Burada mesele haram ya da helal değil.
Burada mesele kolay az emekle kazanılan hiç bir şeyin kıymetinin yeterince bilinmemesi.
Bu sadece para ile ilgili değil, kişiler, eşyalar ya da olanaklar ile ilgili de böyledir.
İnsanlar uğrunda büyük bedel ödemeden kolayca elde ettikleri metaları kıymetli görmezler.
Din hiç bir zaman haram yiyenin hesabını bu dünyada vereceğini garanti etmiyor.
Ya da bütün hayatını helal peşinde geçirenlerin sorunsuz belasız bir hayat yaşayacağını da vaadetmiyor.
Kıyamet inancı olan dinlerin vaadi haram yiyen kötülük yapanın bu dünyadan sonra sonsuz bir acıyla cezalandırılıcağıdır.
%100 helal kazanan adamın başına bin dert gelirken ömrünü haramla geçirip hiç bir bela yaşamadan ölüp gidenler de var.
Yoksa bu dünyada kumarhane işletip sağlıklı ve uzun hayat süren zenginler var.
Ama kumarda şans eseri para kazanıp sonra bütün hayatı boyunca sürünen insanlar var.
Çünkü bir kumarhane açmak işletmek ve geliştirmek büyük emek zeka ve network gerektiriyor.
Ama o kumarhanede para kazanmak biraz şanstan fazlasını gerektirmiyor.
Yani önemli olan kazanılan paranın haram ya da helal olması değil, kişinin o kazanca verdiği kıymetin ölçüsüdür.
Paranızın kıymetini idrak ederseniz haram yoldan kazansanız da o para sizde kalır ve size daha çok kazandırmaya devam eder.