digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir insan sadece depresyona girdiğinde intihar eder. Bir hastalıktır. insan yaşamdan zevk alamamaya kaygılar ve acılar içinde kıvranmaya başlar. Yaşam sürekli acı verdiğinde ve bu durumun düzelebileceğine dair umut kaybolduğunda intihar isteği oluşur. Ama depresyon cesareti ve gücü de kırar. İnsan kendi hayatını alacak gücü de bulamayacak kadar çöker. Nadiren bunu deneyecek enerjiyi bulabilir. Bir de depresyon tedavisi başlangıçta tehlikelidir. Antidepresanlar duygu durumu bir kaç haftada düzeltmeye başlarlar ama enerji ve cesareti bir kaç günde yükseltirler. Bu ağır depresyonlarda çok tehlikelidir. Depresyondaki kişiler özellikle tedaviye yeni başlanmışsa yalnız bırakılmamalı çünkü intihar edecek gücü ve cesareti bulabilecekleri en tehlikeli zamandır. Depresyon beyin kimyasından kaynaklanır, bu insanlar ile sohbet ederek ikna edemezsiniz. Profesyonel yardıma zorlamanız gerekir. Yani depresyona girerseniz ya da depresyonda bir yakınınız olursa tedaviye başlayın başlatın ve toplayana kadar yalnız bırkmayın.

Bu işin dini kitabı felsefesi olmaz. İmam bile depresyona girerse intihar edebilir. Hiç bir borç dert ayrılık kalp yarası intihara sebep değildir. Ama stres ve sürekli yaşanan dertler beyin kimyasını bozdu mu insanın aklı normal çalışmaz. O yüzden intiharı mantıklı bir yercihmiş gibi görüp insanların neden intihar ettiğini anlamaya çalışmayın.

İntiharın nedeni basit. Kişinin beyin kimyasının bozulması sonucu sizin hiç bilmediğiniz ve anlayamayacağınız duygu ve düşüncelere sahip olmasıdır. Anlamaya çalışmayın, dinleyerek konuşarak tavsiye vererek yardımcı olmaya çalışmayın. Hemen profesyonel yardıma yönlendirin. Bir şeker hastası ile konuşarak şekerini düşüremezsiniz, aynı şekilde ağır depresyonda bir insanla konuşarak ona hayatın güzel olduğunu anlatarak beyin kimyasını düzeltemezsiniz.
Genelde dediğiniz doğru. Ancak her zaman doğru değildir. Örnek; Mehmet Pişkin. İnternette kısa bir araştırma yaparsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Bu kişinin yaptığı eylem sonucuna yönelik birçok psikolojik analiz yapıldı. Çoğu terapistleri de şaşırtıp, şok etmiştir. Bu olayı istisna olarak kabul etsek bile, derinlemesine araştırmalar yapıldığında benzer örneklerde mutlaka çıkar.