digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben 20 sene önce büyük ulusal kanallardan birinin ankara haber merkezinde muhabir olarak çalışıyordum. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası basın toplantısı düzenledi. Toplantıya ben gittim. Toplantıda hem büyük üstada sorular sorma hem de onlarca masonla sohbet etme imkanım oldu. Masonlar ile ilgili bildiklerimi de kitaplardan değil o gün orada gerçekleştirdiğim sohbetlerden öğrendim. O gün orada sohbet ettiğim masonlardan bazılar sonradan kendi aralarında anlaşıp beni davet etmek istediler. Ben kabul etmedim. Tarihte ansiklopedilerde adı geçen insanların büyük bölümünün mason olduğunu görmüştüm hatta muhtemelen mason olmadığı zannedenlerin de bir çoğu gizli mason. Hatta bir çok insan masonları satanist ya da dinsiz zannediyor oysa 3 kişi musevi, hristiyan ya da müslüman olmazsa mason olamıyor, 3 ilahi dinden birine iman ediyor olması gerekiyor. Böyle networkler FETÖcüler gibi kişiye kariyerinde yükselmek için mucizevi referanslar sağlar her kapıyı açar. Ama bir gün önemli bir konuma gelirseniz sizden öyle bir istekte bulunurlar ki bu diyeti öderken hayata küsebilirsiniz.
Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. İnsanımız ilk duyduğuna inanan ve onu ölesiye savunan zihniyete sahip olması safsatalarında çok yayılmasına sebebiyet veriyor. Bu yüzden bulduğum her iddiayı araştırıyorum. Karşı tarafın dediklerine de kulak veriyorum.

Bir televizyon programında büyük üstad şöyle demişti ilahi varlığa inanan bir dine mensup olması gerekiyor. Sadece ateistler dışlanıyor kabul edilmiyor. (Evrenin ulu mimarı) Tabi bazı localarda ateistlerde kabul görebiliyormuş ancak Türkiye'deki Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası kabul etmiyormuş. Mesela X isminde ilahi varlığa inanan bir dine mensupsanız ve Y diye kutsal kitabı varsa locaya o kitabıda koyuyorlar. Belki zaman içerisinde kural değişmiş olabilir. (
https://www.youtube.com/watch?v=yk2d5AHqxzM
27:00)

Mason değilim ancak kendini geliştirme, insanlığın faydasına ve gelişmesi için çalışma fikrini benimsiyorum. Hatta dünyanın eşit şekilde tek bir noktadan yönetilmesini de destekliyorum. Tabi dışarıya açıklanan misyon-vizyon ile içerideki işler daha farklı işliyor olabilir.

Sanırım çok fazla dedikodu olmasının sebebi gizliliğe dayalı bir yapılarının olması.