selamlar. sizlerle şimdi daha önce hiçbir yerde duymadığınız, ihtimalinden dahi bahsedilmemiş olan bir fikir paylaşıcam. şahsi düşüncelerimdir, bana göre Atatürk gibi dünya tarihine damga vurmuş ve ilelebet vurmaya devam edecek olan bir liderin kurmuş olma ihtimali yüksek olan çok önemli, çok büyük bir sistemi paylaşıcam. bunu muhakkak düşündüğüne inanıyorum. iyi okumalar.
-
Gençliğe Hitabe'yi hepimiz biliyoruz. bu hitabede Atamız çok önemli bir konunun üzerinde duruyor. ülkemize kastedecek düşmanların olacağını, ordunun, kurumların dağıtılacağını, daha önce dünyada emsali görülmemiş bir gücün ülkemizi ele geçirmek için bir çabaya girişeceğinden bahsediyor. bu durumda dahi vazifen vatanı korumak, kurtarmaktır diyor. bunların tümünü bir ihtimal üzerine söylüyor dahi olsa, bir insanın gelecek nesillere bıraktığı en önemli sözler " savunma " üzerine olabilir mi? yoksa gençliğe daha farklı bir düşünce mi aktarmak istersiniz. yarınlar güzel olacak, umutlu olun, çok çalışın, üretin, sanatla ilgilenin, gündemi ve günceli takip edin, kendinizi sürekli geliştirin tarzında bir hitapta bulunmayı mı tercih edersiniz?
Atatürk, gençliği her daim kaos ortamına hazır olması için tetikledi bana kalırsa. bu hitabe de bilinçli olarak bu şekilde oluşturuldu. çünkü geleceğin neler getireceğini biliyordu. topraklara kastedileceğinin, yine yeniden birilerinin oyunlar çevireceğinin farkındaydı. o yüzden gençliğe her daim tetikte olmalarını öğütledi. sakince, mutlu mesut yaşama gayretinde olun demekten ziyade, hep tetikte olun, her şey olabilir dedi.
işte bu noktada bana göre büyük bir sistem inşa etmeye başladı.bu bilinç ile. - buradan sonrası çok saçma gelebilir sizlere ancak uç fikirleri sevdiğim için paylaşmak istiyorum -
kurduğu sistemin 1. ayağını
Adnan Menderes oluşturdu. sonrasında kendi kendi partisinden mebus olacak olan Adnan Menderes'i pek sevmezdi. bir gün Aydın'a ziyaret gerçekleştirdi. Adnan Menderes de orada Halk Partisinde görev almaktaydı ve kendisiyle görüşmek istiyordu. Atatürk başta isteksiz olsa da kısa bi görüşme ayarlandı.
burası çok önemli.
kısa bir görüşme diye başlayan bu görüşme, beklenenden çok daha uzun sürdü.
4 saatin üzerinde sohbet ettiler. bu sohbet başladığı zaman Adnan Menderes'in uzattığı sigarayı dahi almamıştı Atatürk fakat sohbet ilerledikçe, memleket meselelerinden konuşulmaya başlandıkça bir paketi bitirmişti bile.
konuşma sonunda Atatürk yanındaki arkadaşlarına şöyle söyledi : "
Bugün konuştuğum genç, elbette burada bizim parti mutemetlerimizle çalışamaz. Şayanı dikkat bir gençtir
"
4 mayıs günü yapılan milletvekili seçimlerinde Reisicumhur'un keşfi olarak listeye konuldu ve kendisi Aydın Milletvekili olarak Cumhuriyet'in kervanına katıldı. aynı zamanda Atatürk'ün bu desteği sayesinde yarım bıraktığı hukuk fakültesini bitirme şansını bulabildi.
kaynak ( dilerseniz google'a Adnan Menderes Atatürk görüşmesi diye aratıp kendiniz de farklı kaynakları inceleyebilirsiniz )
-
bu, aklımızda yer alması gereken ilk bilgi. Atatürk, sonrasında kendi politikalarıyla neredeyse taban tabana zıt olan bi adamı aldı ve zirveye çıkardı. başta meclise girdi, ölümü sonrası bu adam demokrat partiyi kurdu ve iktidar olduktan sonra Atatürk'ün Cumhuriyet için başarmak istediklerine zıt bi tablo ortaya koydu. örneğin irtica konusunda Atatürk'ün tavrı netti. Türkiye; şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamazdı. bu adam ise tarikat ve cemaatçilerle beraber iş yürüten, milli eğitim tarafından denetlenmeyen imam hatipler, Kur'an kursları açtıran bi adamdı. yine toplumun cahil kalması için köy enstitülerini kapattıran, işçilerin toprak sahibi olabilmesine olanak sağlayan toprak yasasına karşı çıkan bir toprak ağasıydı. kısacası, Atatürk'ün yapmak istediklerinin karşısında yer alıyordu ve Cumhuriyet için büyük sorunlar yaratıyordu. ayrıca oluşturduğu zemin, bugünün siyasal islamının temellerini atmıştı. örneğin komünizmle mücadele derneği onun döneminde kurulmuştu, bu derneğin üyelerinden birisi de fetullah idi. sonra neler olduğunu hepimiz biliyoruz.
peki, böyle bir adamı Atatürk nasıl oldu da şayana dikkat bir gençtir diye niteledi? nasıl oldu da meclise soktu, milletvekili olmasını sağladı, önünü açtı? Atatürk, kendi ilke ve inkılaplarına zıt birini algılayamıyor muydu, bu adamın gelecekte bu tür işlere kalkışabileceğini öngörmüyor muydu? Atatürk gibi bir deha, bir usta, bunu fark edemiyor muydu?
işte burada, kurduğu sistem devreye giriyor.
bana kalırsa, Atatürk tüm bunların farkındaydı. bu adamın önünü açarsa, gelecekte kendi kurdukları sistemlerin aleyhinde çaba göstereceğini öngörüyordu ve tam da bu yüzden önünü açtı.
yapsın, çabalasın diye. sebebi de belli.
kendi kurdukları düzene karşı propaganda yürütecek olan birinin dış destekli, hiç tanımadıkları biri olması yerine
kendi seçtikleri adam olması, her daim kontrollerinde kalmasını sağlayacaktı. belki de menderes'e bu görevi Atatürk'ün kendisi verdi. çünkü Atatürk'ün en çok istediği şey, çok partili sisteme geçebilmekti. o da sıkılmıştı artık tek parti sisteminden fakat çok partili sistem için adım atıldığı her an, karşı tarafa geçenler hem halk üzerinde çok büyük etkiye sahip yol arkadaşları hem de saltanat, hilafet, din üzerinden halkın büyük etki altında olduğu konularla muhalefet yapan kişilerdi. bu yüzden devamlı bu muhalefet partileri kapatılmak zorunda kalıyordu zira iş artık öyle bi noktaya gelmişti ki Atatürk'e suikast çabalarına kadar girişiliyordu. yine de büyük bir insan olduğu için, ben yola çıktığım insanları idam edemem diyip yakalanmalarına rağmen idam ettirmiyordu.
ancak, Cumhuriyet sisteminin rayına oturabilmesi için partinin karşısına bir muhalefet de şarttı. bu muhalefet öyle bir muhalefet olmalıydı ki, hem Atatürk'e bağlı hem de bi anda halkı galeyana getirme çabasında olmayan, din iman diye diye oy peşine düşmeyen saltanatı hilafeti ağza alıp durmayan birileri olmalıydı. bu doğrultuda menderes biçilmiş kaftandı belli ki.
çünkü bugün siyasal islamcıların " kaldırılsıın " diye bağırıp durduğu o kilit kanunu menderes getirmişti örneğin. Atatürk'ü Koruma Kanunu. bu kanunla, Atatürk'e taban tabana zıt bi çaba içine girmeyeceğini, ona bağlı olduğunu gösteriyordu iyi kötü. yani beklenen muhalefet yapısı yavaş yavaş şekilleniyordu. sonrasında da kendi zıtlıkları başgösterdi ilerleyen yıllarda.
peki Menderes ile kurulan bu sistemin temel olayı neydi?
işte Atamızın üstün aklı, zekası ve becerisi burada devreye giriyor.
Atatürk, kurduğu sistemin karşısında olacak gücü dışarıya değil, kendi iradesi eline alarak süreci başlattı. başlatılan bu süreç sayesinde cumhuriyetin değerleri devamlı saldırılara uğruyor, test ediliyordu. bir program ürettiğinizi düşünün. en mükemmel haline gelebilmesi için tüm açıklarının, hatalarının, buglarının fixlenmesi gerekir, devamlı test edersin di mi. aynı mantık. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet sisteminin gelecekte de varlığını sorunsuz bir biçimde sürdürebilmesi için, ilerde karşılaşabilecekleri sorunları dış güçlerin iradesine bırakmak yerine kendi seçtiği kişi üzerinden başlamasını sağladı. bu sayede ülke menfaatleri dışında olan tüm olaylar karşısında devamlı tek kelime söylendi.
"
Atatürk "
bir duvar gibi. çelik bir duvar.
Menderes ile başladı, kabrindeyken dahi karşısına Atatürk çıktı. başta chp yanlısı, Atatürk'ü pek seven necip fazıl bi anda Atatürk düşmanı kesildi, saydı durdu. karşısına yine Atatürk çıktı. fesli deli geldi, saydı durdu. karşısına Atatürk çıktı. aradan 100 yıl geçti, bugün geldiğimiz noktada her gün ama her gün birilerinin karşısına
Atatürk çıkmaya devam ediyor. çıktıkça, daha fazla kuduruyorlar, onlar daha fazla kudurdukça Atamız daha güçlü çıkıyor karşısına. onlar " ölüden medet ummayın artık " dedikçe adını duymaları titremeleri için yeterli oluyor.
yani, Atatürk'ün kurduğu sistem temelde tam olarak buydu ve tıkır tıkır işliyor. yaşadığımız tüm sorunlar, tüm sınavlar, cumhuriyete ve Ata'ya yapılan tüm yanlışlar, saldırılar Atatürk'ün hesapladığı konulardı. bu yüzden Gençliğe Hitabe'yi kaleme alırken gençliği savunma pozisyonuna soktu. hazırlıklı olun, hepsi olabilir dedi. bu süreci de Menderes'i kolundan tutup meclise sokarak
kendi iradesi ile kasıtlı olarak başlattı. peşinden gelenler ona saldırdıkça daha fazla güçlendi ve önemini, değerini her geçen gün daha fazla artırdı. aynı zamanda bu yaşadıklarımız; Cumhuriyetin, laikliğin herkesin canı, malı ve her konuda güvenliği için ne denli önemli olduğunu daha net bir biçime karşımıza koydu. Özellikle yeni nesillere odaklanın. onlar, geçmiştekilerden belki çok daha fazla değer veriyor Atalarına. oysa ders kitaplarında emin olun bizlerden çok daha az karşılaşmışlardır onun yaşamı, suretiyle. yani birileri silmek istedikçe Atatürk daha fazla güçlendi. kurduğu tüm sistem daha fazla benimsendi, değerlendi. sahip çıkan sayısı günden güne arttı. tüm bunların var olması için önce ciddi bir saldırı süreci gerekliydi, bunu kendi seçtiği adam ile başlattı. peşinden fesli delisi şusu busu takip etti. ancak işin sonunda, Atatürk ve kurduğu sistem kazandı. çok çok daha güçlü bir konuma geldi. bu noktadan sonra yeter ki iktidara gelecek olan yeni rejim benzer hatalara düşmesin. Cumhuriyete, demokrasiye, Ata'ya layığıyla bağlı olsun. sadakate değil liyakate, her işi ehline vermeye önem göstersin. işte o zaman Ata'nın mirası tam olarak istediği noktaya erişmiş olacak.