@mcatakcin;
Kendinizi ve çevrenizi kandırmayı lütfen bırakın. Yanlışı, doğruyu sürekli olarak başkalarında aramayı lütfen bırakın. Kimseyi, kimseden üstün veya aşağıda görmeyi lütfen bırakın. Derdiniz amcanın ve ailesinin sorunlarını çözmek, yardımcı olmaksa adını, adresini teyitli bir şekilde bulup yardım etmek, çeşitli motokurye - araçlı market alışverişi sağlayan firmalar aracılığı ile erzak göndermekten veya iş bulmasını sağlamaktan daha faydalı bir çözüm olamaz.
Fakat kendimizi ve çevremizi kandırmaktan başka bir şey değil yaptığımız şey. Her fırsatta en kolayını, en güzelini, en fazlasını ben almalıyım, ben elde etmeliyim mottosu ile yaşayıp sonra başkalarına ah, vah demek kendimizi kandırmaktır.
@Mauser; Bizim gibi hataları başkalarında, başkalarının doğrularını kendimizde arayan toplumlarda normal yaşadığımız sorunlar. Kimse, kimseye kendisine verebileceği kadar zarar veremez. Emin olun başkalarının sizin hayatınızda sebep olduğu hata ve yanlışlar sizin kendinize yaptığınız hata ve yanlışlardan çok daha azdır. Hangi konumda, hangi statüde olursa olsun bir kişinin size karşı yapacağı yanlışlarda şikayetçi olabilirsiniz, konum değiştirebilirsiniz, irtibatı kesip - hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Fakat kendi kendimizi şikayet edip irtibatı kesemediğimiz için hep sorumlu arıyoruz.
Dünyada başarılarda, başarısızlıklarda, tarihte ortada belli. Kendimizi ve başkalarını kolay şekilde rahatlatmak yerine rasyonel - tarafsız bir şekilde empati ile düşünmeye çalışırsak gerçekten başarı ve ilerleme elde edebiliriz.
Benzersiz işler, süper şeyler yapmaya gerek yok. Yapıyormuşuz gibi kendimizi veya başkalarını da ikna etmeye çalışmamıza da gerek yok. Kime sorsak hata başkasında. Milyarderi içinde başkasında, siyasetçisi içinde, işçi içinde, beyaz yakalı içinde, memur içinde. Herkesin bir günah keçisi var...
söylediklerin doğru değil hocam.
çevremizde bizi çekemeyen insanların dedikodularından bahsetmiyoruz.
ülkenin kaynaklarını yanlış kötü niyetli politikalar ile yok edenlerden bahsediyoruz.
sen hayatın boyunca kendini eğitiyorsun para biriktiriyorsun ve tek bir adamın faiz takıntısı olduğu için senin saatlik ücretinin senin tasarruflarının değeri düşüyor. Herşeye %100 zam gelirken devlet gözünün içine baka baka enflasyon %19 diyor Ve zamları buna göre yapıyor. Seni fakirleştiriyor.
böyle videodaki gibi binlerce aile var hangi birine yetişebilirsin?
siyaset din diyanet milli duruş falan değildir bunların hepsi perdedir. Siyaset ülke kaynaklarının kime aktarılacağı meselesidir. Bu ülke kaynakları 20 senedir müteahhitlere aktarıldı,inşaat üzerinden büyümeye gidildi. Bugün de düşük faiz demek vatandaşın parası sanayiciye düşük maliyet ile aktarılacak demektir. İhracat artacak ama parayı sanayici kazanacak. Sanayicinin sponsoru yanında asgari ücretle çalışan garibanlar olacak. Ve bu işin sonunda da ışık görünmüyor. Çünkü ithalatın %80 i ara malı ithalatı. Yani herkes ithal arabaya telefona bilgisayara verdiği parayı yarı yarıya azaltsa hayat standardımız yarı yarıya düşer ama toplam ithalatımız %10 daralır. oysa tünel köprü yerine ithal ara mallarının %20 sini ülkede üretecek strateji ve teşvikler uygulansaydı hayat standardımız düşmezdi ithalat %16 daralırdı cari fazla vermeye başlardık.
yani bindiğin gemş batarken senin performansın ve kişisel doğrularının ve hatalarının önemi kalmıyor. Kendini iyi eğitmiş ve ayda 20 bin lira kazanan mühendis de fakirleşiyor. Eskiden maaşına 2 macbook alırken bugün 1 tane alabiliyor.
yani söylediğin yanlış. Hepimiz aynı gemideyiz ve kaptanın kötü yönetimş yüzünden gemi su alırken senin ne kadar iyi yüzebildiğinin bir önemi kalmıyor.