selimtr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Çocuğum yok ama olunca kendisini üniversite okuması için zorlamayacağım. Öncelikle çocuğuma neler yapabileceğini sunarım. Ona farklı meslek dallarını gösteririm, o alanda başarılı insanlarla tanıştırmaya çalışırım. Kendisini hangi alanda geliştirmek istiyorsa kendisi seçmeli. Okul sisteminde bu çok mümkün olmuyor çünkü size sürekli "sınava çalış ve iyi bir not al" sistemi var. İstemediğiniz dersleri de gösteriyorlar ve o derslerinde bulunduğu bir sınava giriyorsunuz. Sonuç olarak puanınıza göre bir bölüme giriyorsunuz ve bu sadece Türkiye' de değil dünyanın büyük çoğunluğunda böyle. Örneğin sizin arabalar üzerine merakınız var ve arabalarla haşır neşir olmayı çok seviyorsunuz. Vereceğim örneği saçma bulacağınıza eminim fakat lise çağında sanayide işe başlamış biri ile, üniversite mezunu 30 yaşında 2 kişiyi kıyaslarsak emin olun hem bilgi&pratik olarak hem de maddi kazanç olarak erken yaşta çalışmaya başlayan kişinin daha iyi olduğunu gözlemyebiliriz.

Şuan bir sürü üniversite mezunu var, yüksek lisans bitiren insan var. Neden hala işsizler? Sizin gibi insanlar sürekli yeni bir sebep buluyor. "Büyük firmalar artık sadece ingilizce değil, yanına bir tane daha yabancı dil bilmeni istiyor", "tamam yüksek lisans bitirmişsin de, boş bir CV'in var", "yüksek lisans bitirmişsin ama rakiplerin yurtdışında bitirmiş" gibi gibi birçok bahane sayabilirim.

Forumda bir sürü sözde yazılımcı var fakat bir şey istediğimde çoğu yapamıyor. Bu adamlar ya öğrenci, ya mezun. Nasıl yapamıyorlar? Türkiye'de telegram furyası başlamadan önce telegram botuna ihtiyacım vardı. Ülkenin en iyi vakıf üniversitelerinden birinde Programlama dersine giren bir öğretmenle görüştüm (aynı zamanda yazılım şirketi var). İstediğim telegram botunu anlattım, paranın çok önemli olmadığını ve sadece stabil çalışması gerektiğini söyledim. Ekibinden kimseden olumlu yanıt gelmediğini iletti. Başka işlerimde de yazılım alanında hep aynısını yaşıyorum.

Hayalcilikten bahsetmişsiniz. İşte Türkiye'nin büyük problemlerinden biri daha. Hayal kurmak Türklere saçma ve boş geliyor Şuanda dünyada iyi yerlere gelmiş insanların röportajlarını dinleyin, hepsinden şunu duyacaksınız : "Hayallerimin peşinden gittim.". Türkiye'de her sene binlerce yazılımcı mezun var fakat hayalleri olmadığı için kendi kendilerine çok bir şey yapamıyorlar. Çünkü okullar insanların hayallerini ellerinden alır, çünkü kapitalist sistem bunu gerektirir. Hayatınız boyunca siz bu kafada yetiştiğiniz için anlamamanız gayet normal. Okula bağlı yaşayan insanlar girişimci olamazlar.

Firmaların beni uzman olarak görüp görmemesi benim için önemli değil. Eğer ben uzman olduğuma inanıyorsam zaten kendi işimi yaparım.

Son olarak bir şey daha söylemek istiyorum. Dünya'daki hiçbir okulda size nasıl para kazanacağınızı, parayı nasıl işleteceğinizi, paradan nasıl para kazanıldığını öğretmezler. Oysa ki bunların lisede öğretilmesi gerekiyor. Şuan dünyadaki en büyük meta para. Fakat kapitalist sistem insanların gelişmesini istemez. Uzmanlığınızı belgeleyip işe girdiğinizde yapacağınız en büyük şey patronunuzu zengin etmektir.
Söylediğim şeyleri bambaşka noktalardan ele alıyorsunuz. İnsanlar iyi yazılımcı olabilir buna kimse karşı çıkmıyor zaten ancak üniversite çağındaki arkadaşlara en doğru bildiğim şeyi önermeye çalıştım. Okurken gelişmek fazlasıyla mümkün. Okuduğum alanla şu an yaptığım işin hiç alakası yok mesela, bunun da söylediğinizi destekler nitelikte olduğunu düşünebilirsiniz ancak eğitimin insana kazandırdığı şey sadece mesleki yeterlilik değildir. Ayrıca kendi işini yapmak cümle kurmak kadar kolay olmuyor maalesef. Zamanın şartlarını iyice bir ele alıp yorum yapmamız lazım. Hayal konusunda da kimse hayal kurmayın demiyor. Hayalleri olmayan insan zaten amaçları uğrunda ter dökemez. Savunduğum ana noktaya dikkat etmeniz daha başarılı bir sonuca ulaştırır bizleri