CanDostu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Genelde dediğiniz doğru. Ancak her zaman doğru değildir. Örnek; Mehmet Pişkin. İnternette kısa bir araştırma yaparsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Bu kişinin yaptığı eylem sonucuna yönelik birçok psikolojik analiz yapıldı. Çoğu terapistleri de şaşırtıp, şok etmiştir. Bu olayı istisna olarak kabul etsek bile, derinlemesine araştırmalar yapıldığında benzer örneklerde mutlaka çıkar.
Hayat ne tek başına duygu ne de tek başına mantık ile yaşanabilecek bir yer değil. Pişkin'in maddi ve rasyonel - somut gelişim gibi konulardan sıkıntısı yokken bazen insanlarda eleştirdiğimiz güzel sevgili - eş, sosyal medya, gezme tozma, daha iyi ev, daha güzel araba, daha güzel kıyafetler gibi hayallerin bu somut başarıların arasında yer almaması haliyle insana varlık - başarı içerisinde de sekteye uğratabiliyor. İster ego, ister hırs. Her ne kadar kendimizi kendimize ve çevremize kanıtlamaya çalışırken verdiğimiz manevi zararlarda hayatın bir parçası olsa da, belirli bir seviyeden sonra bu tarz dertler olmadığında Pişkin gibi bir durum yaşamak mümkün.

İntihar aslında psikolojik olarak felçli birinin kurtulmaya çalışması gibi bir şey bana göre. İyi veya kötü, bencilce veya yardımsever bir şekilde kısa ve uzun vadeli beklentilerin, hedeflerin ve hayallerin yok olduğu bir düzlemde aslında neden yaşamalıyım sorusuna cevap verememeye başlıyoruz. Kimisi maddi, sosyolojik, ekonomik eksiklikleri, sorunları - borçları ile bu sorunu yaşıyor kimisi iyi para, eğitim ve kariyer ile bunu yaşıyor.

Evinde kedisi, köpeği var mıydı acaba, yada sevgilisi, ya da manevi hazla sarıldığı bir hobisi.