Bizim gibi esnaf, girişimci ne dersen de hayatları matriks gibidir.
Kırmızı hapı (kendi işini) seçersen, dipler zirveler, intihar edicem düşüncesinden 3-4 ay sonra villa lüks araba hayali kurmalar, 7/24 işle meşgul olmalar, kafaya yastığını koyduğunda rahatça uyumamak.
Mavi hapı (maaşlı çalışan) seçersen, patronun yöneticinin kaprislerine dayanmalar, stabil duygu düşünce, gelecek adına gelirine oranla hedefler, işten çıkınca işin bitmesi, yastığa kafanı koyunca rahatça uyku.
Biz kırmızı hapı seçenler bu ülkede kendi işini yapmanın bu kadar zorlaşacağını bilseydik çoğumuz bu yolu seçmezdi.
Ben 4 sene önce iyi maaşlı işi bırakıp bu yola girdim.
4 senede devalüasyonlar, darbe girişimleri yetmedi bir de pandemi gördüm.
Hala yetmiyor devalüasyon devam ediyor, yöneticiler de resmen dovizi ve halkı kendi haline bıraktı. Geçinen geçinsin geçinemeyen sürünsün. Doviz yükselsin batan batsın kalanlarla devam edilsin.
Bizler için çok vahşi bir politika var şu an.
Yıllardır komşusu olan esnaf arkadaşı batsa da o dükkana ben şunu açsam diye kollar oldular, bunu şu an uygulanan politika sağlıyor.
Kültürümüzde ben siftahı yaptım komşum yapmadı ondan alışveriş yapın diyen atalarımız varmış.
Bakıyorsun her fırsatta da o kültürden olduklarını iddia edenler, onların torunu olduklarını söyleyenler şimdi rekabetin dibine vurmuş durumda, ülke batsın dolar 100 lira olsun umrumda değil, yeter ki benim düşüncem yürüsün modundalar.
Arkadaş baksana dolar yükselmiyor, tl değer kaybediyor. Para birimi demek emeğinin karşılığı demek. Böyle ekonomide birileri batıyor, hayatı dağılıyor görsene! hala daha neyin ısrarı?
Kırmızı hapı seçenlere doğalgaz muadili söz:
Sanmasınlar yıkıldım, sanmasınlar ben çöktüm, bir başka bahar için sadece yaprak döktüm.