Çağımızın en büyük teknolojik gelişmelerinden olan internetin kullanımının hızlı bir şekilde yayılması neticesinde, internet kanalıyla Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukukunda birtakım sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmamızda web siteleri tarafından kullanılan domain adının Marka Hukukunda ortaya çıkardığı hak ihlallerinin karar örnekleriyle birlikte ele alınarak incelemesi yapılacaktır.
Domain Adının Fikri ve Sınai Hukuku Bakımından Etkileri
Domain adı, telefon numaralarına benzer nitelikteki rakamlardan oluşmakta olup, kullanıcıların kullandığı web sitesinin adresi niteliğini taşımaktadır. Bir web sitesi kullanıcısı, bu numarayı örneğin bilgisayarında kullandığı zaman bilgisayar, internet üzerinden bu numaranın belirlediği web sitesine bağlanmaktadır. Bu numaranın hatırlanmasını kolaylaştırmak için bu numaralara domain adı denilmektedir.[1]
Domain adı sistemi kâr amacı taşımayan ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers/ İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu) tarafından organize edilmektedir. ICANN, uluslararası bir şekilde organize edilmiş olup, IP adresi tahsisi, protokol tanıtıcı ataması, Üst Düzey Alan ismi sistemi yönetimi ve kök sunucu sistemi yönetimi işlevlerinden sorumlu bir kurumdur.[2] Daha önce hiçbir kimse tarafından alınmamış̧ domain adını kendi adına tescil ettirmek isteyen bir kişi ICANNin akredite ettiği bir tescil kuruluşundan bu domain adını kolaylıkla kendi adına alabilmektedir.
Tescillenmiş Bir Marka Hakkının veya Benzerinin Bir Başkası Tarafından Domain Adı Olarak Kullanılması
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 7/2 düzenlemesine göre; marka tescili neticesinde doğan haklar marka sahibine ait olup, markasının haksız bir şekilde iltibas edilerek veya birebir şekilde bir başkası tarafından izin olarak kullanılması halinde marka sahibi tarafından bu fiilin önlenilmesini talep edilmesi mümkündür. Yukarıda izah edildiği üzere domain adına sahip olmak kolay bir işlem olduğundan dolayı, tescillenen bir işaretin birebir aynısının veya bir benzerinin alan adı olarak başkası tarafından alınabilmesi ihtimali bulunmaktadır.
Domain Adının Tescilli Bir Marka ile Aynı Yahut Benzer Alandaki Mal ve Hizmetlerde Kullanılması
Bir marka sahibinin TÜRKPATENT tarafından tescillenen bir işaretinin; aynı türde mal ve hizmeti sunmak amacıyla, birebir aynısının, bir domain adı olarak kullanılması, o marka sahibinin tescilden doğan haklarına zarar verecektir. Fakat domain adı olarak, tescilli bir işaretin birebir aynısının değil de, bir benzerinin kullanılıyor olması halinde, tescilli olan işaretle domain adının karıştılması ihtimalinin bulunması gerekmektedir. Bu karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, ilgili mal veya hizmetin hedef kitlesinde bulunan ortalama bir tüketicide, iki markanın birbiri ile ilişkisinin bulunduğu veya iki markanın birbiri ile karıştırılabileceği şeklinde bir algı uyandırmasıdır[3]. Bu ihtimallerin gerçekleşmesi halinde marka hakkı sahibi SMK m. 7/3-d hükmü ile düzenlenen, internet domain adının kullanılmasının engellenmesi hakkını kullanabilecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin konuya dair bir kararında, marka hakkı sahibi olan davacının, tescilli marka işaretinin davalı tarafından domain adı olarak izinsiz kullanılmasının ve bu domain adını kullanmak suretiyle davacının verdiği ile aynı hizmeti vermesi sebebiyle, davalı tarafından gerçekleştirilen bu eylemin, davacının sahip olduğu marka hakkına tecavüz niteliği taşıdığı ve haksız rekabete sebep olduğu yönünde verilmiş olan yerel mahkeme kararını onadığı görülmüştür.[4]
Domain Adının Tescilli Bir Marka ile Farklı Alandaki Mal Veya Hizmetlerde Kullanılması
Tescilli bir markanın birebir aynısı olan işaretin, farklı sektörde yer alan bir firma tarafından domain adı olarak tescil edilerek kullanılması halinde, markanın farklı mal ve hizmetler için kullanılması söz konusu olmaktadır. Bu durumda, artık bir iltibas tehlikesinin varlığından söz edilemeyecektir. Bu halde, tanınmış bir marka olmadıkça, marka hukukuna dayanarak, domain adının kullanılması engellenemez.[5] Kanun koyucu tarafından; tanınmış bir marka olmadıkça, markalar hangi alandaki mal ve hizmetlerin kullanımı için tescil ettirilmişse sadece tescil ettirildikleri o alanlar için koruma sağlanmaktadır. Ancak şartların oluşması halinde, haksız rekabet hükümleri bunun bir istisnası olabilmektedir. Konuyla ilgili olarak ABDde Candyland Case olarak bilinen davada, oyuncak firması olan Hasbronun tescilli bir markası olan Candyland ile birebir aynı işarete sahip olan candyland.com domain adının bir ***** şirketi olan Internet Entertainment Group Ltd. tarafından kullanılması ve kullanılan domain adına, müstehcen içerikler yüklenmiş olması nedeniyle Hasbro, ticari itibarının lekelendiğini ve marka değerinin zarar gördüğünü iddia ederek açtığı davayı kazanmıştır.[6]
Tescilli Markayla Aynı veya Benzer Domain Adının Ticari Bir Amaç Gütmeden Kullanılması
Tescilli bir markayla aynı veya benzer nitelikteki bir alan adının herhangi bir ticari amaç̧ güdülmeden kullanılması halinde, SMK m. 7/3 düzenlemesi uyarınca, marka hakkı sahibi bu kullanımın engellenmesini talep etme hakkına sahip değildir. Zira; marka hakkı sahibi, her ne kadar SMK m. 7/2 düzenlemesi uyarınca, sahip olduğu tescilli markasıyla aynı veya benzer işarete sahip olan kullanımları önleme hakkına sahipse de, SMK m. 7/3 uyarınca, domain adı kullanımı da dahil olmak üzere sayılan belli hallerde, SMK m. 7/2de yer alan uygulanmanın tescilli işaretin ticaret alanında kullanılması şartına bağlandığı görülmektedir. Kaldı ki; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bir kararında; davalı taraf yurticikargomagdurlari olarak bir domain adı almış̧ ve bu web sitesinde davacı Yurtiçi Kargo ile ilgili tüketicilerin yaşadığı mağduriyetlerle ilgili yazılar ve gerekli iletişim bilgileri paylaşılmıştır. Davacı şirket, marka tesciliyle sahip olduğu haklarının ihlal edildiğini ve tescilli marka hakkına tecavüz edildiğini ileri sürmüşse de Yargıtay, domain adının içinde yurtiçi veya yurtiçi kargo şeklinde ibareler geçmiş olsa da, davacının markasının sahip olduğu tanınmışlıktan haksız olarak bir yararlanmanın bulunmadığı ve ticari bir amaç güdülmediği bu nedenle de davacının marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediğine dair verilen yerel mahkeme kararını onadığı görülmüştür.[7]
https://okyayevren.com/yayinlar/doma...hak-ihlalleri/