ne gibi olaylar için hangi ayetlerin nazil olduğunu bilecek kadar bilgim var. Anlamazsın bilmezsin diyerek cehalet örtülmez. Bana ayetleri nasıl anlamam gerektiğini öğretmeye kalkıyorsun birde, Kuran apaçık bir arapçadır, bununla ilgili de birkaç ayet var ve o ayet bükücü modernistlerin siz anlamıyorsunuz aslında böyle demek istiyor ile başlayan cümleleri ile göz boyamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

Kaç kere okudun ne anladın beni ilgilendirmiyor, okuduysan bana okumadın sonuçta. Öyle bir ayet yok dedin mi ? dedin. Var mıymış ? sayamayacağımız kadar çok varmış. O yüzden bence benimle iddialaşma. Sadece savunma için falan değil, bildiğin saldırı, fetih, ganimet elde etme, inkarcıları katletme, onlar ile yapılan anlaşmaların bozulması talimatı, din Allah'ın oluncaya kadar savaşıp öldürme üzerine sayısız ayet var. Sadece size sataşanları öldürün denmiyor, gayet anlaşılır şekilde saldırın ve ele geçirin, ganimeti şu şekilde bölüşün diye talimatlar var. Beni Kureyza Katliamı konusuna girmek istemezdim ama bu olay sonrası gelen ayetlerde Ahzap Suresi 26 ve 27. ayetlerinde bu konudan bahsedilmektedir: "Ehl-i Kitap’tan onlara destek verenleri kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı; artık onların bir kısmını öldürüyorsunuz, bir kısmını da esir alıyorsunuz. Onların topraklarını, evlerini, mallarını, o zamana kadar ayak basmadığınız bir toprağı size miras bıraktı. Allah her şeye kâdirdir."


Tamam peki, hadi sen için rahat etsin diye barış, sevgi, kardeşlik, iyilik, güzellik, dostluk şeklinde yorumlamak istiyorsun, peki öyle yorumla. O zaman diğer bahsetmek istemediğim ve zaten tarihçi ve ilahiyatçıların üç maymunu oynadığı " Cemel Savaşı " ne için yaşandı? Sadece 6 Müslümanın öldüğü Hendek Savaşı sayfalar dolusu anlatılırken Hz.Aişe ile Hz.Ali'nin birbiri ile savaştığı ve Hz.Aişe'nin yanında savaşan cennetle müjdelenen 10 sahabeden 2si olan Talha Bin Ubeydullah ve Zübeyr Bin Avvam neden öldü? 6 kişinin öldüğü savaş dillerden düşmezken tam 18,000 müslümanın öldüğü, Halifeye kılıç kaldırıldığı ve cennetle müjdelenen kişilerin birbiri ile savaşmasına ne diyeceksin? Bak, mürted ve kafirlere ne yapılıyor ne emrediliyor hadi bilmiyoruz diyelim, peki Peygamber eşi ile Halife ne için birbiri ile savaşıyorlar ve ne uğruna? Dini yaymak için mi? Savunma için mi? Ne için? Bilmediğin konularda bence yorumda bulunma, bu tartışma uzar gider ve cevabını asla veremeyeceğin sorular birikir. Talkan ve Curcan katliamlarından girer, Halid Bin Velid ile Kuteybe Bin Müslim'e değinir sonra Muaviye ve Yezid ile devam ederiz, hiç gerek yok. Beni de cevapsız sorular yazdırıp boş yere linçletme yok yere. Aynen öyle, senin yolun sana, benim yolum bana.