pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
eğitim ve milliyetçilik bir zihniyet meselesidir. eğer senin milliyetçilik hislerin varsa, anadolunun en ücra köyünde doğmuş Türk çocuğuna kadar ulaşıp ona ışık olma hedefi güdersin. bunun geçmişle, bugünle, yarınla ilgisi yok. bunun arzuyla, istekle, uğraşla ilgisi var.

köy enstitüleri kaç yılında kuruldu? hangi zihniyetin eseriydi?

1940, Cumhuriyet zihniyeti.

kaç yılında kapatıldı, hangi zihniyetin eseriydi?

1946 da köy enstitülerini kuran Hasan Ali Yücel bakanlıktan ayrıldıktan sonra köy öğretmen okullarına dönüşmüş, 1954 yılında Menderes hükümeti tarafından kapatılmıştır. Menderes hangi zihniyetin eseri? bugünün siyasal islamcılarını var eden, osmanlıcı zihniyetin.

köy enstitülerinin hedefi neydi?

en ücra köydeki tek bir çocuğa kadar ulaşmak ve onu eğitmek, yetiştirmek.

yeni kurulmuş bir cumhuriyet böyle bir çabaya girişebiliyorken, koca imparatorluk bunun zerresini önemsemiş mi? böyle bir çabaya girişmiş mi herhangi bir döneminde? balkanlara verdiği hizmetin binde birini anadolunun ücra köylerinde benim dedelerim için sunma gayreti gütmüş mü?

samimi bulmuyorum hocam. uzatmak da istemiyorum. sağlıcakla.
Tarih kendi devrindeki zihniyet ile yargılanır.
2000 sene önce neden köleler serbest bırakılmadı diyemezsin.
1000 sene önce bir savaştan sonra yapılan katliama soykırım diyemezsin.
Fransız İhtilalinden önceki hiç bir dönemde de milli şuur, milli bilinç arayamazsın.
Sen bugün kendi kafanda bir siyasi ideal yaratmışsın ve tüm tarihi bu ideale göre yargılıyorsun.
Tarih bir bilim dalıdır ve bu bilim dalınnda faaliyet gösterirken uyulması gereken yöntemler vardır.
Sen 1500 sene önce yapılan bir uygulamayı insan haklarına aykırı diye yargılayamazsın.
O yüzden milliyetçilik bir zihniyet meselesi değildir.
Eğitim ise hiç bir ülkede halkı aydınlatmak bilinçlendirmek için yapılmaz, örgün eğitim hakim siyasi yapıya uygun adam yetiştirmek için uygulanan sistematik bilgi transferidir.
O yüzden Amerika'da komünist eğitim verilmezdi, Rusya'da kapitalist eğitim verilmezdi.
O yüzden Türkiye'de bölücü fikirler eğitim sisteminde yer bulmaz.
Çünkü eğitim vatandaşı aydınlatmak yükseltmek için sunulan bir olanak değil devletin iş gücünün devamlılığını sağlarken statükosuna uyacak itaatkar vatandaş yetiştirme ihtiyacıdır.
Bu ihtiyaç sanayi devrimi ile cumhuriyetle ortaya çıkmıştır.
Daha önce böyle bir ihtiyaç olmadığı için sanayi devriminden önce eğitim zihniyetinden, milli şuurdan bahsedilemez.
Çok keskin fikirlerin var.
Biraz kendine muhalif görüşleri yayınları okumanı tavsiye ederim.
Sevgiler Saygılar.