Son çıktığım iş yerinde ise işe girmeden 2 ay önce küçük yiğenimden bulaşan su çiçeği benzeri bir çocukluk hastalığı geçirmiştim. İşe girdikten 1 ay sonra rahatsızlandım -soğuk algınlığı-, rapor almıştım, eşim raporumu vermeye gittiğinde nasıl olduğumu sormuşlar. Eşim de iki-üç ay önce geçirdiğim çocuk hastalığı yüzünden yetişkin odluğum için bağışıklığımın çok düştüğünü söylemiş. Patronum hafta sonu boyunca hastalığı araştırmış ve doktorlara falan gidip sormuş. Pzt işe gittiğimde ilk olarak şirket çaycısı gelip, "ya senin hastalık bulaşıcıymış rüyama girdi benim ben senin kahve kupanı falan elime aldım geçmemiştir inşallah" dedi, yarım saat sonra ise patronum gelip geçmiş olsun demek yerine "Sen ne kadar düşüncesiz birisin, bizi nasıl böyle bir tehlikeye atarsın, bu hastalık bulaşıcıymış" demeyi tercih etti kendisi. Hastalığı 2-3 ay önce geçirdiğimi bulaş süresinin yalnızca 1 hafta olduğunu ve 2 ay önce bittiğini anlattım ama, bağışıklığım hala düşük olduğu için hala bulaş riski taşıdığımı iddiaa etti kendisi. Kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiştim. "İçinde insaniyet namına bir şey kalmamış insanlarla daha fazla çalışamam, teşekkürler" deyip çıkmıştım apar topar.
Hastalık sanırım yeni bir salgınmış o yüzden su çiçeği benzeri dedim aslında nerdeyse aynı su çiçeğiyle bu arada. Geçiren var mı bilmiyorum ama hastalık da ismi kadar kötüydü. "El Ayak Ağız Hastalığı" diye geçiyor literatürde.