doların düşmesi dünyanın en basit olayı.
1. hukuku ayağa kaldıracaksın
2. liyakatle koltuklarına oturmamış herkesi tespit edip önce görevden alıp sonra yargılayacaksın
3. demokrasi ve özgürlükleri yeniden tesis edeceksin
4. rehberlik eğitimini ülkenin en önemli dersi haline getirip rehberlik mezunu olanları dünyanın en vizyoner, gelişim ve girişim sahibi insanlardan çıkmasını sağlayacak bu insanların yeni nesillere vizyon kazandırmasını sağlayacaksın. derslerini haftada 6 saatten aşağı tutmayacaksın.
5. ihracatın önemini vurgulayacak, dünyada rekabet sağlansın istiyorsak olayı sadece cebimize para girmesi olarak görmek yerine kendi içimizde yarışı bırakıp dış ülkelerin insanlarıyla yarış boyutuna taşıyacaksın. burada 10 üretiyorsan 3 ü yurtdışına satılacak.
6. ihracatı sadece elle tutulur ürün gibi düşünmekten çıkarıp soyut kavramlara odaklanacaksın. sanal dünyaya yani. bir yazılım, bir websitesi, bir oyun özetle dijital ürünlere yoğunlaşıp dünya pazarında bu sektörde mücadele etme çabasına " sistematik bir bilinç ile " girişeceksin. herkes kendi başına takılmayacak. herkes liseyi bitirdiği an bu dünyadaki gerçeklikleri dibine dek farkedip bu alanda uzmanlaşarak ülkesine döviz sokma yarışına girişecek.
7. siyasileri denetleyecek mekanizma inşa edeceksin. bu mekanizma halkın kendisi olacak. yani bir app oluşturacaksın ve siyasete atılmak isteyen, "oy"unu isteyen herkesi tanımanı sağlayacak. mahallenin muhtarını onun seni tanımadığı kadar iyi tanıyabilmen, yakından takip edebilmen gerekecek. geçmişi nedir, tahsili nedir, başarıları nedir, diploma notu nedir, bildiği diller nedir, akrabası çevresi şusu busu ile mi buraya talip vatana hizmet için, emeğiyle mi gelmek istemiş her şeyi önüne çıkaracak bir yapı kuracaksın. herkesin elinde cep telefonu. sosyal medyaya 5 saat ayırıyorsa günde yarım saat de bu tarz bi app de kendisini yönetenleri takip edip sonraki seçimlerini buradaki bilgilerin kalitesine göre yapmalarını sağlayacaksın.
8. küçük işletmelerin/esnafın bireyselliğini ortadan kaldırıp bir sisteme dahil edeceksin. bu sayede herkesin adam akıllı vergi ödemesini sağlayacaksın. herkes kendi keyfine göre iş yürütemeyecek. örneğin bi kahvede çay mı içicen? nakitle ödeme yapman yasak olacak, kart okutacaksın o çayın dahi vergisini ödeyecekler. vergi takibi ülkenin üzerinde durması gereken en temel 2. konu olacak. en tepesindekinden en altındakine hiç kimseyi kayırmadan. bu sayede ülkenin kaynakları artacak, bu kaynakları da tarikatlara cemaatlere değil de yeni nesillerin ve mevcudun gelişimine, üretimine ayırdığın takdirde sen dilediğin kadar vergi öde zaten sürekli elindeki bollaşmaya devam edecek çünkü herkesin kafası üretme odaklı olacak birbirini soyma, dibe çekme odaklı değil. maalesef toplumumuzda ciddi bir yengeç sepeti sendromu mevcut.
9. kaynaklarını yurtdışına satmayacaksın. telekomunu, fabrikalarını, tesislerini. hepsi kendi ülkende olacak, gerekirse kendi ülkenden özel şirketlere vereceksin. bu sayede oralardan elde edilen her kuruş ülkende kalmayı sürdürecek. yurtdışına sattığın her markada, o markanın ürettiği değer ülkenden yıllık %30-40 oranlarında dışarı gider. kaynaklarına sahip çıkacaksın. rekabete girmek isteyen gelip kendi tesislerini en başından kurup pazara girişecek. bu sayede yatırımı büyüyecek, istihdamı artacak, senden 1 e alıp 10 kazanmak yerine kendisi 10 yatırıp 12 kazanmaya çalışacak.
10. partizanlık yapmayacaksın. çalıyor ama çalışıyor, hırsız ama müslüman kafasına sahip olmayacaksın.
11. tarikatlara cemaatlere localara izin vermeyeceksin, beraber hareket edip belli yerlerde güç devşirme ve kendi adamlarını yerleştirme çabası güdenleri tespit halinde gereken şikayetleri yapacak, çözülmesini isteyeceksin. her yurttaş hak ettiğini alacak. bi yerlere bağlı diye 3 5 basamak atlayarak gitmeyecek.
sadece kendi ülkende bu girişimleri başlattığın zaman yabancı sermaye sen teklif etmeden ülkene gelip bu üretim odaklı faaliyet güden, özgür, demokratik toplum içerisinde seve seve rekabet alanı yaratmaya çalışıp kaynaklarını ülkene sokmaya başlayacak. çünkü her şirketin önceliği, yaptığı yatırım sonucunda 5-10-50 yıl sonrasına dair bir grafiği üç aşağı beş yukarı önüne koyabilmektir. eğer ülkende kaos ortamı varsa, liyakat ve özgürlükler ortadan kalkmış hukuk askıya alınmışsa hiç kimse burada 5 kuruşunu bırakmak istemez keza kendi vatandaşın dahi elindeki kendi ülke parasını çıkarıp yabancının parasına kaçar. yaşadığımız temel sorunlar bundan ötürü. sorunları çözdüğün zaman önce vatandaşın kendi parasına döner, sonra dışardaki parasını getirir. sen güçlü olursan, kendi içinde güçlü kalırsan dışardan da kimse gelip seni etkileyemez. dış güçler bizimle uğraşıyo goygoyunu da kimse yutmaz.