Telekomdan örnek vereyim, 5 yıl öncesiydi sanırım tvbu yayın ihalesine 263 milyon dolar teklif verdi, 265 ile digitürk kazandı. bu kadar parayı devletin elindeyken veremezdi, çünkü bizim eski memur zihniyeti "devletin malı deniz yemeyen keriz" zihniyetiyle çalışıyorlardı.
Tekel mi diyelim; kuzenim market işletiyor, sigara almak için 1 ay öncesinden sıraya giriyordu parasını peşin veriyordu. sigaraları almak için kendisi depodan yüklüyordu, kimsenin işe geldiği falan yoktu. Devlet memurluğu teklif edildi hepsine ama kimse çalışmak istemedi çünkü minimum 20 bin tl maaşa alışmışlardı yatıp bankadan çekmeye
Başka özelleştirmeleri de tartışabiliriz, fakat özelleştirmeye asla karşı değilim, devlet dediğin yönetir çalıştırmaz. Vergisini alır istihdam sağlatır sigortasını ödetir konu budur. Ayrıca özelleştirme satış değildir uzun vade kiralamadır. Telekomun %40 üzeri halen devletin elindedir, kazancın oranı kadar kendisi de kazanmaktadır. Ayrıca internet hizmet sağlayıcı yetkisi verdikten hemen sonra özelleştirmiştir rekabetin önünü açmıştır.
Elektrik konusuna gelelim; doğuda halen kaçak elektriğin önüne geçilemedi hepsi bizden çıkıyor, yakında bununla ilgili düzenleme yapılacağından eminim. Enerjisa sürekli rüzgar enerji trübünleri kuruyor yatırım yapıyor bunlar devlete katma değer bize yansıması hemen olur mu bilemem ama bunun da sırası gelir inşallah, ucuz enerji ucuz elektrik kullanabiliriz. Akkuyu'nun kurulma aşaması iptal etmek için kırk takla atan milletvekillerimiz. Kusura bakmayın da enerjiyi o.rarak oluşturamıyoruz. Dibimizde bütün komşularımız nükleer enerji kullanıyor onlarda (Allah korusun) olası bir kazada bize birşey olmayacak mı sanıyorsunuz da bizde kurulunca malum kitle ayağa kalkıyor.
Erbakan hocaya zamanında kim karşı çıktıysa şimdi Erdoğana karşı çıkıyor. bu kadar saf olamayız ha. Erbakan hocayla en çok uğraşan uğur dündar ve bazı paşalara kendi partisi plaket verdi hemde Erbakanı anma gecesinde.
Biraz gözümüzü açsak neler olduğunu görürüz aslında.
Hocam bugün hala özelleştirme savunabilmek için sanırım özelleştirilen yerlerden iyi bir yağma yapmış olmak lazım sanırım. Yoksa cidden birazcık düşünüp, az çok bu işlere kafa yoran birinin özelleştirmeleri savunması hiç mantıklı değil. İşine gelince devlet herşey olanlar, işlerine gelmeyince devleti dış kapının mandalı sayıyorlar.
Düşünsene, evde mutfağa gittin, ablan mutfak kapısına kasa koymuş; mutfak artık özelleşti, bir öğün yemek 30 lira dedi. Sonra 30 lirayı verdin, yemeği yedin. Az sonra lavaboya gitmek istedin, bir baktın küçük kardeşin de oraya çöreklenmiş, tuvalet 5 tl diye tabela asmış. Verdin 5 tl mecbur, altına yapacak değilsin ya... Biraz sonra iki bardak çay içmek istedi canın, baktın 2 çay alana ikinci çay %50 indirimli. Ohh dedin, özel sektör ne güzel...
Neyse, bir süre sonra uykun geldi, yapmak istedin. yatak odasının kapısında annen bir yazarkasa koymıuş bekliyor, bir gecelik uyuma 75 TL. Ayakta uyuyacak değilsin ya, verdin 75 TL'yi, yattın uyudun.
Ne kadar saçma geliyor değil mi... Özelleştirme dediğin şey tam da bu işte. Bir toplumun ortaklaşa kamu hizmeti olarak aldığı hizmetlerin kar için çalışan şirketlere peşkeş çekilmesi ve bireylerin yurttaş olmaktan çıkıp müşteri olma süreci... Ciddiyim, özelleştirmeyi savunmak için ya özelleştirme yağmasından büyük pay kapmış olmak, yada bu konuda bir iki ezber dışında hiç bir şey okumamış, araştırmamış olmak lazım...