Kısa yanıt vereceğim.
Çok saplantılı fikirlerin var tarih hakkında.
Çünkü tarihi bugünkü siyaset ekonomi ve kültürel yapı ile yargılıyorsun.
Her olay kendi devrindeki uygulamalar ile yargılanır.
Osmanlı vatandaşını 12 sene askere alırken diğer ülkeler 6 ay mı askere alıyorlardı sanıyorsun?
Osmanlı Türkleri askere alırken gayri müslimlerden de haraç ve cizye diye ağır vergiler alıyordu, hatta bir çok gayrimüslim bu vergiler ağır geldiği ödeyemediği için müslüman olmuştur.
Bugün kendini öz be öz Türk zanneden bir çok arkadaşta bu vergiler yüzünden müslümanlaşan ermenilerin rumların balkanlıların genleri vardır.
Eğitim meselesinde ise tamamen saçma fikirlerin var.
Dünyada sanayi devriminden önce toplumda yaygın ve örgün eğitim diye bir şey yoktur, eğitim seçkin elik bir zümrenin ayrıcalığıdır.
Osmanlı Türkleri eğitmezken diğer ülkeler her şehre üniversite açmıyorlardı.
Osmanlı Sanayi devrimine geciktiği için örgün eğitime de gecikmiştir.
Osmanlının Balkanlara yatırım yapması da Türklere olan düşmanlığından değildir.
Bugün neden İzmir İstanbul arasına otoyol yapılıyor da Erzurum Kars arasına yapılmıyor?
Bugün neden Çanakkaleye köprü yapılıyor da Van gölüne yapılmıyor?
Çünkü yatırım getirisi yüksek, ticareti yüksek, ekonomisi yüksek yere yapılır.
Anadolu dediğin yere biz androjen bozkır diyoruz oysa Rusya da gelen arkadaşlarım çöl diyor.
Ankara'dan dışarı çıktın mı her yer sarı otlar bozkırdır, ne orman, ne su, ne bitki...
Bir Kayserili olarak söylüyorum Anadolu da Osmanlıdan çok Selçuklu eseri vardır.
Ama bunun nedeni Osmanlı'nın Türklere düşmanlığı değil Balkanları daha verimli, daha değerli, ekonomik olarak daha güçlü görmesindendir.
Çünkü Kırşehirin Eskişehir in Sivasın bozkırında Balkanlardaki verim, sulak arazi olmadığı için Balkanlardan toplanan vergi toplanamıyor.
Mesele Türk düşmanlığı değil tamamen ekonomi.
Sanayi Devrimi ile güçlenen Ruslar tepemize binip Balkanları elden kaçırmasaydık bugün Balkanlar da Kırşehir gibi Yozgat gibi Çorum gibi Türk yurduydu.
Ve sen neden Balkanları önemsemişler demezdin.
Yunan Adalarına gidersen cumbalı Türk evlerini görürsün bir çoğunda.
Yani Balkanları kaybettiğimiz için neden yatırımı Balkanlara yaptılar diyorsun.
Bugün de ülkede ekonomik değer üreten şehirler batıdaki liman şehirleridir o yüzden İstanbul'da Kırşehir'den fazla gökdelen vardır.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti Kırşehirlilere düşman olduğu için değildir.
200 sonra birileri de çıkıp tüm gökdelenleri İStanbul'a dikmişler tüp geçitleri metroları Kırşehire değil İStanbul a yapmışlar diye şikayet edecek muhtemelen.
eğitim ve milliyetçilik bir zihniyet meselesidir. eğer senin milliyetçilik hislerin varsa, anadolunun en ücra köyünde doğmuş Türk çocuğuna kadar ulaşıp ona ışık olma hedefi güdersin. bunun geçmişle, bugünle, yarınla ilgisi yok. bunun arzuyla, istekle, uğraşla ilgisi var.
köy enstitüleri kaç yılında kuruldu? hangi zihniyetin eseriydi?
1940, Cumhuriyet zihniyeti.
kaç yılında kapatıldı, hangi zihniyetin eseriydi?
1946 da köy enstitülerini kuran Hasan Ali Yücel bakanlıktan ayrıldıktan sonra köy öğretmen okullarına dönüşmüş, 1954 yılında Menderes hükümeti tarafından kapatılmıştır. Menderes hangi zihniyetin eseri? bugünün siyasal islamcılarını var eden, osmanlıcı zihniyetin.
köy enstitülerinin hedefi neydi?
en ücra köydeki tek bir çocuğa kadar ulaşmak ve onu eğitmek, yetiştirmek.
yeni kurulmuş bir cumhuriyet böyle bir çabaya girişebiliyorken, koca imparatorluk bunun zerresini önemsemiş mi? böyle bir çabaya girişmiş mi herhangi bir döneminde? balkanlara verdiği hizmetin binde birini anadolunun ücra köylerinde benim dedelerim için sunma gayreti gütmüş mü?
samimi bulmuyorum hocam. uzatmak da istemiyorum. sağlıcakla.