söylediğim gibi siz h bir bilgiye açık değilsiniz, yine tanığım bildiğim insan düşüncleri en başta da demiştim. Yukarıdaki iftiralarınızın çok şükür herkes doğru olmadığını biliyor. Sizi iyi uykular. Osmanlı Türk değilmiş 😄
a benim cahil garibim. osmanlı Türk değil demedim, osmanlının soyu belli değildir dedim okuduğunu anlamaktan bihaber cahil garibim. bahsettiğin gibi oğuzların kayı boyundan değil dedim. tüm bunları söyleyen de ben değilim, ülkenin yaşamış en büyük tarihçisi dedim. ispatını da koydum. ona rağmen kem küm eden cahil garibim. fesli delinin peşinden devam. sana da inanan birileri çıkacaktır elbet, devam.
ayrıca bu sana son mesajım. osmanlı Türk'e Türklüğe değer vermezdi bunu aklına kazı. eğer Atatürk'e bir gram saygın ve hürmetin varsa, onun dilinden çıkan bu sözlerle daha net idrak edeceksin. yoksa, seninle vakit kaybetme gereği duymuyorum daha fazla.
"
Mustafa Kemal, 1930 yılında aralıklarla gelerek Dolmabahçe Sarayında kaldığı süreyi Türk tarihi çalışmalarına ayırmış, gerek Dolmabahçede gerekse Yalovada tarih çalışmalarını sürdürmüştür.
Atatürkün şekillendirdiği Türk Tarih Tezi, Tarih ve Türklük hakkında yaptığı görüşmelerle Dolmabahçe Sarayında olgunlaşmıştır.
14 Eylül 1930 günü, Dolmabahçe Sarayında bir sohbet sırasında geçmişin öz eleştirisini yapan Mustafa Kemal,
Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hakimdi.
İmparatorluk halkını meydana getiren Türkten başka uluslara, bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri arasında bulunan ırkdaşlarının etkisiyle Arnavutlara
özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken kavm-i necip deyimi ile sınıflandırılarak, bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor,
memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz Türkler, ikinci planda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyorduk.
Şair Mehmet Emin Yurdakulun, ilk defa Manastır Askeri İdadisinde öğrenci iken okuduğum Ben Türküm, dinim, cinsim uludur mısralarıyla başlayan manzumesinde, bana ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu çocuğunun gözyaşlarında ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka ulusları öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusuna kaptırmadım
.Artık bu yanlışlara bir son vermek, Türklüğümüzü bütün asalet ve necabeti ile tanımak ve tanıtmak gerekmektedir. demiştir. "
https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/...0demi%C5%9Ftir.
yeter, sıkıldım senden.