Ve ben, merhaba! Önceden, hikaye paylaşımı yapıyordum buralarda ara verdim. Diyorum ki şöyle bol dramlı bir aşk hikayesi yazayım (csb) olarak ne dersiniz. Veya hiç yorulma, yazdığın halı hazırda duran hikayelerin var ise at derseniz atarım..
Bu günü, bu akşamı, bu geceyi hikaye gecesi yapıyorum. Deliliğimin eşiğine geldim. Bazı şeylerin sonuna varmak en zorudur.. bir buçuk yıldır, aldığım alkolden dolayı hayatımı nasıl mahvettim onu anlatayım. Önceleri, ufak ufak içerdim. Zamanla aşkla bağlandım alkole.
bir gün gittiğim mekanda bir bayanla tanıştım (nisa) arkadaş olmuştuk. koyu sohbet vardı sordum işte neler yapıyorsun falan hayatında var mı diye o anlattıkça ben bazı şeylerin ihtimallerini hesaplayıp doğru cevap vermeye çalışıyordum. Gecemiz güzeldi.
Evine bırakmak için teklifte bulundum, başta hoş karşılamadı diye düşünüyorum. Sonra kabul etti.
Arabaya atlayıp çıktık yola, yol boyunca bir çok soru-cevap yaptık. Bana bazı önemli sorular soruyordu. (Gelecek ile ilgili) Gelecek planım yok, anı yaşamak için yaşıyorum dedim. Evlilik hakkında ne düşünüyorsun dedi.
Sustum, yani; doğru kişiyi bulmak gerek dedim..
Doğru kişi nasıl bulunur ki dedi, sonra laf vurmaya başladı ne yani, alkollü mekânlarda doğru insanlar yok mu demeye getiriyorsun demişti.. ortam gergin hal almıştı, radyonun kısık sesini biraz açarak yola gözlerimi diktim yavaş yavaş evini tarif ederken onu dinliyordum. Soruma cevap vermedin dedi.
Dedim ki, doğru kişi bana göre kalbimin hızına bağlı, kalbim yerinden çıkarcasına atıyorsa hah
işte o doğru kişidir.. elini, kalbime götürdü. Bir an yola bakmayı kesip ona baktım göz göze geldik. Değişik bir adrenalin olmuştu. Aşık olduğumu anlamıştım. "Senin kalbin az sonra yerinden çıkıp arabayı sürecek dikkat et dedi." Güldüm, doğru söylüyordu. Elini tuttum hiç yapmadığım bir davranışı yaptım. Yavaş yavaş evine gelmiştik. Gecem güzel geçmişti, burası dedi burada dur! Arabayı yanaştırdım dediği yere indi, ben de indim. Bir daha görüşmek isterim dedim, telefonumu aldı numarasını yazdı kaydetti.
Baya, baya bu davranışı hoşuma gitti. Böyle hareketlerinin olması ilgimi çekti. Bir kızın, çok naz yapmaması ve böyle anlık hareketlerine karşı gelemiyorum. Bu tarz hareketler ilgimi hep çekmiştir, biraz da çakır keyiften dolayı yapıştım dudaklarına. Karşı koymadı, sarhoşsun bu gece kal sabah gidersin dedi. O kadar yol geldim, sorun olmadı dedim. Ben vardım dedi..
çıktık, yukarıya (uzun süredir) yalnız olduğumdan yeni bir ilişkiye hazır mıydım bilmiyordum.. Yalnızlığa çok alışmıştım nasıl davranılır insan unutuyor.. 8nci katta güney cephesinde oturuyordu, evin içinde asılı duran tablolar ve ne idügü belli olmayan sanat eserleri vardı içerisi biraz soğuktu, kahven var mı dedim.
'beni yorma kalkta yap dedi' misafirim ben dedim, olsun yap yorgunum yatacağım dedi..
Mutfağa doğru gittim, kahve makinesi'ni çalıştırdım, kahvemi yaptıktan sonra çıktım. Mutfaktan
. Odaya doğru yöneldim, battaniye yastık getirmiş beni bekliyordu. Al burada uyu dedi. Birden değişmişti öyle hissettim. Çünkü; öyleydi. Küçük bir çerçevede resimler gördüm. O içeriye gider gitmez baktım. Yanında bir çocuk var. Ellerinde çiçek, kolunun altına almış çocuk bunu çok mutlu bir resim vardı..
önce sinirlendim, gitmek istedim. Balkona çıkıp bir sigara yaktım olan biteni düşünüp karar almak için ama yorgunluk ağır bastı, sigaramı hemen bitirip yatağa girdim, uyandım erken kalktığım için. Evden apar topar çıktım..
Not bırakmak için, kağıt aradım bulamadım. Numarasını aldım aklıma gelince.
WhatsApp'tan mesaj atıp çıktım. O uyuyordu odada uyanınca göreceği hoş ve kısa mesajdı yazdığım aynen şu şekilde; "bu şehirde kayboldum sanarken, seni bulmuş olmak. Gerçek aşk bu kalbimin hızlı çarpması değil." Eve geçtim, saat 10'a doğru geliyordu, eve vardım, ufak tefek atıştırma yaptıktan sonra çocuğu düşündüm. Kardeşidir diye es geçiriyordum. Çünkü hayatında biri olsa bunlar yaşanmaz diye teselli ettim kendimi.. Aklıma binbir türlü fikirler gelmeye başladı. Bu çocuğun kim olduğunu öğrenmek istedim, bir mesaj daha çektim, 'uyandın mı? Bu gece aynı mekanda var mısın bir çılgınlığa
'
Yarım saat oldu, dönüş alabildim. Uzun süre alkol almak istemiyorum.. gülücükler atmış, dün için üzgünüm sana bir kahve borçluyum demiş. Saat 2 **** cafe.
Alayım mı seni 2 gibi dedim. Ben gelirim dedi, saati iple çektim. Ufaktan bir ilişkinin başlangıcını atmıştım. Ve bu konuyu da öğrenmek için en ideal yerdir bir cafede kahve alıp konuşmak. Ses oranı daha düşüktür.
Yine ihtimalleri sayarken buldum kendimi, saat geldikçe heyecanım artıyordu. Yavaştan aşık oldum ha diyerekten iç geçirdim. Yarım saat erkenden gidip yer kapayım dedim.
Cafeye girdikten sonra aklıma, çiçek fikri geldi. Kalkmaya mecalim yoktu neden aklıma geldi ki çiçek fikri diye iç geçirirken baktım geliyor.. siyah pantolon, beyaz gömlek giymiş. (Aynı dizilerde ki dövüşçü seksi kızlardan) olmuş idi. Ayaküstü yanaktan öpüşme Faslı oldu. (Faslı mı fasılı mı) bilmiyorum neyse.
Oturduk,
hayvanlık edip pat diye sordum. 'yattığım odada seni bir resim çerçevesinde gördüm, sanırım kardeşin' dedim. Bu konuyu konuşmak istemiyorum dedi.. İşte, şimdi sinirlendim. Böyle bir cevap beklemiyordum. Ve bir şeyi sorup öğrenemediğim zaman çok sinirli birisi olurum. Yüzümün düştüğünü görünce, tamam bir defalık anlatacağım ama bir daha soru duymak istemiyorum dedi. Bu arkadaşımız eski sevgilisiymiş, 'diyeceksiniz, ee resimleri ne geziyor evde?' bu kısmı nasıl bağlayacağım bilmiyorum durun buldum. anlatmaya başladı, klasik kız tavırları ile bundan 4 sene önce, bir arkadaş ortamında tanışmışlar. Sonra flört derken sevgili olmuşlar. Birbirlerine aşık olmuşlar. Her şey güzel geçerken kamp yapma fikirleri gelmiş akıllarına. 1.2 gecelik Bolu'da güzel kamp yaptıktan sonra, eve dönüş yolunda, hızını alamayan eski sevgilisi kaza yapıyorlar kıza bir şey olmuyor (malum 2nci ana karakterimiz)
Kızın, psikoloji'si bozuluyor, çocuk kaza anında ağır yara alıyor. Yoğun bakıma kaldırılıyor. Olayın ince detayı ise şöyle vuku bulmuş. Çocuk kamp yapma ayağına evlenme teklifi edecekmiş ama yapamamış. Kaza anında torpido açılıyor ortaya yüzük vs çıkıyor.
Bu kızda iki kat psikolojik buhrana uğratıyor. Onları dinlerken garson araya girip ne alırsınız dedi.
Tam konunun en vurucu yerinde lattlerimizi sipariş ettikten sonra, anlatmaya devam etti. Bu kız 2 yıl psikolojik destek görmüş. Sonuç elde edememiş çünkü, baya baya takıntı haline gelmiş. Eğer gerçek bir aşk bulursam unuturum diye düşünüyorum. Unuttum dedi seninleyken..
Her şeyi bir kenara bırakıp, kabul ettim. Çünkü: bazen ben de bazı şeyleri takıntı haline getirip başka şeyleri takarak kendimi avuntuyorum. Hayat böyle tekme atıyor, bazen kimisine. Elini tutup şunları dedim: 'yaralar beraber sarıldıkça iyileşir.'
Devamı: başka zaman çünkü: elim yoruldu. Siz de yardım ederseniz belki. Hayırlı geceler, benden size hediyem.
Serdar Ortaç - Bilsem Ki