Vitruvius adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
"Eğer herhangi bir dini inanca sahip değilim dersen bunu her yerde herkese söyleme, yanlış anlaşılmasın ama bu senin mürted olduğunu ve dinen öldürülmen gerektiğini gösterir, gerçi inanmayanlar ile cizye verinceye kadar savaşın yazan ayet var ama çoğu kişi bu emire uymuyor orası ayrı." Dostum Kuran'da böyle bir şey yazmıyor öncelikle buna açıklık getirelim.

Şayet sen inanan biriysen ve inanmayan kişiler inancından dolayı sana zulmediyorlarsa, hatta bu yüzden canına kastetmişlerse orada bu tarz bi düşünce anlayışından bahsedilebilir ancak. Kaldı ki bu, medeni kanunlarda bile "nefsi müdafaa" ismi altında yürürlükte. Öte yandan bir Müslümanın karşı taraf inanmıyor veya kafir diye öldürme hakkı yoktur hatta insani ilişkiler içinde iyi geçinilmesi de tavsiye edilmiştir.
Hiçbir bilgin olmadan benim bilgimi mi sınıyorsun? Sadece savaş ile öldürme ile ilgili hiç üşenmem 80-100 tane yazarım ama daha 1 tane bile ayet olduğuna inanmayan kişiye ben neyi anlatayım? Bilmiyorsan zaman ayır ve kutsal kitabını azıcık oku, öğren. Tevbe Suresi 29. ayete bak, Ali İmran 200. ayete bak, Tevbe Suresi 12. ayete bak, Din Allah'ın oluncaya kadar savaşın ayeti yani Enfal 39 onları bulduğunuz yerde öldürün emrinin verildiği Bakara 191 ve Bakara 193. ayetlere bak da biraz bir şeyler öğren mesela. Savaşılan kabilelerin mallarının ve canlıların* nasıl ganimet sayıldığı ve nasıl bölüştürülmesi gerektiği bile yazıyor. Böyle bir şey yazmıyormuş açıklık getiriyormuş, bilmeden yorum yapmak çok kolay. Tevbe suresinin ilk ayetlerine bak bakalım, inkar edenlere 4 ay müddet verildiğini gör. İnanmayanlara verilen ultimatomu gör. Eğer bilmiyorsan kimseyi yanlış yönlendirme, aç oku ve öğren, ondan sonra yorum yaparsın. Rica ediyorum tekrar alıntılama, senin bana katabileceğin herhangi bir bilgi veya verebileceğin bir cevap yok, benim gibi 4-5 sene tüm dinlerin tarihini kökenini eski ve yeni ahite hatta sümerlerde din'e kadar ezber et, ondan sonra oturur güzel güzel muhabbetimizi ederiz.

İnanan veya inanmayan herkesin Kuran okuması gerektiğini düşünüyorum. Ya inanmak için, ya neye inanmadığını görmek için ama bulunduğumuz coğrafya da bu neredeyse bir zorunluktur. İnandığı ve okumadığı halde ayetleri inkar edenlerin vay haline.


Haram aylar çıktığında, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın ve her gözetleme yerine onlar için oturup (onları gözetleyin). Şayet (şirkten) tevbe eder, namazı dosdoğru kılar ve zekâtı verirlerse yollarını açın/onları serbest bırakın. Şüphesiz Allah, (günahları bağışlayan, örten ve günahların kötü akıbetinden kulu koruyan) Ğafûr, (kullarına karşı merhametli olan) Rahîm’dir. (9/Tevbe 5)

Şayet antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa (ileri geri konuşup ayıplayıp yererlerse), o hâlde öldürün küfrün önderlerini. Çünkü onların yeminleri yoktur. Umulur ki (bu yaptıklarından) vazgeçerler. (9/Tevbe 12)
Kendilerine Kitap verilenlerden Allah’a ve Ahiret Günü'ne inanmayan, Allah ve Resûl’ünün haram saydığını haram saymayan ve hak (din olan İslam’ı) din edinmeyenlerle alçaltılmış bir şekilde elden cizye verinceye kadar savaşın. (9/Tevbe 29)
Ey iman edenler! Tedbirinizi alın. Gruplar hâlinde veya toplu olarak savaşa çıkın. (4/Nisâ 71)
Allah yolunda savaşın ve bilin ki elbette Allah (işiten ve dualara icabet eden) Semi’, (her şeyi bilen) Alîm’dir. (2/Bakara 244)
Hoşlanmadığınız hâlde savaş size farz kılındı. (Olur ki) hoşunuza gitmeyenler sizin için hayır, hoşunuza gidenlerse sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (2/Bakara 216)
Fitne/şirk sonlanıncaya ve din/otorite Allah’a ait oluncaya dek onlarla savaşın. Yaptıklarına son verirlerse zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur. (2/Bakara 193)
Şüphesiz ki sizin içinizden (savaşa çıkmayı) ağırdan alanlar var. Sizin başınıza bir musibet geldiğinde: “Onlarla olmadığım için Allah bana lütfetti.” der. (4/Nisâ 72)
(Öyleyse) dünya hayatını (feda edip) karşılığında ahireti satın alanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim de Allah yolunda savaşır, öldürülür ya da galibiyet elde ederse ona büyük bir mükâfat vereceğiz. (4/Nisâ 74)
İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler ise tağutun yolunda savaşırlar. (Öyleyse) şeytanın dostlarıyla savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi pek zayıftır. (4/Nisâ 76)
Allah yolunda savaş! Sen sadece kendinden sorumlusun. Müminleri (savaşa) teşvik et. Umulur ki Allah, kâfirlerin (müminler üzerinde baskı oluşturan) tazyiklerini engeller. Allah’ın baskısı da ibretlik cezalandırması da daha çetindir. (4/Nisâ 84)