Çok güzel bir soru sormuşsun,
Büyük bir kuyumcunun dijital işlerini üstleniyoruz. +4 yıldır bu gibi konularda aslında ne kadar çok şeyi yanlış biliyormuşuz zaman içerisinde gördük.
Öncelikle bakış açınız doğru. Altın yükselirken genelde kuyumcu düşük fiyattan altın alıp yüksek fiyattan satıyormuş gibi görünür. Fakat bu tek seferlik bir kazançtır. Yani eğer arabanız iki katına ulaştıysa ve siz bunu sattıysanız kar edersiniz. Fakat yerine araba almayacaksanız kar edersiniz. Kuyumcular sattıkları kiloyu tekrar yerine koymak zorundalar. Varlıklarını sürdürmeleri gerekiyor bu yüzden 1 kilo sattıysa en az 1 kilo altın almalı. Altın sürekli yukarı çıkıyor ise 1 milyon TL ye satılan altını tekrar 1.1 milyona alıyor. Eğer kar marjı 0.1 milyondan daha düşük ise kuyumcu zarar ediyor. Bunun önüne geçecek etik ve legal bir yöntem yok. Ya fiyatı çok yüksek tutacak (etik değil) ya da altına karışım uygulayacak. (legal değil ve etik değil)
Benzeri senaryo düşerken de görülüyor. 1 milyona aldığınız altın yarın 0.9 milyona satılıyor. Bunun önüne yine işçilik dediğimiz kavram geçiyor fakat bir nebze faydası oluyor. Kardan zararı azaltmak ve zarardan zararı azaltmak için en önemli faktör işçilik, kurun ne kadar hızlı değiştiği ve ekonomi.
Bunlar sadece altın fiyatının artış azalışındaki kuyumcu kaygıları. Bazı kuyumcular aşırı kur değişikliğinde altın satmazlar. Büyük köklü kuyumcular ise direndiği kadar direnir, bir noktada yine yok demek zorunda kalırlar. Bu durum müşteri tarafında yanlış olsa da kuyumcu tarafında son çaredir. Yapılmazsa kuyumcuyu iflasa sürükleyebilir. Kaldı ki pek çok kuyumcu bu gibi durumda büyük zararlara girmiştir.
İşin bir de işçilik tarafı var. İşçilik hakkında pek çok doğru bilinen yanlış var. Bir ürün işçiliksiz olarak ifade edilse bile Afrika'dan çıkan som altın olarak satın almıyor iseniz işçiliği bulunur. Bunu genelde etik bulmazlar. Fakat gerçek budur. Atölyede altını bilezik haline getiren işçinin maaşı, kullanılan kalıp maliyeti, atölyenin kârı derken ürüne en düşük miktarda da olsa bir işçilik yansıtılır. Genelde 5 milyem 10 milyem gibi ücreti çıkar. Çeyrek, yarım, tam gibi ziynet gruplarında da yine 20 TL'den başlayan alış satış farkı bulunur. İnsanlar bu miktarı çok görürler genelde. 850 liralık ürün alıp 10 lira indirim için pazarlık yapan çok müşteri gördüm. Kulaklık alsanız, halı alsanız, fön makinesi alsanız 850 liralık bir ticarette 10 liranın peşine düşmezsiniz fakat çeyrek alırken 3 liranın dahi peşine düşen insanlar oluyor. Bunu toplumsal normlara yoruyorum. Siz altın alış fiyatını takip ederek altın aldığınızda hesabınızı yapabilecek kadar bilinçli olun. Haksız yere indirim talep etmeyin.
Özellikle dijitalden altın alırken en çok yaşanan sorunlardan biri komisyonlardır. 1000 TL olan 22 ayar bileklik trendyolda %20 komisyon ile satışa çıkar. 1,86 gram olduğunu varsaydığımız bu ürün 535 lira 22 ayar fiyatından hesaplanırsa 1000 TL ediyor. Trendyol satış fiyatı 1200 TL olmak zorunda. Üzerine ürünü meydana getiren atölye ya da üreticinin işçiliği ekleniyor. Sigortalı kargo vs eklendiğinde 1350 TL sadece maliyeti çıkıyor. 1500 TL yazdığınızda müşteri direkt gram bölü fiyat yapıyor. Gram fiyatınız doğal olarak %20 den daha fazla çıkıyor. İnsanlar bu ürünün kendisine ulaşırken kargo ile ulaştığını, dijital giderlerin eklendiğini, özellikle komisyonların banka ya da aracı kuruluşlar tarafından alındığını bilmiyor. Bu konuda oldukça eksiklikler var. Siz siz olun yine bu tür giderleri hesaplayarak altın ticareti yapın.
Çeyrek gibi ziynet gruplarında trendyol %3, n11 ve pek çok pazar yeri %5 komisyon talep ediyor. Alınan ürünlere komisyon + kargo giderleri eklenerek ürün fiyatı değerlendirilmeli.
Gelelim başlığa,
Kuyumcu ise tüm bu masrafların üzerine kâr marjı koyuyor. Mağaza, personel, dijital pazarlama ve diğer giderleri de hesaba kattığımızda ortaya bir fiyat çıkıyor. Masraflardan sonra kalan tutar kuyumcunun kesesine kalıyor. 10 gram altını olan 22 ayar bir ürüne kuyumcu 12 13 bin TL bağlıyor. 400 TL - 800 TL arası gelir elde ediyor. Bazı ürünlerde 200 TL gelir elde ediyor. Aslında işin içine girip bakarsanız kimse 12 bin TL koyup 400 TL kazanmak istemez. Kuyumcular genelde sürümden kazanıyor. Tezgahın bu tarafına geçtiğinizde işin rengi tamamen değişiyor. Fakat bir müşteri olarak geldiğinizde altın fiyatı çarpı gram yaptığınızda kuyumcu sizi kandırıyor gibi görünüyor. Çünkü kimse atölyelere ödenen, mağaza ve personele ödenen giderleri düşünmüyor. Hepimiz bir ürünü alırken en düşük fiyata almaya çalışırız fakat enflasyon, döviz farkı ve diğer etmenleri bazı noktalarda düşünmeyi bırakırız. Özellikle böyle zor zamanlarda bir şirketin açık kalması, hizmet vermeye devam etmesi müthiş derecede zordur. Bu zorluğa göğüs germeye çalışan firmalar eğer size hizmet vermeye devam ediyor ise bu tür işletmeleri iyi günde kötü günde tercih etmeniz hem sizin hem firmanın menfaatine olur. Bu zamanda güvenilir firma bulmak gerçekten zor. Bazı rakiplerin altını doğrudan komisyonsuz şekilde gram fiyatına verdiğini görüyoruz. Bu ancak altına ek maden karıştırdığınızda mümkün olur. Ki müşteri bunu anlamaz.