öncelikle, hakkımda söylediklerinden ötürü sanırım cevap hakkı doğdu. ben de şahsi düşüncelerimi paylaşayım.
bana göre de sen, hiçbir şekilde yeni bir fikre açık olmayan, hayatı 30 yıl geriden takip eden, zihninde yer edinen katı kurallar ve içi boş düşünce yığınları dışında hiçbir şeye hiçbir biçimde tahammül edemeyen, etrafında sadece seni onaylayan ve pohpohlayan insanlar görmek isteyen, en ufak muhalefet karşısında saldırıya geçen, geri kafalı yani kafa yapısı geçmişten gelen bir tipsin. sana bir şey anlatmak, idrak ettirmek, düşünmeni dahi tetiklemek imkansıza yakın. çünkü en doğruları sen bilirsin, senin dışında bi argüman sunuyorsa başkası, o hatalı ve yanlıştır. sen mükemmelsin çünkü. öyle sanıyorsun kendini ama boş, bomboşsun.
şimdi gelelim argümanlarına.
"
böyle bir eğitim sistemi dünyanın hiçbir yerinde olmaz "
sebep? sebep, beyefendinin canının öyle istemesi olsa gerek.
ben söyleyeyim sana nasıl olacağını.
toplum bilinci ve hukuk kurallarını, özellikle çocuk ve yetişkinlerin en çok ihtiyaç duyacağı, içinde kendilerini en çok bulacağı konular hakkında genişletilmiş bir biçimde eğitim sistemine yayarsın. hukuku, ceza sistemini sadece üniversitede hukuk okuyan öğrencilere vermek yerine, alınan kararların, yapılan işlemlerin, girilen süreçlerin bedelleri neler olur, hangi sonuçlarla karşılaşılır Türk Ceza Kanunu neyi ortaya koyuyorsa, tüm bunları " ihtiyaç duyulan kadar ", ortaokuldan itibaren anlayabilecekleri düzeyde öğrencilere yedirirsin. bu öğrenciler ortaokuldan itibaren, hemen elinin altında olan bilgisayar, telefon ve internet üzerinden ciddi anlamda suç teşkil eden konuları öğrenir ve hem bir yükümlülük olarak geri durur hem cezalarını bilerek geri durur. asıl, dünyanın hiçbir toplumunda sadece iyi güzel yetiştirmeyle sorunsuz bi sistem kuramazsın. bu sistemin içerisine muhakkak, yanlış yapılan durumlarda karşılaşılabilecek neticeleri realist bir biçimde verirsin ki, çocuk eğer iyilikten güzellikten anlamıyorsa en azından cezadan korkarak caydırıcı bi unsur oluşturduğun için bu tür konulardan uzak tutmaya alıştırır kendisini. herkes iyilik güzellikle sonuç elde ediyor olsaydı, dünyada refah düzeyi yüksek iyi eğitimli ortamlarda sorunsuz insan olmazdı. cezalar, yaptırımlar, bedeller, öğretilmesi gerekli konulardır. bunları akıl ve mantık dahlinde insanca sunarsın, ağzına vura vura döve döve değil. sen bunu yaptığın zaman da kimse sana " aaa çocuğuma tck yı öğretme aa " diye tribe girmez aksine teşekkür eder.
"
Cezaları arttırarak ve bu cezaları insanlara öğreterek suçun önüne geçilmez. "
suçun önüne geçilsin diyen kim? ha " suçlar azalmaz " diyorsan, kaynak yine keyfinin kahyası olsa gerek. yukarda açıklamasını yaptım uzatmıcam.
"
Türkiye'de cinayetin cezasının müebbet olduğunu bilmeyen var mı? "
peki bunu bilenler şu cümleleri kuruyor mu? 2 yıl yatar çıkarım, af gelir çıkarım.
yani sorun sadece bilmek mi yoksa aynı zamanda uygulanması mı? bunun kat-i suretle uygulandığı bi ortamda insanlar rahat rahat bu cümleleri kurup suç işlemeyi sürdürür mü yoksa adam akıllı mı davranır. onu da geçtim, ben diyorum ki çocukluktan itibaren nesilleri önemli toplumsal konularda hukuk bilinciyle yetiştirmek fayda sağlar. eğer o cinayetleri işleyenler, çocukluğunda bu hukuk eğitimlerini iyi kötü almış olsalardı, cinayet oranlarında düşme olur muydu, yarınlarına etkisi olur muydu o bilinçlerin bunu bi sorgula. olmasa bile, sen elinden geleni yapmış olur musun olmaz mısın, aldığın bu kararın bi zararı olur mu olmaz mı? zararı mı olur faydası mı olur? hepsini düşün, taşın, ölç, tart, biç öyle hüküm ver. sırf muhalefet olucam diye değil. söylemlerin gerçekten içi boş zira.
"
Diyorsun ki devlet herkesin adresini saklama görevini üstlenmeli.
Neden? Çünkü kötü niyetli biri buradan hasmının adresini öğrenip öldürebilir. "
kimlik, telefon, mail bilgileri şahsi bilgilerdir ancak adres bilgileri hayati bilgilerdir. hayati bilgilerinin yarın birilerinin eline geçmesi demek, hayatını başkalarının insafına bırakıyor olman demektir. sen kendi hayatından endişe etmiyor nolursa olsun kafasında yaşıyor olabilirsin ama birileri çoluğunun çocuğunun, ailesinin hayatından muhakkak endişe eder. onların adres bilgileri, kimlik bilgileri eline geçmemesi gereken kişilerde bulunmasın ister. gizli olsun, kafası rahat olsun ister. sanıyorum ki dünyanın en haklı isteğidir bu da. buna bile karşı çıkmak için 2 haneli iq dan daha azına sahip olmak gerek ön bilgisiyle devamına bakalım ne söylemiş beyimiz
"
Tüm posta ve kargoculuk altyapısını birileri bir birini öldürebilir paranoyası ile değiştirmeye milyonlarca dolar harcamaya niyetlisin.Ve bunu mantıklı bir işmiş gibi anlatıyorsun. "
öncelikle, 30 yıl öncesinde yaşadığın için günümüz teknolojisinde elde edilen veriler insanlara ne türlü zararlar oluşturabilir fikir sahibi değilsin. kimlerin kimlerle hangi seviyede sorunlar yaşayabileceğini, kimlerin hayatının tehlikeye girip kimlerin korku dolu geceler içinde uyuyabileceğini öngöremiyorsun çünkü hayata yalnızca kendi dar pencerenden, 30 yıl geriden bakmayla geçiyor ömrün. geniş düşünce diye bi kavramı dahi hayatında duyduğuna emin değilim. bu, paranoya konusuna cevaptı anlayana. gelelim posta ve kargoculuğa.
tek basit cevabı var : "
Bana ne? "
posta ve kargoculuk altyapısı, birilerinin paranoyaları yüzünden milyar dolar zarar edecekmişmiş. bana ne arkadaşım? isterse trilyon dolar zarar etsin, bana ne?
ben, yan komşumun hayatını güven içerisinde geçirip geçirmediğini önemserim. annemin, babamın, kardeşlerimin, sevdiklerinin huzuruna bakarım öncelikle. milletin cebine giren ya da çıkan tüm bu değerlerin yanında koca bir hiçtir. hatta ben bu ülkede cumhurbaşkanı olsaydım şayet, dilerlerse trilyon dolar zarar etsinler, en temel vazifem, Türk milletinin güvenli yaşam hakkını tesis etmek olurdu. benim önceliklerim kimin ne zarar edeceği değil, kimin ne zarar göreceği, hayatta kalıp kalmayacağı konusu.
bugün ahmet instagramdan tanıştığı elife kafayı takmış ve adını soyadını aratıp adresini bulmuş. ahmet gitmiş kapısında elifin bakkala çıkmasını beklemiş, elifi arabaya bindirip kaçırmış kolunu bileğini kesmiş, elif de senin kız kardeşinmiş. ne hissedersin, ne düşünürsün. paranoya mı? ihtimali %1 dahi olsa, paranoya değil realizmin kendisidir. realizm ile paranoya arasındaki farktan bihaber, kulaklarını gündeme ve yaşanan olaylara tıkamış her şeyi 30 yıl geriden takip eden birisin o yüzden anlamaman da normal, sana da kızmıyorum merak etme. devam edelim.
"
Ve bunu mantıklı bir işmiş gibi anlatıyorsun. "
bunca sözde hala mantık bulamadıysan sistemine bi update zamanın gelmiş görünüyor. devam.
"
Üstelik bir adam birini öldürmeye karar verdiyse adresi saklanınca bu adamı kurtarabileceğine inanıyorsun. "
sen olaya sadece öldürme olarak yaklaşırsın, ben olaya insanların huzur içinde güvenli yaşam hakkı diye yaklaşırım. tüm bu yaklaşımın içinde, birilerinin öldürülme ihtimali mevcut mu? mevcut. birileri birilerine kafayı takar ve o adamın adres bilgisine 2 saniyede erişmek isterse erişebilir mi? evet. kalkar adana'dan konya'dan sivas'tan gelir mersin'deki izmit'teki alanya'daki dilediğini bulur, kapısına çöker. ben bu ihtimalin yaşanmasını en aza indirecek tedbirleri alalım kafasındayken sana hala bana postacıları kargocuları anlatıyosun. anladık tamam, hayatınız para. ama yeter. bu, ciddi bir konu.
"
Hukuk eğitimin yok cezaların nasıl düzenlenmesi gerektiğini anlatıyorsun. "
ben bir Türk vatandaşıyım, Türk genciyim. Türk genci olarak vazifelerimin en temellerinden birisi toplum içinde güvenli bir yaşam hakkı tesis edilmesi için mücadele etmek, fikir sunmak, talepte bulunmak. bu taleplerde bulunurken hukuk eğitim almış olmam gerekmez, tck ' yı ezbere bilmem, kanunları yalayıp yutmam, kim kaç yıl yer hangi suçun cezası nedir ezberlemem şart değil. benim baktığım tek konu, benim ülkemde yaşayan insanlar hangi konularda daha fazla önlem alınırsa daha fazla huzur içinde yaşar, kendilerini daha güvende hisseder konusu. bu yüzden çocuk yaştan itibaren bu tür özel bilgi ifşaları ve dağıtımının suç kapsamında olduğu ve suçunun çok ağır olduğu bütün ülkeye öğretilmeli ve insanlar bu konuları araştırmaktan, yaymaktan, satmaktan, peşine düşmekten olabildiğince uzak durmalı konusu. ben burada 1 kişiyi dahi etkileyip bu yollara girmesine mani olursam bu benim ve ülkem için kazanımdır. haliyle bu cümleleri kurmak, isteklerde bulunmak, düzenlemeler talep etmek için hukuk eğitimi almış olma şartı görmüyorum ama gördüğüm tek şey var, bu konuda bile 30 yıl geridesin. herkes sussun, sen konuş.
"
Lojistik eğitimin yok taşımacılığı düzenlemeye kalkıyorsun. "
ben huzur ve güvenliğim için gereken ne ise onu söylüyorum. adres bilgileri kişilerin en mahrem bilgileridir. bu bilgilerin en gizli biçimde tutulması için bütün lojistik ağının sıfırdan yeniden inşası gerekiyorsa, onun da yapılması şarttır. milyarlarca dolar zarar edilecekse, edilsin umrumda olmaz. fazladan 1 kişi bile kendini geçmişe nazaran daha güvende hissedecekse, ben ona bakarım. o benim için kazanımdır. sistemler, her yeni güncellemeye kendisini hızlı biçimde uyarlamaya alışkındır. merak etme, lojistik firmaları da yapılacak yeni güncellemelere kendilerini adapte etmeyi bilir, onlar sen gibi 30 yıl geriden gelmeyeceklerdir.
"
Şehir planlaması eğitimin yok adreslerin nasıl düzenlenmesi gerektiğini söylüyorsun. "
adresler dileyenin dilediği gibi düzenlenebilir. ancak gizli kalması koşuluyla. işler yine bilindik adresler üzerinden devam ettirilir, a sokağının adı yine a sokağıdır ama bu sokak resmi belgelerde 1231231 rakamlarıyla ifade edilir. insanların kişisel verilerine ulaşılabilen, bunların kullanıldığı her mecrada bu bilgi şifrelenerek tutulur. sadece ihtiyaç duyan, ihtiyaç anında devletin sisteminden gerçek veriyi çektirir ve kullanır. bu kadar basit. ha bunu yazılıma dökmek kolay iş değil diyorsan, muhtemelen o da senin alanın değil haliyle idrak edemiyorsun yapılabilir şeyler olduğunu. o yüzden bu kadar ses yükseltme bla bla.
"
Eğitim Bilimi bilmiyorsun insanlara cezaların nasıl öğretileceğinden bahsediyorsun. "
buna sadece bıyık altından gülüp bir waow çekip geçiyorum. tartışmaya değmez.
"
Maalesef bu ülkenin asıl sorunu hiç bir deneyimi eğitimi bilgisi olmayan alanda düz mantıkla çözüm üretmeye kalkanlar. "
düz mantık, en sevdiğimdir. bak dümdüz nasıl mantıklar kurdum di mi. müthiş

tüh, sorun bizmişiz. keşke ülkede hep senin gibi zekaların kıymeti bilinse, değerlendirilse uçardık uçar.
"
Sonra o iş öyle olmaz deyince de evrensel kültüre katkı yapan büyük bir buluş yapmışsın da seni engellemişiz gibi tavır yapıyorsun."
çözüm üretmeyip, fikir sunmayıp, katkıda bulunmayıp sadece eleştiren, saldıran, engel koyan, set ören herkesi etrafımdan uzaklaştırdığımı 10 santim dibime bile sokmadığımı söylemiştim. aynen, o iş öyle olmaz bi sen ve senin gibiler haklı başkasının ne düşündüğü hiçbir zaman kıymetli değildir. bi sizsiniz. bu sana son yanıtımdı, bundan sonra herhangi bi konumda herhangi bi yorumuna denk gelirsem okumadan geçip gidicem, hadi sağlıcakla.